10. Hukuk Dairesi 2023/4522 E. , 2023/6817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/195 E., 2021/787 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen 4447 sayılı Kanun'un geçici 15 inci maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İş-Kur teşvik kapsamındaki işçilerle ilgili onay prosedürünü tamamlamadığından 2015 yılı Nisan ayından, 2016 yılı Ocak ayına kadar söz konusu teşvikten yararlanamadığını, ancak bu süre içinde 5510 sayılı yasa kapsamında % 5 prim indirimi teşvikinden yararlandığını, müvekkili şirketin çabaları ile 4447 sayılı Kanun'un Geçici 15 inci md.si kapsamına giren işçiler bakımından İş-Kur'dan kaynaklı eksikliklerin giderilmesini müteakip müvekkili şirketin davalı kuruma müracaat ederek 4447 sayılı Kanun'un geçici 15 inci maddesinde öngörülen teşvikten yararlandırılma talebinde bulunduğunu, ancak davalı kurumun Sigorta Primleri Genel müdürlüğünün 18.03.2015 tarihli 2015/10 sayılı Genelgesini gerekçe göstererek talebin reddedildiğini, davalı kurumun 2016/1 sayılı genelgenin 8.1 maddesi kapsamında müvekkili şirketin 4447 sayılı Kanun'un geçici 15 nci md.sinde öngörülen teşvikten geçmişe dönük yararlanma talebinde bulunduğu 2015 yılının ilgili aylarında 5510 sayılı Kanun kapsamında % 5 prim indirimi teşvikinden yararlanmış olmasını gerekçe göstererek talebi reddettiğini, ancak müvekkili şirketin ilgili aylara ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun kapsamında yararlandırıldığı % 5 prim indirimi teşvikinin iptalini talep ederek iptal bildirgesi verdiğini, kurumun red gerekçesine dayanak yaptığı 2016/1 Sayılı genelgenin 8.1 maddesinin aksine 2.1.g maddesinde 5510 Sayılı Kanun kapsamında % 5 prim indirimi desteğinden yararlanmış olan işverenlerin de 4447 sayılı Kanun'un geçici 15 inci maddesinde öngörülen prim teşvikinden geçmişe dönük olarak yararlanabileceğinin belirtildiğinden kurumun red kararının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, davalı kurumca düzenlenen 18.03.2016 tarih, 44514579-13-4052151 sayılı prim teşviklerinden geçmişe dönük yararlanma talebinin reddine dair kararının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptaline, yararlandırılmadığı teşviklerden geriye dönük olarak yararlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı yönünden incelenmesi gerektiğini, davacı şirket ile ilgili olarak 5510 sayılı Kanun kapsamında verilen % 5 prim indirimi teşvikinin iptali ile 6645 sayılı teşvikten yararlanmak için müvekkili kuruma müracaat edildiğini, davacı şirketin 2015/4-5-6-7 aylarında 5510 sayılı Kanun kapsamında verilen % 5'lik prim indirimi teşvikinin iptal edilerek 6645 sayılı teşvikten yararlanma talebine ilişkin başvurusunun daha önce verilen belgelerde kanun namarası seçilmiş olduğundan işleme alınmayıp işverenin % 5 prim indirimi teşvikinden yararlandırılamadığını, 2015/10 sayılı Genelgenin 2.herhangibir prim teşvikinden yararlandıktan sonra geriye yönelik başka bir sigorta primi teşvikinden yararlanma talepleri hakkında yapılacak işlemler bölümünde "....bundan böyle aylık prim ve hizmet belgelerini tercih edilen sigorta prime teşvikine ilişkin kanun numarası seçmek suretiyle düzenleyip teşvikten yararlandıktan sonra sigorta primi teşvikinin değiştirilmesi yönündeki talepler işleme alınmayacaktır" hükmü ile 2016/1 sayılı Genelgenin 8.1 "4447 sayılı Kanun'un geçici 15 nci maddesinde öngörülen sigorta primi desteği kapsamında olmasına rağmen aylık prim ve hizmet belgelerini herhangi bir sigorta primi teşvik ve desteğinden yararlanmadan kanun numarası seçmeksizin Kurumumuza gönderen işverenlerce geriye yönelik olarak 4447 sayılı Kanun'un geçici 15 inci maddesinde öngörülen sigorta primi desteğinden yararlanmak üzere talepte bulunulması halinde kanunda öngörülen diğer şartların sağlanmış olması durumunda bu talepler işleme alınacaktır" maddesine iştinaden teşvikten yararlanabilmek için daha önceden verilen belgelerde kanun numarası seçilmemiş olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 06.11.2018 tarihli ve 2018/225Esas, 2018/436 sayılı kararı ile "... Yargılama aşamasında yürürlüğe giren Ek m.17 hükmüne göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davaların konusuz kalacağı ancak bu konuda karar verme yetkisinin ilk derece mahkemesi'ne ait olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumunun temyiz talebinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden anılan yasa maddesi kapsamına göre bir karar verilmesi gerekir.(Yukarıda bilgileri açıklanan Yargıtay İlamı)” açılan davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, dolayısıyla bu ilam ve ilamda açıklanan yasal mevzuat hükümlerine istinaden açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin, 13.04.2021 tarihli ve 2019/1233 Esas, 2021/5216 Karar sayılı kararı ile, "Ne var ki, mahkemece dikkate alınan 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Anayasa'nın 153 üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi hükümlerine göre, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur. Belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usuli kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği taktirde artık usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir. Şu halde, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır.
Eldeki davada ise, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ve davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılması veya fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından yasal tüm şartların varlığı incelenmeli ve sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmelidir." denilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Bozma ilamından sonra dosya önceki bilirkişiye tevdii edilerek, yargıtay bozma ilamı da incelenerek hükme esas teşkil edecek şekilde rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 02.12.2021 havale tarihli ek raporda; Davacı Porland Porselen San. ve Tic. A.Ş. nin 4447 sayılı Kanun'un geçici 15 inci maddesi ile getirilen teşvik uygulamasından Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca 05.01.2016 tarihinde yayımlanan 2016/1 sayılı genelgenin 2.1 maddesinin g fıkrasının son paragrafı gereğince yararlanması gerektiği halde talebinin ret edilmesine ilişkin Bilecik Sosyal Güvenlik il Müdürlüğünün 18.03.2016 tarih ve 44514579-13-4052151 sayılı işleminin yasal mevzuata aykırı ve hatalı olduğundan iptal edilmesi ile geçmişe dair yararlandırılmadığı ve yaralanma talebinde bulunduğu aylara ilişkin teşviklerden geriye dönük yararlandırılması gerektiğinin rapor edildiği görülmüştür. Raporun dosya bütünü ile uyumlu olduğu ve Yargıtay ilamında bozma gerekçesi yapılan hususlar yönünden gerekçeli, açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Kanun maddeleri ve değişiklikleri incelendiğinde davacı şirketin teşviklerden yararlanmasının şartlarının mevcut olmasına rağmen kurum tarafından yasal dayanağı olan talebin reddinin yerinde olmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davacının davasının kabulüne ,davalı kurumun 18.03.2016 tarihli, 44514579-13-4052151 sayılı davacının prim teşviklerinden geçmişe dönük yararlanma talebinin reddine dair kararının iptali ile, davacının bu karara dayalı geçmişe dair yararlandırılmadığı ve yararlanma talep ettiği aylara ilişkin teşviklerden geriye dönük olarak yararlandırılması gerektiğinin tespitine" dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4447 sayılı Kanun'un geçici 15 inci maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 15 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.
2.Eldeki davada, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davacı şirketin davalı Kurumdan ek 17 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında başvurusunun varlığı sorulmuş ve davalı Kurumun 24.03.2023 tarihli ve 68430590 sayılı cevabi yazısı ile davacı şirketin ek 17 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında 23.05.2018 tarihinde başvuruda bulunduğu ve davacının davaya konu ettiği tüm dönemler içerisinde 2015 yılı 4 üncü ve 5 inci aylar bakımından işlemlerin ve mahsuplaşmanın tamamlandığı, ne var ki 2015 yılı 6 ncı ve 7 nci aylar bakımından davacının itirazı üzerine belgelerin işleme alınması sonucunda oluşan primlerin emanette tutulduğunun belirtilmesi karşısında, 2015 yılı 4 üncü ve 5 inci ayları bakımından dava konusunun devam edip etmediği hususunun irdelenmesi ile diğer aylar bakımından da davacının itirazı üzerine kurumca yapılan işlemlerin netleştirilmesi ile itirazın kabul edilmesi halinde dava konusunun devam edip etmediği hususu üzerinde durulması, kabul edilmemesi halinde ise işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!