11. Ceza Dairesi 2021/8134 E. , 2024/2623 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1848 E., 2016/886 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/1848 Esas, 2016/886 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığa verilen cezada indirim yapılmasının ve hükmün ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılan şirketle aralarında işçi alacakları nedeniyle devam eden davaya sunduğu takometre kayıtlarının sahte olduğu kabul edilerek sanığın özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Belgede sahtecilik suçunun oluşabilmesi için, suçun maddi unsuru ve konusunun belge niteliğini taşıması gerekmektedir. Kanunda belge tanımlanmamış, kavramın tanımı ve açıklanması doktrin ve uygulama ile belirlenmiştir. Buna göre belgenin yazılı olması, hukuki değer ihtiva etmesi, düzenleyicisinin belli ve imzalı olması gerekir. Suça konu takograf kayıtlarının belge niteliğinden olup olmadığının değerlendirilmesi ayrıca, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı ile 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılmasının gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda emsal belgelerde getirtilerek gözlem yapılarak, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
B. Kabule göre de;
1. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda suça konu takograf kayıtlarının farklı tarihte düzenlendiğine dair delil bulunmadığı ve aynı anda İş Mahkemesine ibraz edilerek kullanıldıklarının anlaşılması karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, ancak suça konu belge sayısı da nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 28.12.2012 olarak gösterildiği ancak, dosya arasındaki inceleme tutanağında suça konu belgelerin ibraz edildiği Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2013/890 esas sayılı davasının 17.09.2013 tarihinde açıldığının belirtilmesi karşısında, suça konu belgelerin söz konusu dava dosyasına sunulduğu tarih olan suç tarihin tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2016 tarihli ve 2015/1848 Esas, 2016/886 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!