WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/2566 E.  ,  2024/1742 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/268 E., 2022/485 K.
DAVALILAR : ..., ... vekili Avukat ..., ...
DAVA TARİHİ : ...
HÜKÜM : Ret - Kabul

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılardan ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I .DAVA
Davacı; dava konusu 542 parsel sayılı taşınmazdaki hissesinin satışı için tanıdığı emlakçı olan davalı ...’in telkiniyle 04.07.2017 tarihli vekaletname ile davalı ...’i ve ortağı olan diğer davalı ...’ı vekil tayin ettiğini, davalı ... tarafından satış bedelinin bir kısmı olarak hesabına 75.000 TL para gönderildiğini, paranın 5.000 TL’sini masraflar için davalı ...’in aldığını, kalan taşınmaz bedelinin ödeneceğini düşünerek beklediğini ancak sonrasında taşınmazın davalı vekil ...’nın akrabası olan diğer davalı ...’a satıldığını, payının gerçek değerinin 75.000 TL’nin üzerinde olduğunu öğrendiğini, suç duyurusunda bulunduğunu, davalıların el ve işbirliği içerisinde vekalet görevini kötüye kullanarak kendisini zararlandırdıklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payının adına tescilini, olmadığı takdirde uğradığı zararın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ...; taşınmazın 75.000,00 TL bedelle satışında anlaştıklarını, satış bedelini davacının hesabına gönderdiğini, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ...; iyiniyetli olduğunu, satış bedelinin davacının hesabına gönderildiğini davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. YARGILAMA SAFAHATİ VE MAHKEME KARARI
1- Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.10.2020 tarih, 2018/260 Esas, 2020/209 Karar sayılı kararıyla; davalıların el ve işbirliği içerisinde olduğuna dair delilin bulunmadığı, davacının satış bedelini bildiği, piyasa araştırması yapmayarak kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesi’nin 02.11.2021 tarih, 2021/626 Esas, 2021/1634 Karar sayılı kararıyla; davalıların ödeme yaptıklarını belgelendirdikleri, gerçek değer ile ödenen bedel arasında olan farka ilişkin davacının resmi senede ihtirazi kayıt işletmediği, taşınmaz bedelinin devirden önce ödendiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 21.03.2022 tarih, 2022/50 Esas, 2022/2293 Karar sayılı kararıyla; vekilin müvekkilinin hak ve menfaatlerini en üst düzeyde gözetme yükümlülüğünün bulunduğu, çekişmeli payın akit tarihindeki gerçek değerinin 208.110,50 TL olarak bilirkişi raporuyla saptandığı, davalıların ise satış bedeli olarak 75.000 TL ödediği hususunun tarafların kabulünde olduğu, davalılardan ...’nın taşınmazı değerinin çok altında bir bedelle amcasının oğlu olan diğer davalı ...’e devrettiği dolayısıyla vekil ...’nın vekalet görevini kötüye kullandığı, kayıt maliki olan davalı ...’in de iyiniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, el ve işbirliği içerisinde davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettikleri, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin doğru olmadığı, satış işleminde yer almayan diğer davalı vekil ... yönünden taraf sıfatının bulunmadığı hususunun da gözetilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

3-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporunda dava konusu payın akit tarihindeki gerçek değerinin 208.110,50 TL olarak saptandığı, davalıların 75.000 TL ödediği,vekil ...’nın vekalet görevini kötüye kullandığı, aralarındaki akrabalık bağı nedeniyle kayıt maliki davalı ...’in de iyiniyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, el ve işbirliği içerisinde davacıyı zararlandırma kastıyla hareket ettikleri, diğer davalı vekil ... yönünden davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davalılardan ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüyle davalı ... adına kayıtlı 1/4 hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi gerçekliğin yanlış anlaşıldığını,bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, rapordaki hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, 75.000,00 TL'nin faizi birlikte hesap edilerek iadesi koşuluyla davacıya geri satmaya hazır olduğunu belirtilerek davacıya sulh teklif edildiğini, davacının bu teklifi ret ettiğini, kötüniyetli olarak davayı açtığını, davacının davalılar arasında danışıklı işlem olduğuna ilişkin delil sunamadığını, davalılardan ... hakkında açılan Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/9095 Esas sayılı soruşturmasına takipsizlik kararı verildiğini, davalıların, tapuda satış bedeli 20.000,00 TL gösterilmiş olmasına rağmen 75.000,00 TL bedelini davacının hesabına satıştan 2 gün önce gönderilmesini sağladılarını, 1 yıl gibi uzun bir süre sonra davacının dava açtığını, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504/1 inci ve 506 ncı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci, 3 üncü ve 1023 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, bozma ilamına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

Davalılar ... ve ... vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

04.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

...