11. Hukuk Dairesi 2022/3052 E. , 2023/6717 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/816 Esas, 2022/146 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/466 E., 2019/847 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin bilişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, "bitcoin" isimli sanal paranın alışverişini yapan müşterilerine de aracılık ettiğini, davalının "www.....com" adlı sitesinde tüketici şikayetlerini yayınladığını, siteye üye olan tüketicilerin firmalara yönelik şikayetlerini yazdığı, bu yönde bir uyuşmazlık olmadığını ancak yanıt hakkının kullanılmasında davalının istenilen hassasiyeti göstermeyerek güven esasına göre iş ve ticari eylemlerini sürdüren müvekkilinin cevap hakkının kullanılabilmesi için üyeliği ve ücret ödenmesini zorunlu kıldığını, cevap haklarının kullandırılmadığını, bu durumun aldatıcı durum yaratıp dürüstlük ve ticari uygulamalara aykırılık oluşturduğunu, müvekkili tarafından tüketicilerin haksız şikayetlerinin karşılanıp yanıtlanamadığını ve bu durumun muhtemel müşterilerinin kendileriyle ticari ilişki kurmaktan kaçınmasına sebep olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yer/hizmet sağlayıcısı olup davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, platformda redaktör kadrosu ile hukuka ve ahlaka mugayir içerikler çıkarılarak yayınlandığını, ... sitesinin üretici, müşteri ve son kullanıcı arasında etkin ve tarafsız bir ortam ve yer sağlayıcı ve çözüm platformu olduğunu, sitenin şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, hiçbir zaman fonksiyonu gereği de firmaların ticari itibarını zedelemek veya kişilik haklarını ihlal etmek kastı ile hareket etmediğini, her türlü hukuki talebin bizzat şikayetçilere yöneltilmesi gerektiğini, davacının cevap verme hakkı bulunduğunu, bu hakkın engellenmediğini, cevap verme konusunda kurumsal olan/olmayan üye ayrımı yapılmadığını, üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin şikayetlerine cevap hakkını kullanmak isteyen davacıdan (satıcılardan) zorlayıcı nitelikte üyelik ücreti talep etmesinin ve koşulsuz dahi olsa davacı cevabını geciktirmesinin haksız rekabet teşkil ettiği, davacının bu nedenle manevi zarara uğradığı, sair fer'i nitelikteki taleplerin kabul biçimine göre yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının “www.şikayetvar.com” internet sitesinde şikayet-cevap haklarının kullandırılması eyleminde satıcı konumunda davacının hakkını kullanmasında zorlayıcı nitelikteki üyelik ücreti isteğinin ve koşulsuz dahi olsa gecikmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 üncü ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 1.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün ilanı taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca manevi tazminat taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait internet sitesine üye olan ve olmayan firmalar arasında bir ayrım olmadığını, temel haklar bakımından üye olan ile olmayan firmalar arasında hiç bir fark bulunmadığını, nitekim bu hususun mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiğini, davacı tarafın üye firmalar ile üye olmayan firmaların şikayetlerinin farklı zamanlarda yayına alındığı ve böylece üye firmalara şikayetleri çözüme kavuşturmaları için süre tanındığı iddiasının asılsız olduğunu, yazılan her şikayetin ilgili firmaya derhal bildirildiğini, davacının müşteri memnuniyet düzeyinin aynı alanda faaliyet gösteren diğer rakiplerine göre yüksek seviyede olduğunu ve bu memnuniyet düzeyinin herkes tarafından rahatlıkla görülebildiğini, davacının üye olmadığı ve hiçbir ödeme yapmadığı halde sırf haksız rekabete yol açmamak adına müvekkili firmadan yıllardır ücretsiz hizmet aldığını, davacının cevap hakkını kendi iradesi ile kullanmadığını, müvekkiline yayınlanması için bir cevap göndermediğini, müvekkili şirket hakkında dava konusu olay ile alakalı olarak açılmış ve lehlerine sonuçlanmış pek çok dava ve emsal kararın bulunduğunu, haksız rekabetin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile davacıdan üyelik ücreti talep etmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu iddia kanıtlanamadığı gibi dosyada mevcut bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için üye olmak zorunda olmadıkları dolayısıyla ücret ödemek zorunda bulunmadıkları yönünde bir tespite de yer verilmediği, mahkemenin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek, bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, davalının da cevap dilekçesinde üye firmalara verilen öncelik hakkı ile şikayetin yayınlanmadan çözülmesi imkanı tanındığını beyan ettiği, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından da davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere, haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davrandığı, kurumsal olmayan üyeler yönünden bir haksızlığa yol açtığı, kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığı, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, mahkemece isabetli şekilde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmişse de hükmedilen 1.500,00 TL manevi tazminat miktarının somut olayın özellikleri dikkate alındığında yeterli görülmediğinden davacı tarafça talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun bulunduğu, davacı taraf hükmün ilanını da talep ettiğinden mahkemece 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince ilan talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken gerekçesiz olarak reddine karar verilmesinin de isabetli bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.07.2017 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının tek iddiasının ücretsiz cevap hakkının kullandırılmadığı, ancak bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacı tarafın ücretsiz cevap veremediklerine dair iddialarının tümüyle asılsız olduğunu, istinaf mahkemesince davacı firmanın ne şekilde haksızlığa uğradığının açıklanmadığını, pek çok farklı davada kanıtlandığı üzere şikayetlere cevap verme, şikayetlere itiraz etme ve şikayetçilerle iletişim kurma hakları gibi temel haklar bakımında üye firmalar ile üye olmayanlar arasında kat'i surette bir ayırım yapılmadığını, dosya kapsamında yazılan şikayetin davacı firmaya geç bildirildiğine dair somut bir tespit yapılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!