11. Ceza Dairesi 2023/3804 E. , 2024/2602 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2005/196 E., 2006/729 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU
KARAR : Arşiv kaydının silinmesine dair ek karar
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2021 tarihli ve 2005/196 Esas, 2006/729 Karar sayılı ek kararının, temyiz edilmeksizin 14.12.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/29956 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58095 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58095 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Özel evrakta sahtecilik suçundan sanık ...'nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 345/1, 59, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 2.700,00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2006 tarihli ve 2005/196 esas, 2006/729 sayılı kararının 27/12/2006 tarihinde kesinleşmesini müteakip, hükümlünün adli sicil arşiv kaydının silinmesine yönelik talebinin kabulü ile arşiv kaydının silinmesine ilişkin İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2021 tarihli ve 2005/196 esas, 2006/729 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Karar tarihinden önce 11/04/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi ile değiştirilen, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği ve anılan Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlandığı nazara alındığında, 11/04/2012 tarihinden itibaren adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de,
Adı geçen sanığın özel belgede sahtecilik suçundan almış olduğu mahkûmiyet kaydının, atılı suçun niteliği gereği sanık hakkında hak yoksunluğuna sebebiyet verdiği, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun'un 12/1-b maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, anılan Kanun'un 13/A-1-a-b maddesindeki koşullar yerine gelmek suretiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu ile 15 yıl, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmaksızın 30 yıl geçmesiyle arşivden silinebileceği, somut olayda; 13/03/2003 tarihinde işlenen ve 27/12/2006 tarihinde kesinleşerek arşive alınan kaydın, arşive alınma tarihi üzerinden geçmesi gereken yasal sürelerin henüz tamamlanmamış olması nedeniyle, yazılı şekilde arşiv kaydının silinmesine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 10.11.2008 tarihli ve 27050 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) abone ve cihaz kimlik bilgilerinin güvenliği başlıklı 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası; "işletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez.
" şeklinde, aynı maddenin 19.02.2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 06.02.2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi ile eklenen dördüncü fıkrası; "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi veya işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz." şeklinde ve aynı Kanun'un cezai hükümler başlıklı 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ise; "bu Kanunun 56 ncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir.
2. Dosya kapsamına göre; sanığın, katılan adına müracaat ederek bilgi ve rızası dışında GSM abonelik sözleşmesi düzenlettirdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında, öncelikle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca, 19.12.2006 tarihli mahkûmiyet hükmünden sonra yürürlüğe giren ve özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu gözetilerek uyarlama yargılaması yapılıp usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarında bulunulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!