WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3826 E.  ,  2024/2604 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2021/6733 Değişik iş
ŞİKÂYETÇİ : Mehmet Tamer
SUÇ : Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.12.2021 tarihli ve 2021/1099 Soruşturma, 2021/1073 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Eskişehir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/6733 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.12.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3284 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62011 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62011 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüpheli tarafından satılan aracın kilometresinin bilerek düşük gösterildiği ve bu şekilde menfaat sağlandığından bahisle müşteki vekilinin şikâyeti üzerine Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma neticesinde; müştekinin aracın gerçek kilometresini basit bir araştırma ile öğrenebileceği, şüphelinin araç satışı esnasında müştekinin denetim olanağını ortadan kaldırmadığından suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20/01/2020 tarihli ve 2019/11349 esas, 2020/504 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şüpheli ile birlikte müştekinin ifadesinin de alınması, araçta kilometrenin ne şekilde ve nasıl düşürüldüğü, bu işlemin basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılmayacağı konusunda teknik bir bilirkişi raporu aldırılması, toplanacak delillere göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, şüphelinin müşteki tarafından aracın kilometresinin düşük olduğunun bilinerek piyasa fiyatının altında satın alındığı ifadesine karşı müşteki beyanı ile belirtilen hususun sorulması, belirtilen konuya ilişkin mevcut ise tanık beyanlarına başvurulması, ayrıca teknik bilirkişi raporu alınmaksızın ve müştekinin bu yönde bir araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı gözetilmeksizin eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin şüphelilerden Neslihan Üstün adına kayıtlı ait olan ve 185.339 kilometrede olduğu belirtilen 06 ... ... plaka sayılı aracı, 28.000,00 TL bedel karşılığında Sivrihisar Noterliğinin 28.02.2019 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile Neslihan Üstün'e vekaleten şüpheli ...'den satın aldığının, daha sonra kendisinin de bu aracı 27.11.2019 tarihinde E.G.'ye, bu kişinin de A.K.'ye sattığının, E.G.'nin 08.09.2020 tarihinde Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/260 Esas sayılı dosyası kapsamında aleyhine dava açması üzerine araçta kilometre değişikliği yapıldığını öğrendiğinin, aracın 30.07.2018 tarihli muayenesinde 288.809 kilometrede olduğunun kayıtlardan anlaşıldığının, böylece şüpheliler tarafından şikâyetçiye kilometresi düşürülmüş araç satılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia olunması ile şüpheli ...'ün savunmasında eşi olan diğer şüpheli Neslihan Üstün'ün satışla bir ilgisinin olmadığını, vekaletnameye istinaden bu işlerle kendisinin ilgilendiğini, aracın kilometresinin düşürülmüş olduğundan şikâyetçinin haberdar olduğunu beyan etmesi karşısında; E.G. ve A.K.'nin tanık olarak bilgilerine başvurulması, suça konu aracın geçmişe yönelik tüm tramer kayıtları varsa önceki servis kayıtlarının getirtilmesi, araçtaki kilometre değişikliğinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınması, şüpheli ... ile şikâyetçi arasında araç satışına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunup bulunmadığının taraflardan sorulmak suretiyle belirlenmesi ve mümkün olması halinde bu sözleşmenin dosyaya eklenmesi, aracın şüpheli Neslihan Üstün'den önceki maliklerinin beyanlarına başvurulması suretiyle aracın kilometresindeki değişikliğin kimin mülkiyetindeyken gerçekleştirildiğinin tespitine çalışılması, şikâyet dilekçesinde belirtilen Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/260 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra şikâyetçinin aracı satın alırken kilometre değişikliği yapıldığını bilip bilmediği hususu da ortaya konulduktan sonra, somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri gerekirken; "..basit bir araştırma ile aracın km'sinin değiştirildiğini öğrenme imkanının bulunduğu, şüphelinin araç satışı esnasında müştekinin denetim olanağını ortadan kaldırdığından söz edilemeyeceği, bu haliyle hilenin basit yalan düzeyinde kaldığı, kandırıcı nitelikteki yalanın hile kabul edilemeyeceği, bu gerekçeler ile şüphelinin üzerine atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı .." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine şüpheli ... yönünden soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu şüpheli yönünden yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Eskişehir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/6733 Değişik İş sayılı kararının, şüpheli ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.