10. Ceza Dairesi 2022/11133 E. , 2023/5101 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/266 E., 2021/227 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2020/266 Esas, 2021/227 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün 19.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.05.2022 tarihli ve 2021/21355 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/81567 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/81567 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve kayden 20.06.1996 doğumlu olup, suçun işlendiği 03.05.2014 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki düzenleme gereğince, anılan maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 03.05.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2014 tarihli ve 2014/44948 Soruşturma, 2014/23216 Esas, 2014/1706 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/536 Esas, 2015/626 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 12.11.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
C. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, sanığın müdürlüğe başvurmadığının bildirilmesi üzerine, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2016/339 Esas, 2016/510 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, yargılamanın durdurulmasına ve 15.10.2015 tarihli karar ile verilen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının sürdürülmesine karar verildiği, durma kararının 26.10.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
D. Durma kararından sonra, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2017 tarihli ve 2017/21900 soruşturma, 2017/593 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üç yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheli ve zorunlu müdafiine tebliğine ilişkin bir bilgi ve belgenin dosya arasında bulunmadığı, tedbirin infazı için 23.03.2017 tarihinde Bakırköy Denetimli serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
E. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2017 tarihli ve 2017/127513 Soruşturma, 2017/34028 Esas, 2017/1324 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
F. Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/287 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 28.06.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
G. Sanığın denetim süresi içerisinde 02.08.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine; Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2020/266 Esas, 2021/227 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 19.07.2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
H. İncelenen dosyada, sanık hakkında 03.05.2014 tarihli suç nedeniyle ilk olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2014 tarihli ve 2014/44948 Soruşturma, 2014/23216 Esas sayılı iddianamesi ile
Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, Bakırköy 2.Çocuk Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/536 Esas, 2015/626 Karar sayılı kararı ile, sanığın cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetime tabi tutulmasına, 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, sanığın müdürlüğe başvurmadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2016/339 Esas, 2016/510 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, yargılamanın durdurulmasına ve 15.10.2015 tarihli karar ile verilen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının sürdürülmesine karar verildiği, durma kararının 26.10.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, bu aşamadan sonra hukuki sürecin durma kararı verilen dosya üzerinden sürdürülmesi gerekirken Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.03.2017 tarihinde "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" karar verilerek mükerrer bir soruşturma başlatıldığı, akabinde de yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle 21.12.2017 tarihli iddianame ile Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesine mükerrer dava açıldığı ve bu mükerrer dava sonucunda da sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır. Sanık hakkında aynı eylem nedeniyle Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi ve Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesince ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" düzenlemesi karşısında, mahkemece mükerrer dava nedeniyle "davanın reddine" karar verilerek Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 29.09.2016 tarihli ve 2016/339 Esas, 2016/510 Karar sayılı kararı ile verilen "yargılamanın durmasına ve 15.10.2015 tarihli denetimli serbestlik tedbirinin devamına" ilişkin kararının infazı hususunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mükerrer şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesince, 29.05.2018 tarihli ve 2018/2 Esas, 2018/287 Karar sayılı "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararına karşı da kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.
Kabule göre de;
Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve kayden 20.06.1996 doğumlu
olup, suçun işlendiği 03.05.2014 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki düzenleme gereğince, anılan maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi de kanuna aykırıdır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin değişik gerekçe ile KABULÜNE,
2. Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2020/266 Esas, 2021/227 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!