11. Hukuk Dairesi 2022/5444 E. , 2024/1734 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/905 Esas, 2022/484 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Yeniden hüküm kurularak davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/59 E., 2018/830 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı hakkında ... 4. İcra Müdürlüğünün 2017/11260 sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlattığını, aynı icra müdürlüğünün 2017/3056 sayılı dosyasında icra baskısıyla alacaklı vekiline 128.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının tefeciden aldığı paradan dolayı senet üzerinde imzasının bulunduğunu, asıl borçlu davacı olmasına rağmen senette müvekkilinin borçlu gösterildiğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3056 sayılı dosyasında alacaklı dava dışı ... ... tarafından borçlular ... ve ... hakkında 15.01.2017 vade tarihli senede dayalı olarak kambiyo takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, bir kısım haciz işlemlerinin yapıldığı, dosyada bir ödeme kaydının bulunmadığı, derdest olduğu, davacı alacaklının ... 4.İcra Dairesinin 2017/11260 sayılı dosyasında herhangi bir kefalet işleminden söz etmeden alacağın dayanağını avukat ... ...'e yapılan ödeme olarak göstererek davalı hakkında ilamsız icra takibi başlattığı, davacının gerek icra takibinde gerekse itirazın iptaline ilişkin dava dilekçesinde herhangi bir kefalet ilişkisinden bahsetmeden borcun sebebini avukata ödenen para olarak gösterdiği, yargılama aşamasında bu borcun kefillik ilişkisinden kaynaklandığını, kendisinin kefil olarak ödeme yaptığını bildirerek iddiasını genişlettiği, ancak itirazın iptali davalarında tarafların icra takibindeki talep ve savunmaları ile bağlı olduğu, iddianın genişletilmesine ve kefillik ilişkisi bulunduğuna dair talebe davalı vekilinin itiraz ettiği, davacı kefil olarak alacaklı vekiline ödeme yapıldığını bildirmiş ise de sunulan belgede kefillik ilişkisi nedeniyle bir ödeme yapıldığı belirtilmediği gibi 128.000,00 TL'nin borçlulardan tahsil edildiğinin yazılı olduğu, ödeme miktarının çelişkili olarak beyan edildiği, ödeme dekontunda borcun kefil olarak ödendiğinin belirtilmediği, kefillik ilişkisinin de tartışmalı olduğu, davacının kefillik ilişkisi nedeniyle 128.000,00 TL ödeme yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın ve inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkilinin kefil sıfatı ile borçlu olarak alacaklı vekiline ödeme yaptığını, ... 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3056 sayılı dosyasında, 09.06.2017 tarihinde alacaklı vekili ... ...'e 128.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödemeye ilişkin belgenin dava dosyasına sunulduğunu, davalı aleyhine açılan ve davaya dayanak olan ... 4. İcra Müdürlüğünün 2017/11260 sayılı dosyasına ilişkin takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebine ilişkin açıklama kısmında, "... 09.06.2017 faiz başlangıç tarihli 128.000-TL tutarındaki. ... 4.İcra Müdürlüğü 2017/3056 Esas sayılı dosyasına istinaden Avukat ... ...' e ödenen belge" açıklamasına yer verildiğini, mahkemece hatalı değerlendirilme yapılarak müvekkilinin icra dosyası borcuna mahsuben, alacaklı vekiline yapmış olduğu ödemeye ve belgesine itibar edilmediğini, müvekkilinin kefil sıfatı ile ödeme yaptığı icra dosyasında vekil ... ...'in işbu itirazın iptali davasında davalı konumdaki ...'un da vekili olduğunu, müvekkilinin yaptığı ödemenin vekil tarafından icra dosyasına bildirilmediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 596 ncı maddesi uyarınca kefilin alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun alacaklarına halef olacağını, kefil sıfatıyla borcu ödeyen müvekkilinin rücu hakkının bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3056 sayılı dosyasında dava dışı alacaklı ... ... tarafından borçlular ... ve ... aleyhine 150.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş faizi için kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı, takibe dayanak bononun 15.01.2017 vade tarihli lehdarının ... ..., keşidecinin ..., avalistin ... olduğu, mahkemece eldeki itirazın iptali davasında borcun sebebinin, kefalet ilişkisinden bahsedilmeden avukata ödenen para olarak gösterildiği, kendisinin kefil olarak ödeme yaptığı beyanı ile savunmasını genişlettiği itirazın iptali davalarında tarafların icra dosyasındaki talep ve savunmaları ile bağlı olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacı tarafından yapılan takipte takip dayanağı olarak "... 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3056 Esas sayılı dosyasına istinaden Av. ... ...'e ödenen belge 128.000 TL" olarak gösterildiği, ilgili icra dosyasında bonoya dayanarak davacı ve davalı aleyhine takip başlatıldığı, davacının dayanak bonoda kefil olarak imzasının bulunduğu, bu haliyle davacının ödediği meblağı rücuen talep ettiğinin icra dosyasından anlaşılabilir olduğu, itirazın iptali davalarının taleple sıkık sıkıya bağlı olduğu kuralını ihlal eder nitelikte bir durum bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 671 ... maddesi gereği belgenin kambiyo senedi niteliğini taşıması için senedi tanzim edenin imzasını içermesinin zorunlu olduğu, aynı Kanunun 701 ... maddesinin üçüncü fıkrasına göre muhatabın ve düzenleyenin imzaları hariç, poliçenin yüzüne atılan her imzanın aval şerhi sayılacağı, düzenleyeni ... olan senedin üzerinde kefil olarak davacı ...'ın adının yazılı olduğu, bu hali ile davacı ...'ın davalı ...'a aval verdiğinin kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 778 ... maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla bonoya uygulanması gereken 702 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca aval veren kişinin, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereği sorumlu olan kişilere karşı poliçeden ... hakları iktisap edeceği, somut olayda alacaklı tarafından keşideci ve avaliste karşı ... 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3056 sayılı dosyasında başlatılan kambiyo senetlerine özgü takipte davacı tarafından dosya borcuna mahsuben alacaklıya 09.06.2017 tarihinde 128.000,00 TL ödeme yapıldığı, ödenen tutarın asıl borçlu olan davalıdan tahsili amacıyla, davacı tarafından ... 4.İcra Müdürlüğünün 2017/11260 sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının, asıl borçlunun davacı olduğuna ilişkin iddiasının kanıtlanamadığı, davacının 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında alacaklıya yaptığı ödeme ölçüsünde asıl borçlu olan davalıya rücu hakkının bulunduğu, davacının alacağının icra dosyasına yapılan ödemeden ibaret olup likit olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın kabulü ile icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddiasını ispat edemediğini, ödeme kaydına ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulan 09.06.2017 tarihli belgede, "Borçlular hakkında başlatılan ... 4. İcra Müdürlüğünün 2017/3086 sayılı takip dosyası borcuna istinaden 128.000,00 TL borçlulardan alınarak üst kısmından vazgeçilerek tahsil edilmiştir..." kaydına yer verildiğini, bu beyana göre ödemenin borçlular tarafından yapıldığını, davacının kefil sıfatıyla ödeme yapmadığını, yani bahse konu belgeye göre davacının kefil olarak ödeme yapmadığının ikrar edildiğini, davacının dava dilekçesinde de ödemenin kefil olarak yapıldığı iddiasında bulunmadığını, kefillik ilişkisini gündeme getirerek iddiasını genişlettiğini, istinaf mahkemesi gerekçesinin yukarıdaki verilere göre eldeki dava ile örtüşmediğini, belgede ödemenin borçlulardan alınarak yapılmıştır ibaresine yer verilmese ve davacı da kefil olarak ödeme yapmadığını ikrar etmemiş olsaydı istinaf mahkemesi gerekçesinin yerinde olabileceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı aval veren tarafından ödenen bono bedelinin rücuen tahsiline yönelik ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3.6102 sayılı Kanun'un 671, 701 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 702 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 778 ... maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!