12. Ceza Dairesi 2022/138 E. , 2023/5511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/748 E., 2020/1963 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 30.05.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 4 yıl kadar tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 600.000,00 TL maddi, 600.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kredi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 17.07.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Dava süresinde açılıp açılmadığı, mahsup yapılıp yapılmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacı maddi zararına ilişkin herhangi bir belge ibraz etmemiştir. Davacının maddi tazminat talebine ilişkin kalemler koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemez. Talep edilen manevi tazminat miktarı fahiştir. Faiz talebi usul ve yasaya aykırıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2019/222 Esas, 2019/312 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/748 Esas, 2020/1963 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.12.2021 tarihli ve 2020/106098 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmasına, hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının uyuşturucu ticareti suçunu işlediği iddiası ile ikame olunan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2019 tarih, 2019/3 esas ve 2019/90 karar sayılı ilamı ile davacının yüklenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan beraatine karar verildiği, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine 5.450,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiği, beraat kararının davacı yönünden yasa yoluna başvurulmaksızın 12.03.2019 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla 30.05.2019 havale tarihli dava dilekçesiyle açılan iş bu maddi ve manevi tazminat istemli davanın yasal süresi dahilinde ve davacı asilin ikamet adresine göre yargılamada görevli ve yetkili olan mahkemede ikame olunduğu gözetilerek davasının esastan incelemesine geçilmiştir.
Davacı sanığın maddi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda; davacının beraatine karar verilen dava dosyası kapsamında davacı asilin 09.03.2015 - 10.03.2015 tarihleri arasında gözaltına alındığı, 10.03.2015 - 02.01.2019 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, dosya kapsamı da gözetildiğinde davacı asilin şahsi hürriyetinin sınırlandığı süreç öncesine ve sonrasına ilişkin olarak asgari ücret tutarı üstünde gelir elde edildiğini tevsik eder nitelikte bilgi ve belgenin veya asgari ücret tutarı üstünde maddi zararı bulunduğunu gösterir mahiyette başkaca geçerli bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, yukarıdaki saptamalarla uyumlu şekilde asgari ücret esasına göre tanzim edilen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi hesap raporu ile davacı asilin gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreye nazaran talep koşulları oluşan maddi tazminat alacağı hesaplandığı, davacının 61.410,84 TL talep koşulları oluşan maddi zararının bulunduğu kanaatine ulaşılmış, bu itibarla davacı yanının maddi tazminat istemine konu ettiği cezaevi giderleri, davacı sanığın ailesinin gelir kaybına ilişkin tutar, yine ana dava dosyası kapsamında davacı sanık lehine 5450,00 TL vekelet ücretine de hükmonulduğu gözetildiğinde ve bunu aşan iddiaya konu tutarın davacı asil ile vekili arasındaki hukuki ilişki niteliğinde olduğu da nazara alındığında davacı vekilinin talebine konu ettiği vekalet ücreti ödemesine ilişkin maddi tazminat istemi ve ileri sürdüğü benzer mahiyetteki sair maddi tazminat istemlerinin talep koşullarının oluşmadığı, bu nedenle de davacı ...'un maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 61.410,84 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirilme sonucunda ise; davacı asilin gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre, bu doğrultuda davacı asilin hürriyetinin kısıtlanması ile sonuçlanan sürecin uzunluğu, gözaltı/tutuklama tedbirlerinden kaynaklı olacak şekilde davacının çektiği elem ve ızdırap, davacının dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumu, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı içtihatı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların gerçekleşme biçimi, hak ve nefaset kuralları, manevi tazminatın zenginleşmeye aracı olarak kullanılmasının kabulüne olanak bulunmaması, olayın cereyan tarzı ve genel hukuk ilkeleri nazara alınarak, davacı yönüyle zenginleşmeye neden olmayacak ve yine davacıda manevi tatmin duygusu yaratacak şekilde somut olaya göre takdir edilen 82.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamına göre; davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 09.03.2015 tarihinde gözaltına alındığı, 10.03.2015 tarihinde tutuklandığı ve 02.01.2019 tarihinde tahliye edildiği, geliri ile gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ve somut delil ibraz edemeyen davacının, gözaltında ve tutuklu kaldığı toplam 1390 günlük döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret üzerinden "62.269,88 TL" maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince hatalı hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek "61.410,84 TL" olarak eksik maddi tazminata hükmedilmesi,
Davacının 09.03.2015 ila 02.01.2019 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, davanın yapılan yargılaması sonucunda beraatine karar verildiği maddi olay nedeniyle hükmedilecek manevi tazminatın, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçların niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, haksız gözaltı ve tutuklamanın başlangıç tarihinden itibaren faize hükmedilmesinden dolayı tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ile benzeri hususlarda gözetilerek, zenginleşme sonucunu doğurmayacak biçimde hak ve nefaset kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği halde 1390 gün süre ile gözaltında ve tutuklu kalan davacı yararına bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunarak;
Hükmün (1) numaralı bendinde yazılı maddi tazminat miktarı olan "61.410,84 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "62.269,88 TL" ibaresinin eklenmesi, (2) numaralı bendinde yazılı manevi tazminat miktarı olan "82.500,00 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "72.500 TL" ibaresinin eklenmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/3 E., 2010/90 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 09.03.2015 - 02.01.2019 tarihleri arasında 1395 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 12.03.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1. Dosya kapsamında yer alan tahliye müzekkeresine göre davacının 02.01.2019 tarihinde tahliyesine karar verildiği, Ödemiş T Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 01.11.2019 tarihli yazısına göre ise davacının cezaevinden 25.09.2018 tarihinde tahliye edildiğinin belirtilmesi karşısında; infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabul ve uygulamaya göre; gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminatın 61.317,83 TL yerine 62.269,88 TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
B.Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1.Kabul ve uygulamaya göre; gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminatın 61.317,83 TL yerine 62.269,88 TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/748 Esas, 2020/1963 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!