WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/5489 E.  ,  2024/2675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/36 E. 2016/415 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli(Kapatılan) 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası; dolandırıcılık suçundan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezaların ertelenmesine, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; sanığın suç kastının bulunmadığına, hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılana ait şirketten internet yoluyla bir adet Iphone marka cep telefonu satın aldığı, bunun karşılığında şirket tarafından kargo aracılığı ile kendisine sözleşme ve bono gönderildiği, sanığın gönderilen sözleşmeyi imzaladığı, ancak 10.08.2012 düzenleme tarihli 2.885,00 TL bedelli bonoda kefil olarak gösterdiği... isimli şahıs yerine de imzalayarak atılı suçları işlediği iddia edilen olayda, yapılan yargılama neticesinde mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarihli ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği ve özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının yerine imza atan kimsede sahtecilik kastının varlığının kabul olunamayacağı göz önünde bulundurulduğunda; sanığın suça konu bonoyu kendisinin borçlu olacak şekilde imzaladığı ancak kefil olarak arkadaşı olan... adına imzaladığı somut olayda, sanığın savunmasında satın almış olduğu telefon için borcuna kefil olacağını ...'un bildiğini, kendisinin bilgisi ile müşteki şirkete ...'un kimliğini mail attığını savunmuş olması karşısında yerine kefil imzası atılan...'un beyanının alınmamış olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından...'un adres bilgilerinin tespit edilerek usulüne uygun şekilde beyanına başvurulması ile senedin bu şekilde düzenlenmesine önceden açık ya da zımni rızasının olup olmadığı, şayet önceden verilmiş rızanın varlığı halinde suç kastının oluşmayacağı gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumu değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi,
2. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerektiği, bu nedenle adli emanet memurluğunda kayıtlı suça konu bononun duruşmaya getirtilip incelenmesi, aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığı ve Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadıklarının değerlendirilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmemesi,
Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyaya göre, sanık hakkındaki hapis cezası ertelenen ve suç tarihinde ve sonrasında engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, objektif ve subjektif şartlar tartışılmadan, talep etmiş olmasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanıp uygulanmayacağı konusunda tartışma yapılmaması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede
24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak, somut olayda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise katılan ... olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli(Kapatılan) 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden dolandırıcılık suçundan başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.