10. Ceza Dairesi 2024/3309 E. , 2025/9106 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
2. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesi
2. 23.02.2021
SAYISI : 1. 2019/545 E., 2020/186 K.
2. 2019/909 E., 2021/381 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: 1. Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/545 Esas, 2020/186 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/909 Esas, 2021/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 TCK'nın 191/1-4. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/545 Esas, 2020/186 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sanığa ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve hükmün, 02.04.2021 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.01.2024 tarihli ve 2023/15381 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/17562 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/17562 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 15/07/2019 eylemi sebebiyle, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 06/08/2019 tarihli iddianamesi ve Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 21/11/2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonunda Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın mahkûmiyetine ve Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesince ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Somut olayda, adı geçen sanığın evvelce 24/11/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma evresi sonucunda Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/12/2015 tarihli ve 2015/9882 soruşturma, 2015/305 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içerisinde aynı neviden suç işlemesi nedeniyle Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında,
5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve
kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, inceleme konusu 15/07/2019 tarihli suçun, denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu ve eylemlerin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden, 15/07/2019 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/545 Esas, 2020/186 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 15.07.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2019 tarihli ve 2019/6722 Soruşturma, 2019/2655 Esas, 2019/2179 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/909 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığından bu eylem nedeniyle bağımsız dava açıldığı hususunun belirtildiği,
2. Yapılan yargılama sonucunda; Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.02.2020 tarihli ve 2019/545 Esas, 2020/186 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
B. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/909 Esas, 2021/381 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 24.11.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2015 tarihli ve 2015/9882 Soruşturma, 2015/305 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin infazını tamamladığı,
2. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında işlediği ve Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/545 Esas sayılı dosyasına konu edilen 15.07.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle, erteleme kararı kaldırılarak Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2019 tarihli ve 2015/9882 Soruşturma, 2019/1936 Esas, 2019/1918 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.02.2021 tarihli ve 2019/909 Esas, 2021/381 Karar sayılı kararı ile, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1-4. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/545 Esas, 2020/186 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sanığa ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve hükmün, 02.04.2021 tarihinde kesinleştirildiği
Anlaşılmıştır.
C. 5237 sayılı TCK'nın 191. madddesinde yer alan Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;
28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3)(Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüphelinin tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesinin zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
5237 sayılı TCK'nın 191/6 maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir.
İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda;
Dosyalar kapsamına göre;
Sanığın 24.11.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma evresi sonucunda Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, erteleme süresi içerisinde 15.07.2019 tarihinde aynı neviden suç işlemesi nedeniyle Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenlemeye nazaran, inceleme konusu 15.07.2019 tarihli suçun erteleme kararının ihlâli niteliğinde olduğunun ve eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağının dolayısıyla, 15.07.2019 tarihli eylem nedeniyle Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/545 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamu davasında mahkûmiyet yerine "düşme" kararı verilmesi gerektiğinin ve Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/909 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamu davasında da mahsup uygulanarak ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerine yargılamaya devam edilip sanığın "mahkûmiyetine" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/545 Esas, 2020/186 Karar sayılı mahkûmiyet kararı yönünden;
1. Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2019/545 Esas, 2020/186 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
2. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "15.07.2019 tarihli eylemin 5237 sayılı TCK'nın 191/5. hükmü kapsamında ihlâl sayılan eylem olması ve soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamaması nedeniyle, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği ve DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
C. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/909 Esas, 2021/381 Karar sayılı ek ceza verilmesine yer olmadığı kararı yönünden;
1. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2019/909 Esas, 2021/381 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
2. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!