WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/10133 E.  ,  2024/2628 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/428 E., 2016/220 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/428 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; Mahkemece suç vasfının sanık lehine değişmesi gerektiğinin gözetilmediğine, hakkında beraat kararı verilmesi, aksi hâlde lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Askerlik görevin...Tb.K.lığı emrinde bölük vizite sorumlusu olarak ifa etmekte olan sanığın olay döneminde muayene olan bir takım askerlere ilişkin ''görülen hastalık, yapılan tedavi, verilen ilaç, karar'' gibi kayıtları ihtiva eden bölük vizite defterini tabibin (kendi vizite defterinde) irade ettiğinden faklı olarak doldurduğu, bu minvalde tabibçe 27.01.2014 tarihinde muayene olan hastalardan ... adlı er için 1 gün yatak istirahati verildiği hâlde sanığın bunu bölük vizite defterine 2 gün yatak istirahatı olarak yazdığı, aynı gün ... adlı er için 3 gün spor istirahati uygundur kararı verildiği hâlde sanığın bunu bölük vizite defterine 4 gün spor istirahati olarak yazdığı, yine tabibçe 28.01.2014 tarihinde ..., 31.01.2014 tarihinde ..., 03.02.2014 tarihinde... ve ... 10.02.2014 tarihinde... ... ve ...adlı erler için hiç istirahat verilmediği hâlde sanığın bölük vizite defterine zikredilen erler için sırasıyla 1 gün yatak istirahati, 10 gün spor istirahati, 6 gün spor istirahati, 2 gün yatak istirahati, 2 gün terlik istirahati, 1 gün yatak istirahati ve nöbetten muafiyeti uygundur olarak yazdığı, böylece sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2. Sanık, eylemleri kabul etmekle birlikte suç kastıyla hareket etmediğini savunmuştur.
3. Tanıklar E.Y. ve R. K.'nın beyanları Mahkemece tespit olunmuştur.
4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2003 tarihli ve 2003/232 Esas, 2003/250 Karar sayılı ve 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas 2012/1804 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere belgede sahtecilik suçlarında suçun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin Hâkime ait olduğu gözetilerek suça konu belgelerin düzenlenme şeklinin mevzuatta yer alıp almadığı araştırılıp yasalarda belirtilen yönteme uygun ve zorunlu biçimsel koşulları içerip içermediğinin tartışılması, mukayeseye esas olmak üzere, mümkünse suça konu belgelerin düzenlendiği tarihe ait orİjinal belge örneklerinin temin edilerek suça konu sahte belgelerin asılları ile duruşmada karşılaştırmalı olarak incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve bu suretle belgelerin aldatıcılık niteliği taşıyan resmi belge olup olmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulama yönünden;
a.Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen "2 yıl 6 ay" hapis cezası üzerinden, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında takdiri indirim sebebi uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı "2 yıl 1 ay" hapis cezası iken hesap hatası neticesinde "1 yıl 13 ay" hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
b. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/428 Esas, 2016/220 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.