11. Ceza Dairesi 2021/8937 E. , 2024/2846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/29 E., 2016/331 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastının bulunmadığına ve lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında silah kaçakçılığı yaptığı yönünde ihbar üzerine soruşturmaya başlanıldığı, sanığın ikametinde usulüne uygun arama yapıldığı sırada kolluk ekiplerine kendisini ... olarak tanıtıp, suça konu üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak ...'ın kimlik bilgilerini ihtiva eden nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, hakkında yakalama kararı olması nedeniyle sahte nüfus cüzdanı kullandığını ve suç işleme kastının bulunmadığını belirtmiştir.
3.... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.09.2015 tarihli raporunda; inceleme konusu ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının orijinal olduğu, fotoğraf değişikliği yöntemiyle gerçekleştirilen tahrifatın ilk bakışta ve kolaylıkla dikkat çekmeyecek nitelikte olması nedeniyle belgenin aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece 31.03.2015 tarihli celsede suça konu nüfus cüzdanı incelenerek aldatma niteliğinin bulunduğuna dair gözlem yapıldığı anlaşılmıştır.
5. Mahkeme tarafından, sanık hakkında her ne kadar resmi belgede sahtecilik ve başkasına başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından ayrı ayrı kamu davası açılmış ise de sanığın eyleminin birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermesi nedeniyle fikri içtima kuralı gereği daha ağır cezayı gerektiren resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık hakkında ceza tayin edilirken yeterli ve yasal gerekçelerle lehe hükümlerin uygulanmadığı anlaşıldığından, sanığın bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 02.03.2016 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!