11. Ceza Dairesi 2023/3348 E. , 2024/2609 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/837 Değişik iş
SUÇLAR : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık, Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25.10.2022 tarihli ve 2018/94799 Soruşturma, 2022/23016 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/473 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2022 tarihli ve 2022/837 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.11.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/32049 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57315 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57315 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesince her ne kadar şüpheliler haklarında kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık ve kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçlarından iddianame düzenlenmiş ise de, mahkemece şüphelilerin eyleminin uzlaştırmaya tabi basit dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği ve uzlaştırma işlemi yapılmadan iddianame düzenlendiğinden bahisle iddianamenin iadesine dair verilen karara yönelik itirazın reddine karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi
hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 174/2. maddesinde suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceğinin düzenlendiği, yine söz konusu Kanun'un 170/2. maddesinde yer alan "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gibi mahkemenin de hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında hangi hallerde iddianamenin iadesine karar verilebileceği belirtilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
" şeklindeki düzenlenmeye yer verilmiştir.
3. Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/473 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...şüphelilerin eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5271 Sayılı CMK'nın 253, 254 maddeleri gereğince uzlaşmaya tabi olduğu anlaşılmakla, bu suç yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının gerektiği..." gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Soruşturma evresi sonunda
toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği; somut olayda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2022 tarihli ve 2018/94799 Soruşturma, 2022/23016 Esas sayılı iddianamesinde, şüpheli ...'nın meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olmasına rağmen kendisini avukat olarak tanıtarak mağdur ...'ün cezaevinden tahliyesini sağlayacağından bahisle diğer şüpheliler ile iştirak halinde hareket ederek şikâyetçi ...'den toplamda 18.230,00 TL para almaları şeklinde gerçekleştiği iddia olunan eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçlarına vücut vereceğinin değerlendirilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hukuki nitelendirmede hata yapıldığı ve eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle uzlaştırma kapsamında kaldığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceğinin anlaşılması ve yargılama sırasında eylemin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturduğu kanaatine varılması halinde uzlaştırma işlemlerinin Mahkeme tarafından da yaptırılabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, merci tarafından itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Antalya 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2022 tarihli ve 2022/837 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!