WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/5302 E.  ,  2024/1785 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1477 Esas, 2022/1369 Karar

HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/501 E., 2021/158 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından, 24.08.2017 başvuru tarihli ve “efe tur + şekil” ibareli, 2017/76311 başvuru numaralı marka tescil başvurusu yapıldığını ancak Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5 inci maddesinin birici fıkrasının (ç) bendi uyarınca, 12 / 35 / 36 / 39 / 41 / 43 sınıflara ilişkin olarak kısmi red kararı verildiğini, Kurum kararının iptali için dava açıldığını, müvekkilinin önceye dayalı kullanımı olduğunu, tescilli markaları bulunduğunu, tanınmış marka olduğunu ileri sürerek davalı tarafın 21.10.2015 tarihli, 2015/85372 başvuru numaralı “EFE TUR” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının önceki tescilli markalarının farklı sınıflarda olduğunu, davacı aleyhinde başlatılan icra takipleri nedeni ile kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, marka üzerinde öncelik hakkının müvekkilinde olduğunu, davacının adaletsiz dava açtığını, davanın tamamen haksız bir kazanç amacı güttüğünü, yapılan iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 98/017108 başvuru numaralı "efe tur" markası ile davalının 2015/85372 başvuru numaralı "efe tur" markasının işitsel, okunuş ve yazılış bakımından aynı olduğu ancak emtialarının farklı olması nedeniyle ortalama zekâ sahibi tüketiciler nezdinde bu markalar arasında bağlantı olduğunu düşünme ve karıştırma ihtimali bulunmadığı, davalının 2015/85372 başvuru numaralı "efe tur" markası ile davacının 2009/64107 başvuru numaralı "efe yolda", 2010/13951 başvuru numaralı "efe+plus" ve 2012/71265 başvuru numaralı "efe'ce" markalarının tüketiciye bırakacağı genel intibaın farklı olacağı ve markaların benzemediği, faaliyet alanları bakımından ortalama tüketicilerin markayı/markaları taşıyan mal /hizmetlerin aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşmesi, biri yerine diğerini alması riskinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, taraf markaları arasında iltibas riskinin olduğunu, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1998 yılında tescil edilen "efe tur + şekil" markasının davacı tarafından yoğun bir şekilde kullanılarak davalının da ticari ve mesleki faaliyetlerini yürüttüğü bölgede tanındığı, ülke çapında tanınmışlık kararı alınmasa da davalı tarafından markanın davacıya ait olduğunun bilinebilecek düzeyde tanınmış marka olduğu, tanınmış markanın koruma alanının sadece tescil edildiği sınıf olmayıp diğer sınıflarda da marka sahibine koruma hakkı sağladığı gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; davacının iflas işlemleri nedeni ile piyasada bulunmadığını, işbu davayı da haksız kazanç sağlamak içim açtığını, haksız davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğunu, markasının 7 yıldır tescil ile korunduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını, yargılamanın usul ve kanuna uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraf markalarının aynı ya da benzer olup olmadıkları, benzer olmaları durumunda tescilli oldukları mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olup olmadıkları ile davacı markasının tanınmış olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre markanın hükümsüzlüğünün gerek gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun 5, 6, 19, 25 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Dava, aynı ve benzerlik ile tanınmış marka hukuki sebeplerine dayalı markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup ilk derece mahkemesince taraf markaları arasında benzerlik bulunsa da tescil olundukları mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğu, dolayısıyla iltibas riskinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince ise, davacı markasının tanınmış marka olduğu ve tescilli olduğu sınıflar dışında farklı mal ve hizmet sınıflarında da davalı tesciline engel olacağı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 5 inci fıkrasında, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedileceği belirtilmiştir. Marka tescilinde nispi red nedeni olarak sayılan bu durum aynı zamanda 6769 sayılı Kanun 25 inci maddesinde de hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tanınmış marka olduğu iddiasına dayanmış ve Bölge Adliye Mahkemesince de taraf markalarının benzer, davacı markasının tanınmış marka olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de tanınmış markanın tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları dışında farklı sınıflarda da tescil engeli ve hükümsüzlük sebebi sayılabilmesi için 6769 sayılı Kanun 6 ıncı maddesi 5 inci fıkrasında belirtilen şartların somut olayda bulunmasının onanması söz konusudur. Maddede belirtilen şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin ise toplanacak deliller ve alınacak bilirkişi raporu ile tespiti gereklidir. Hal böyle olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince tanınmış markanın tescil engeli ya da hükümsüzlük sebebi oluşturduğu somut olarak tespit edilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.