WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/7002 E.  ,  2024/2626 K.
"İçtihat Metni"T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3872 E., 2023/3644 K.
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2023 Tarihli ve 2023/47 Esas, 2023/215 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Katılanlar ... ve ...'ye karşı kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 875.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına,
2. Katılan ...'a karşı kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 3.750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 16.10.2023 Tarihli ve 2023/3872 Esas, 2023/3644 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Katılan ...'a karşı İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine duruşmasız yapılan inceleme neticesinde; "TCK'nun 158/1-L maddesi gereğince hapis cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiği, ancak adli para cezasının aynı ve ortak gerekçe ile alt sınırdan tayin ile eksik adli para cezasına hükmedilmesi yasaya aykırı görülmekle birlikte sanıklar aleyhine istinaf olmadığı ve sanıkların aleyhine hüküm kurulamayacağından, bu husus eleştiri sebebi sayılmakla yetinilmiştir." şeklindeki eleştiri ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
2. Katılan ...'ye karşı İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... ile sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde;
"TCK'nun 158/1-L maddesi gereğince hapis cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiği, ancak adli para cezasının aynı ve ortak gerekçe ile alt sınırdan tayin ile eksik adli para cezasına hükmedilmesi yasaya aykırı görülmekle birlikte CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın dairemizce düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla;
Sanıkların katılan ...'ye yönelik işlemiş oldukları nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK 158/1,L maddesi uyarınca tayin edilen "35.000 gün adli para cezası" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "45.000 gün adli para cezası" ibaresinin EKLENMESİNE,
HÜKÜMDE SIRASIYLA,
"52.500 gün adli para cezası" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "67.500 gün adli para cezası" ibaresinin EKLENMESİNE,
"43.750 gün adli para cezası" ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "56.250 gün adli para cezası" ibaresinin EKLENMESİNE,
"875.000 TL gün adli para cezası" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "1.125.000,00 TL gün adli para cezası" ibaresinin EKLENMESİNE,"
Şeklinde hükmün düzeltilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suça katıldığına dair yeterli delil bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, tanık ...un beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, sanığın suçun içinde olduğunu bilmediğine, esaslı hataya düştüğüne, sanığın samimi itirafları karşısında etkin pişmanlık koşullarının oluştuğuna, sanığın hileli bir harekette bulunmadığına, maddi menfaat elde etmediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...Halil'in 02.09.2022 tarihinde Mersin/ Tarsus'tan İzmir iline geldiği, temyiz dışı sanık ... ile iletişim kurduğu, İzmir'de ... ile buluştuğu, ...'nın sanık ...'i kardeşi olan temyiz dışı diğer sanık ...'in evine götürdüğü, sanık ...'in burada iki gün kaldığı, bu süre zarfında sanık ...'in sürekli telefon ile görüşmeler yaptığı, 05.09.2022 tarihinde saat 13:00 sıralarında katılan ...'un ev telefonunun gizli numaradan arandığı, arayan kişinin kendini polis olarak tanıtıp katılana adlarının Fetö terör örgütü ile anıldığını, eve baskın olacağını, evdeki altın, para ve değerli eşyalara el konulacağını söyleyerek el konulmaması için bunları poşete koyup görevliye vermelerini istediği, katılanın toplamı yaklaşık 1.500.000,00 TL değerinde olan 30.000,00 TL, 8.000,00 Euro, 700,00 Dolar, 80 adet çeyrek altın, 4-5 adet tam altın, 4-5 adet yarım altın, bir adet pırlanta set, altın kolye, bileklik, küpe ve bilezikleri poşete koyduğu, sanıklar ...ve ...in katılana ait poşeti almaya gittikleri, sanık ...'in katılandan poşeti aldığı, ...in ise aşağıda beklediği, aynı gün yine öğle saatlerinde %80 zihinsel engelli ...'nün telefondan arandığı, arayan kişinin kendisini polis olarak tanıtıp değerli eşyaları Devlet güvencesine alacaklarını, eve ekip geleceğini söylediği, bir süre sonra kapının çalındığı, katılan ...'nın kapıyı açtığı, sanık ...'in eve girerek katılanın kendisine verdiği aynı evde kalan ablası ...'ye ait içinde 2 adet 25 gr 22 ayar bilezik, 4 adet 20 gr 22 ayar bilezik, 1 adet 15 gr 22 ayar bilezik, 5 adet yarım altın, 4 adet çeyrek altın, 1 adet gram altın, 1 adet 60 cm uzunluğunda kalın 14 ayar zincir kolye, 1 çift gül desenli taşlı küpe ve 2 adet 50 Euro bulunan çantayı aldığı, daha sonra kapıda bekleyen temyiz dışı sanık ... ile birlikte çıkıp gittikleri, suçun işlendiği saatlerde sanıklar ... ve ...'in telefonla birbirleri ile iletişim kurduklarının tespit edildiği, sanık ...'in beyanında ticari taksi ile İzmir'den Tarsus'a gittiğini ve aldığı çantaları kendisini yönlendiren şahıslara verdiğini beyan ettiği anlaşılmış ve oluş bu şekilde kabul edilmiştir.
2. Sanık eylemlerini ikrar etmiş ancak suç işlediğini bilmediğini beyan etmiştir.
3. Temyiz dışı sanıklar ... ve ...'nın beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Katılanların aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
5. Katılanların evlerine gelerek ziynet eşyalarını ve paraları alan şahıs olarak sanığı kesin olarak teşhis ettiklerine dair Teşhis Tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanık ile temyiz dışı sanık ... arasında 02.09.2022 tarihinden itibaren telefon görüşmelerinin yapıldığı ve sanık ile temyiz dışı sanık ...'in suç tarihinde öğle saatlerinde konuşmaya başladıkları ve suçun işlendiği saatlerde aralarındaki konuşma trafiğinin devam ettiğini gösterir HTS kayıtları ve Bilirkişi Raporu dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte uygulama yönünden;
Katılan ...'a karşı gerçekleştirdikleri eylem yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi gereği hapis cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiği, ancak adli para cezasının aynı ve ortak gerekçe ile alt sınırdan tayin ile eksik adli para cezasına hükmedilmesi yasaya aykırı görülmekle birlikte sanık aleyhine istinaf olmadığı ve sanık aleyhine hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle eksik ceza tayini yönünden eleştiri yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
Katılan ...'ye karşı gerçekleştirilen eylem yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi gereği hapis cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiği, ancak adli para cezasının aynı ve ortak gerekçe ile alt sınırdan tayin ile eksik adli para cezasına hükmedilmesi yasaya aykırı görülmekle birlikte aleyhe istinafın bulunduğu gözetilerek adli para cezasının neticeten 1.125.000,00 TL olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi hâlinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek sanık hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Katılan ...'ye Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümde, duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/3872 Esas, 2023/3644 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Katılan ...'ye Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 16.10.2023 tarihli ve 2023/3872 Esas, 2023/3644 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.