WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAIRESI

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/9836 E.  ,  2025/4176 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/4171 E., 2020/504 K.
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılarak, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız arama, gözaltı, kanuni gözaltı süresi içerisinde hakim önünde çıkarılmama, haksız tutuklama, tutukluluk devam kararlarının gerekçesiz olması, tutukluluk devam kararlarına ilişkin itirazlar hakkında karar verilmemesi, makul sürede hakim önüne çıkarılmama, tutuklamaya karşı etkili başvuru imkanlarından yararlandırılmama nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 141/1- a, b, d, i ve k bentleri kapsamında 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın gerekçe içermediğine, dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin değerlendirilmediğine, arama işleminde kanuni güvencelere riayet edilmediğine, davacı hakkında haksız gözaltı işlemi uygulandığına, bir kısım tutukluluk devam kararlarına yapılan itirazların değerlendirilmediğine ve bir kısım itirazın da makul sürede karara bağlanmadığına, tutukluluk değerlendirmelerinin dosya üzerinden yapıldığına ve davacının makul sürede hakim önüne çıkarılmadığına, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/318 Esas sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.10.2018-22.10.2018 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, 22.10.2018-17.04.2019 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yargılamanın derdest olduğu, gözaltı süresinin 4 gün olduğu, soruşturma aşamasında verilen tutuklama kararından sonra esas mahkemesince de dosya üzerinden yapılan değerlendirmelerde tutukluluğun devamına karar verildiği ve davacının 17.04.2019 tarihinde tahliye edilerek yargılamasına tutuksuz devam edildiği, 5271 sayılı CMK’nın 141/l-a ve d maddeleri gereğince tutukluluk halinin uzun sürmesi, makul sürede karar verilme taleplerine ilişkin dosya kapsamında yapılan incelemede tutukluluk hali ve yargılama süreci yönünden makul sürenin aşıldığı, gözaltında tutulma süresinin makul süreyi aştığı ve tutuklamanın hukuka aykırı olduğu iddiaları yönünden dosya kapsamı ve suçlamanın niteliği göz önüne alındığında tazminatı gerektirecek hukuka aykırı işlem bulunmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/318 Esas, 2019/262 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1-Hükme iştirak eden Cumhuriyet savcısının adı - soyadı ve sicil bilgilerinin CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi, "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olan dava türünün "Maddi ve manevi tazminat talebi" olarak ve "25.04.2019" olan dava tarihinin "30.04.2019" olarak gösterilmesi,

2- 3713 sayılı Terör Mücadele Kanununa 25.07.2018 tarihinde eklenen geçici 19. maddedeki "...c) 1. Tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara bağlanabilir.2. Tahliye talepleri en geç otuzar günlük sürelerle tutukluluğun incelenmesi ile birlikte dosya üzerinden karara bağlanabilir.3. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 108 inci maddesi uyarınca yapılan tutukluluğun incelenmesi en geç, otuzar günlük sürelerle dosya üzerinden, doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle resen yapılır. (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 30.6.2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.)

Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, usul kanunlarında yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerektiği, bu itibarla davacının 22.10.2018 tarihinde tutuklandığı, 29.01.2019 tarihli duruşmaya kadar mahkeme huzuruna çıkarılmadığı, davacının tazminat isteminin 3713 sayılı Kanun'un geçici 19. maddesinin c-3 bendinde düzenleme altına alınan "...tutukluluğun incelenmesi en geç, otuzar günlük sürelerle dosya üzerinden, doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle resen yapılır." hükmüne aykırı davranılmasına da ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 141/1-d bendindeki tazminat koşullarının oluştuğu, bu itibarla davacı bakımından makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2025 tarihinde karar verildi.