WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/8616 E.  ,  2023/5429 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/362 E., 2015/463 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli, 2015/362 Esas 2015/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 15.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.10.2020 tarihli ve 2016/11530 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.30.04.2012 tarihinde, saat 10:30 sıralarında sanık sürücü ...'nin yönetimindeki ... plaka sayılı kamyon ile iki yönlü kullanılan Şirindere Caddesi üzerinde geri manevra yaptığı sırada yol üzerinde bulunan çocuklardan 2007 doğumlu ...'a kamyonun sol arka kısmı ile çarpması sonucu, yayanın ölümü ile neticelenen olay meydana gelmiştir.

2.Mahallinde 25.06.2013 tarihinde yapılan keşif ve sonucunda mahkemeye hitaben hazırlanan 24.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yol genişliği 7m, yol çift yönlü, parke taşı ile kaplı çıkmaz bir yol olduğu, olay mahalli yerleşim yeri, araçların dönme alanlarının olmadığı, aracın mecburen geri manevra yaparak çıkmak zorunda olduğu, takriben 12 metre uzunluğunda, 2,65 metre yüksekliğinde ve 3 metre genişliğinde olan bir kamyon ile, geri geliş yönüne göre sağ tarafında 3 metre derinliğinde atık su deresi, sol tarafında ise evlerin olduğu dar bir yol üzerinde geri manevra esnasında bir yardımcısı olması gerekirken herhangi bir yardım almadan 30 metre geri manevra ile gelerek 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 67 nci maddesinin (b) fıkrasında belirtilen "yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye gitmek yasaktır, izin verilen hallerde manevraları yapan sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır" hükmüne ve 2918 sayılı Kanun'un asli kusurlarından /10) "manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak" kuralını ihlal ettiği anlaşıldığından asli kusurlu olduğu, ölen ...'ın henüz 5 yaşında olup, anne ve babasının gözetim ve refakatında olması gerekirken yol üzerinde oyun oynamaya bırakıldığından 2918 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca "taşıt yolu üzerinde bulunan yayların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları kullanmaları yasaktır" kuralını ihlal ettiği anlaşıldığından 2. Derecede tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.

3. Mahkemesinde 09.07.2015 tarihinde keşif ve sonucunda mahkemeye hitaben hazırlanan 30.07.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanık Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 137 nci maddesinin (B) bendinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca “duraklanan ve parkedilen yerden çıkılırken görüş alanları dışında kalan yerler varsa veya araçları kamyon, çekici, otobüs veya römork takılı bir ... ise, tehlikesizce hareket edebilmeleri veya uyarılmaları için bir gözcü bulundurmaları mecburidir” kuralını ihlal ederek, ikinci derecede kusurlu olduğu, ölen yaya ...’ın ise aynı Yönetmeliğin 138 inci maddesinin (d) bendi uyarınca “yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları yasaktır” kuralını ihlal ederek birinci derecede kusurlu olduğu belirlenmiştir.

4.Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08.10.2014 tarihli raporuna göre,
a- Sanık sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyon ile iki yönlü kullanılan Şirindere Caddesi üzerinde geri manevra yaptığı sırada, mahal şartlarını ve aracının özelliklerini dikkate almadığı, yeterli ve gerekli önlemleri almadan gözcü bulundurmadan tehlike yaratacak şekilde geri manevra yaparak yol üzerinde bulunan çocuğa çarparak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı olayda asli kusurlu olduğu,

b Ölen 2007 doğumlu ...'ın yol üzerinde tehlike yaratacak şekilde bulunduğu ve gelen araçtan korunma tedbiri almadığı anlaşılmış olup, 2007 doğumlu müteveffa yayanın yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin sonuç üzerine tali derecede etken kusurlu olduğu belirlenmiştir.

5.Yapılan otopsi ile kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı ağır kafatası, yüz, çene, vertebra ayrıklı kırığı ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ile medulla spinalis kopmasından gelişen medüller şok sonucu meydana gelmiş olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden;
Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
A. Olay günü saat 10:30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyon ile, olay yeri yerleşim yeri, parke taşı ile kaplı çıkmaz yolda, aracın dönme alanının olmadığı 7 metre genişliğindeki çift yönlü yolda seyir halindeyken geri manevra yaparak, görüşünün olmadığı şekilde ve dışarıda gözcü bulundurmadan seyri sırasında olay mahallinde oyun oynayan 2007 doğumlu ...'ın ölümü ile neticelenen olayda bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve sanığa ek savunma verilerek temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının günlüğü 20 TL’den olmak üzere adli para cezasına çevrilmesi sırasında 760 gün yerine 750 gün şeklinde hesap hatası yapılarak netice cezanın 15.200 TL olarak hesaplanması gerekirken 15.000 TL şeklinde belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2-A,B) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 14.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli, 2015/362 Esas 2015/463 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı tutulmak koşuluyla, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.