WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2020/4443 E.  ,  2024/2664 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/362 E., 2016/202 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Araç Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/362 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfına göre resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, sanıklar ...ve...hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 3'er ay 10'ar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezalarının ertelenmesine, sanıklar Ayhan ve Emrah hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3'er ay 10'ar gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sübut bulan eylemleri itibarıyla sanıklar Volkan, Emrah ve Ayhan'ın iftira ve sanık ...'in ise suç üstlenme suçlarından cezalandırılmaları yerine resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç işlemediğine ilişkindir.
3.Sanık ...'nın temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; sürücüsü sanık ... olan ve içinde sanıklar...ve ...ın da bulunduğu aracın şarampole yuvarlanması şeklinde meydana gelen trafik kazasında, her ne kadar sanık ...'in araç sürücüsü olduğunu söyleyerek suç üstlenme ve diğer sanıkların da aracı...'in sürdüğünü beyan ederek iftira suçlarını işlediklerinden cezalandırılmaları talep edilmiş ise de, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden tüm sanıkların, sanık ...'ın sürücü olmayıp sanık ...'in sürücü olduğuna yönelik kollukta beyanda bulunmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğundan, bu suçtan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Sanıkların üzerlerine atılı suçlamaları tevilli olarak ikrar ettikleri belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, sağlık raporları, ambulans kayıt formları, sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması, verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekmekte olup, 5237 sayılı Kanun'un 270 inci maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçunun oluşması için ise, failin gerçeğe aykırı olarak suç işlediğini veya suça katıldığını yetkili mercilere bildirmesi gereklidir.
Somut olayda; sanık ...'in, sanık ...'ın kullanımındaki araçla yaralamalı trafik kazası yaptıktan sonra, olay yerine giden kolluk görevlilerine aracı kendisinin kullandığını, diğer sanıkların da aracı sanık ...'in kullandığını söyledikleri anlaşıldığından, sanıklar ...ve Ayhan hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şikâyet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ise sonucu değiştirmediğinden, sanık ...'in taksirle yaralama suçunu üstlendiği ve diğer sanıkların da bu suça azmettirdiği cihetle, sübut bulan eylemleri nedeniyle sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 270 inci maddesinde düzenlenen suç üstlenme suçundan cezalandırılmaları yerine, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuş,
2.Kabule göre de; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümlerde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Araç Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/362 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.