WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/5243 E.  ,  2024/2633 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/151 E., 2016/188 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2014/151 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve sanığın 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Katılanın rızasının bulunduğu gözetildiğinde suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, imza incelemesine dair kriminal rapor alınmadığına, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilerek beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan sanığın amcası olup katılanın yetkilisi olduğu... Metroloji Servisi Mühendislik Müşavirlik Mümessillik San. ve Tic. Ltd. Şti. ile UML Ltd. Şti'nin yetkilisi sıfatı ile sanığın 29.03.2011-29.03.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere TS EN ISO/IEC 17025 sistemini uygulamak ve... San. Tic. Ltd. Şti. adına kalibrasyon sertifikasını düzenlemek ve imzalamak üzere aralarında sözleşme yaptıkları, sözleşme doğrultusunda sanığın sertifika düzenlemek ve imzalamak üzere yetkilendirildiği ancak sanığın sözleşmenin bitim tarihi olan 29.03.2013 tarihinden sonra fotokopileri evrak arasına eklenen bazı şirketlere kalibrasyon sertifikalarını başkalarını aldatacak şekilde özel belge düzenlemek suretiyle Türk Akreditasyon Kurumundan sertifika alınmasını sağladığı, bu eylemlerini zincirleme olarak suç tarihleri arasında pek çok defa gerçekleştirdiği iddiasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesi gereği özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları ile katılan tarafından ibraz edilen ve sanık tarafından imzaların kendisine ait olduğu, katılan adına da yetkisine dayanarak imza attığını kabul ettiği 10.04.2013 tarihli AS-267; 18.04.2011 tarihli AS-268, AS-269, AS-270, AS-271, AS-274, AS-275, AS-276, AS-277; 24.04.2013 tarihli AS-278, AS-279, AS-280, AS-281, AS-282, AS-283; 25.04.2013 tarihli AS-285, AE-033; 29.04.2013 tarihli AS-272, AS-273; 08.05.2013 tarihli AS-296, AS-297 ve AS-298 sayılı Kalibrasyon Sertifikaları fotokopileri dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece; katılan ile sanık arasındaki 29.03.2011 ile 29.03.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalanan ve her iki tarafça kabul edilen sözleşme örneği ile geçerlilik süresi sonrasında düzenlendiği anlaşılan 10.04.2013, 18.04.2013, 24.04.2013, 25.04.2013, 29.04.2013, 08.05.2013 tarihli ve sanığın, katılan adına da kendisinin imzaladığını açıkça kabul ettiği Kalibrasyon Sertifikaları karşısında sanığın savunmalarının inandırıcı olmadığı, sanık tarafından sunulan fotokopi belge olan sözleşmenin 31.07.2013 tarihine kadar uzatıldığına ilişkin belgenin katılan adına imzalanmadığı, sadece sanığın tek taraflı imzasını taşıdığı, bu hâli ile katılan tarafından onaylanmamış olup geçerlilik kazanmamış tek taraflı bir fotokopi belge olduğu ve hukukî nitelik taşıyamayacağı ve herhangi bir hukukî sonuç doğuramayacağı, sözleşmenin şifahi olarak uzatıldığına dair savunmaların da katılan ve tanıklar tarafından doğrulanmadığı, tanıkların bilgilerinin sanıktan olan duyumlara dayandığının beyanlarından anlaşıldığı, fotokopisi sunulan sadece sanığın imzası bulunan tek taraflı belgeden ise bilgi sahibi olmadıklarının anlaşılması karşısında sanığın kaçamaklı savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, itibar olunmaması gerektiği, sanığın aralarındaki sözleşme süresinin bitiminden sonra da katılanın şirketine ait kalibrasyon belgelerini gerçekte yetkisi bulunmadığı hâlde farklı tarihlerde ancak bir suç işleme kararı altında birden fazla olarak gerçeğe aykırı şekilde katılan adına da imzalayarak sahte şekilde oluşturup kullanmış olduğu atılı suçun sübuta erdiği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde;
1. Ayrıntısına Olay ve ve Olgular bölümünde yer verilen olayda; her ne kadar Mahkemece suçun sübût bulduğu gerekçesiyle sanık hakkında mahkûmiyet hüküm kurulmuş ise de suça konu belge asıllarının dava dosyasında veya adli emanette bulunmadığı, Mahkeme tarafından duruşmada incelenmediği anlaşılmakla; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, belge asıllarının bulunup bulunmadığının araştırılması, suça konu belgelerin sadece fotokopi olduğunun anlaşılması hâlinde, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2003 tarihli ve 2003/232 Esas, 2003/250 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukukî sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık özelliği bulunmayacağından belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği; belge asıllarının temini hâlinde ise belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri Hâkime ait olduğundan, suça konu belgeler duruşmada incelenerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, gerekçeli kararda da aldatıcı nitelikte olup olmadıklarına dair kanaatin açıklanması ve denetime olanak tanıyacak şekilde dava dosyası içerisine konulmasından sonra sanığın hukukî durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulama yönünden; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibareleri de gözetilerek hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2014/151 Esas, 2016/188 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.