11. Hukuk Dairesi 2024/468 E. , 2024/2748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/541 Esas, 2020/421 Karar
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davada; Toprakbank A.Ş. tarafından genel kredi sözleşmelerine istinaden borçlulardan ... Plastik A.Ş. lehine, diğer davalıların müşterek borçlu-müteselsil kefaletleriyle kredi hesabı açılıp kullandırıldığını, borcun ödenmediğini, keşide edilen hesap kat ihtarnamesinden sonuç alınamadığını, girişilen icra takip dosyalarına itiraz edildiğini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline, takiplerin devamına, %40’tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; davacının aynı alacak için ve aynı sebeplerle farklı icra dosyaları ile aleyhe icra takipleri yaptığını, müvekkillerinin Eximbank’tan kredi aldıklarını, Toprakbank’ın ise kredi verilmesi ve kullandırılmasına aracılık ettiğini, bu nedenle davalıların davacıya borçları bulunmadığını, kaldı ki vadesi gelmeyen alacak için ödeme talep edildiğini savunarak davaların reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak; asıl borçlu ... Plastik A.Ş. (Yeni unvanı ... Holding A.Ş.) aleyhindeki asıl davanın reddine, davalılar ... ve ... Holding A.Ş yönünden asıl davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2007/4201 E. sayılı takibine yönelik itirazlarının 92.802,08 TL faiz alacağı için kısmen iptaline, takibin 92.802,08 TL'nin faizsiz olarak tahsili için devamına, işbu takip borçluları ve İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2007/7031 E. sayılı takibi ile tahsilde tekerrür ettirilmemesinin icra müdürlüğünce gözetilmesine, kabul edilen bakiye faiz alacağı belirli ve likit bir alacak olarak kabul edilmediğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine; birleşen dosyadaki davanın asıl borçlu ... Plastik A.Ş. (Yeni unvanı ... Holding A.Ş.) yönünden kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür etmemek üzere davalının İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2006/17250 E. sayılı takibine itirazının kısmen iptali ile takibin Türk Lirası alacağı yönünden 21.820,17 TL üzerinden ve bu miktara takip tarihinden itibaren yıllık %145 temerrüt faizi işletilerek; döviz alacağı yönünden ise 37.818,90 USD üzerinden ve bu miktara takip tarihinden itibaren yıllık %6 temerrüt faizi işletilerek devamına, davalılar ... ve ... Holding A.Ş. yönünden ise İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2006/17250 E. sayılı takibinin, tahsilde tekerrür etmemek üzere 236.445,68 USD ve 83.801,41 TL üzerinden devamına, bu miktarlar içindeki asıl alacaklar olan 183.575,84.USD 'ye yıllık %6 ve 21.820,17 TL'ye yıllık %145 oranında takip tarihinden itibaren temerrüt faizleri işletilmesine, kabul edilen alacak belirli ve likid olduğundan %40 icra inkar tazminatı tutarı 163.603,48 TL'nin davalı ... Plastik A.Ş. (Yeni unvanı ... Holding A.Ş.) yönünden 31.466,30 TL ile sınırlı olmak kaydıyla, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
2. Mahkemece 20.12.2023 tarihli kararla; gerekçeli kararın 8 inci sayfasındaki 2 nci paragrafın "Davalı eski ünvanı......." ibaresi ile başlayan paragrafının son iki satırında yer alan "sorumlu" ibaresinin "hakettikleri ile sınırlı olarak", ayrıca "tüm davalılardan alınarak tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıya verilmesine" ibarelerinin "davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine" şeklinde tashih olunmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 09.03.2023 tarihli ve 2021/4237 E. 2023/1463 K. sayılı kararıyla mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili; asıl dava yönünden davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin bozmayı gerektirdiğini, yerel mahkeme kararında reddedilen miktar ve davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hangi miktar üzerinden hesaplandığının anlaşılamadığını, yerel mahkeme tarafından usul ve yasaya uygun gerekçeli bir karar yazılmadığını, asıl davada da davalılar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin fahiş olduğunu, müvekkili lehine de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar vekili; yerel mahkemenin kötü niyet tazminatına ilişkin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin müvekkilleri aleyhine başlattığı ve asıl davaya konu ikinci takipte kötü niyetli olduğunu, birleşen dava yönünden müvekkilleri yararına vekâlet ücreti hesaplaması yapıldığı bildirildikten sonra anılan vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile müvekillerine ödenmesine hüküm kurulması gerekirken davalılardan alınarak davacıya ödenmesi şeklinde hatalı hüküm kurulduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, asıl ve birleşen davada itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!