WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2023/3619 E.  ,  2024/2646 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/430 E., 2023/91 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2012 tarihli ve 2012/16515 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 Sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2013 tarihli ve 2013/16 Esas, 2013/436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 25.09.2018 tarihli ve 2015/10914 Esas, 2018/5918 Karar sayılı ilamıyla sanığın eyleminin uzlaştırmaya tabi olan ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda uzlaşmanın da sağlanamaması üzerine Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2018/486 Esas, 2020/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 24.03.2022 tarihli ve 2021/43229 Esas, 2022/4984 Karar sayılı ilamıyla basit yargılama usulü yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozmaya uyularak basit yargılama usulü tatbik edilmek suretiyle Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/603 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapisten çevrili 2.240,00 TL ve doğrudan 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
7. Anılan karara sanık müdafiinin itirazı üzerine, Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesince basit yargılama usulünden dönülerek dosyanın yeniden ele alınmasına karar verildiği ve Mahkemenin 09.02.2023 tarihli ve 2022/430 Esas, 2023/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kabul ve uygulamada lehe bozma neticesinde yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesindeki hata dışında bir sorun bulunmadığı gerekçesiyle bu yönden düzeltme yapılarak onama kararı verilmesi şeklinde görüş serdedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi; öncelikle suçun zamanaşımına uğradığına, katılan ile alacak verecek ilişkisinin bulunduğuna, beraat kararı verilmesini aksi halde de lehe hükümlerin tatbik edilmesini istediğine, sanığın zararı giderme iradesinin göz ardı edilerek usul ve yasaya aykırı şekilde hüküm ihdas edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın Turizm Geliştirme Vakfında şoför olarak çalıştığı, fakir öğrencilere verilmek üzere vakıf tarafından toplanan 2.500,00 TL parayı suç tarihi olan 14.09.2012 tarihinde vakıf başkanının tanıklar huzurunda sanığa bankaya yatırması için verdiği, sanığın bu parayı bankaya yatırmayarak uhdesine geçirip işten de ayrıldığı, sanığın para yatırma işinde resmi bir görevinin bulunmadığı, bu sebeple hukuki süreç bölümünde izah edilen şekilde eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle şikâyetin süresinde olması ve uzlaşmanın sağlanamaması da gözetilerek Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, 25.09.2018 ve 24.03.2022 tarihli hükümlerin sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "İlk bozma öncesi yargılama giderleri ile bozma kararı sonrası yapılan uzlaştırmacı giderinin sanıktan tahsiline," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.