10. Hukuk Dairesi 2023/12588 E. , 2023/12631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/407 E., 2022/757 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasındaki sahte sigortalılık nedeniyle yersiz hale gelen ödemlerin istirdadı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya yaşlılık aylığını hak kazandığı gerekçesiyle aylık bağlandığı ve 01.07.2011-26.05.2012 tarihleri arasında 8.761,75 TL ödeme yapıldığı, Kuramca yapılan incelemede davalının ...sicil numaralı iş yerinde geçen çalışmalarının sahte olduğunun tespit edildiği, bu iş yerindeki hizmetlerinin iptal edildiği, 01.07.2011-26.05.2012 tarihleri arasında ödenen 8.761,75 TL için borç bildirimi yapıldığı halde ödenmediği iddiasıyla fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla 8.761,75 TL’nin hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış ancak davalı vekili aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME İLK KARARI
Mahkeme tarafından 11.05.2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/392 Karar sayılı kararla davalının 12.12.2009-11.04.2011 tarihleri arasında nezdinde çalıştığı dava dışı ... Çelik Eşya Ltd. Şti’nin fiilen faaliyette olmadığına dair bir iddianın bulunmadığı, davacı Kurumla yapılan iç yazışmalarda iş yerinin sahte olduğu yazılı olmasına karşın Kurumca düzenlenen 24.06.2011 ve 17.04.2012 tarihli raporlarda denetmelerin dava dışı ... Ltd. Şti’de inceleme yaptıkları ve işverenlerin beyanlarının alındığı görülmekle fiilen bir iş yerinin mevcut olduğu, bunun dışında davacı Kurumca sahte belgeye dayalı bildirim olduğu belirtilmesine rağmen herhangi bir suç duyurusunun bulunmadığı, yine dosya kapsamından bildirilen süreler ile ilgili olarak davalıya ücret ödendiği ve ödenen ücret göre davacı Kuruma da prim ödemesinin yapıldığı, 24.06.2011tarihli raporda yapılan işlemler ile davalı işverenin beyanları dikkate alınarak davalının sigortalılık süresinin fiili çalışmaya dayandığı kabul edilmesine rağmen 17.04.2012 tarihli raporda davalının beyanlarına dayanılarak fiili çalışmanın olmadığı ve bu nedenle çalışmalarının iptal edilmesi gerektiğinin bildirildiği, kurum kayıtlarında dahi birbiri ile çelişen iki adet rapor bulunduğu, davalının fiili çalışmasının olmadığına dair 17.04.2012 tarihli rapordaki denetmenin yoruma dayalı değerlendirmesi dışında başkaca bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.05.2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/392 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 02.04.2018 tarihli ve 2015/24340 Esas, 2018/2858 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; 01.07.2011 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanan davacının 12.12.2009-11.04.2011 tarihleri arasındaki hizmetinin Kurum denetmen raporuna istinaden sahte olduğu gerekçesiyle iptal edilerek 01.07.2011-26.05.2012 arası dönemine ilişkin yersiz ödenen aylıkların istirdadı için işbu davanın açıldığı, mahkemece, davalı savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazarında davacının eylemli çalışmasının bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Yukarıda anlatılanlar nazarında mahkemece, hizmet tespiti davası gibi araştırma yapılmalı, söz konusu işyerinden sigortalılığı iptal edilmeyen ve ihtilaflı dönemde bordrolu hizmeti bulunan sigortalıların beyanlarına başvurulmalı, sahte sigortalılığa ilişkin ceza dava dosyası getirtilip o dosyadaki tanık beyanları irdelenmeli, çelişki oluşması durumunda ilgili tanıkların beyanlarına başvurulmalı, Kurum denetmen raporunda beyanlarına başvurulan tanıklar dinlenilerek uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..."
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 12.12.2009-11.04.2011 tarihleri arasında nezdinde çalıştığı dava dışı ... Çelik Eşya Ltd. Şti.’nin fiilen faaliyette olmadığına dair bir iddianın bulunmadığı, davacı Kurumla yapılan iç yazışmalarda iş yerinin sahte olduğu yazılı olmasına karşın Kurumca düzenlenen 24.06.2011 ve 17.04.2012 tarihli raporlarda denetmelerin dava dışı ... Ltd. Şti’de inceleme yaptıkları ve işverenlerin beyanlarının alındığı görülmekle fiilen bir iş yerinin mevcut olduğu, Kurumca sahte belgeye dayalı bildirim olduğu belirtilmesine rağmen herhangibir suç duyurusunun bulunmadığı, yine dosya kapsamından bildirilen süreler ile ilgili olarak davalıya ücret ödendiği ve ödenen ücret göre davacı Kuruma da prim ödemesinin yapıldığı, 24.06.2011 tarihli raporda yapılan işlemler ile davalı işverenin beyanları dikkate alınarak davalının sigortalılık süresinin fiili çalışmaya dayandığı kabul edilmesine rağmen 17.04.2012 tarihli raporda davalının beyanlarına dayanılarak fiili çalışmanın olmadığı ve bu nedenle çalışmalarının iptal edilmesi gerektiğinin bildirildiği, davalının fiili çalışması olmadığını belirten 17.04.2012 tarihli raporda çalışması iptal edilmeyen ... ve ...'ın davacının fiili çalışmasını doğruladıkları, davacının çalışmasının fiili olduğu, davalıya, davacı Kurum tarafından yaşlılık aylığı olarak yapılan ödemelerin yersiz ödeme olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Tanıkların davalıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sahte sigortalılık nedeniyle yersiz hale gelen ödemlerin istirdadı davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4, 7, 9 ve 59 uncu maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!