WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/14558 E.  ,  2024/2545 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1117 E., 2022/1230 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2019/347 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/1117 Esas, 2022/1230 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet Savcısının ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Meşru savunmaya, haksız tahrikin varlığı'na, ilişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta ve sanık hakkında beraat kararı verilmesine, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiği'ne, ilişkindir.

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Sübuta, meşru savunmaya, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, haksız tahrikin varlığı'na, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Tarafların komşu oldukları, aralarında önceye dayalı geçimsizlik bulunduğu, 12.10.2016 tarihinde sanık ...'ın bu konuyu görüşme bahanesiyle katılan ...'in evinin önüne gittiği, katılan ... ile inceleme dışı sanık ...'ın bu sırada bahçede çay içmekte oldukları, sanık ...'ın, ...'e komşulukla ilgili sözler söylemeye başladığı, ardından bizzat sanık ...'ın mahkeme beyanlarından anlaşıldığı üzere her hangi bir müdahale olmaksızın yere düşmesi üzerine oğulları olan sanıklar ... ve ...'ın bahçeye inerek ellerine geçirdikleri sopalarla eylem üzerinde fiili hakimiyet kurmak suretiyle katılan ...'i darp ederek yaraladıkları, bu kavgada sanıklar ..., ..., ... ve inceleme dışı ...'nın bir tarafta, katılan ..., inceleme dışı ..., ... ve ...'un diğer tarafta yer aldıkları, yaşanan kavga sırasında katılan beyanları ve sanık savunmalarından anlaşıldığı üzere: sanıklar ..., ... ve ...'ın fiil üzerinde birlikte hakimiyet kurarak katılan ...'ı ellerindeki silahtan sayılan sopalar ile vurmak suretiyle basit bir tıbbî müdahale ile giderilemeyecek, hayatını tehlikeye sokacak ve hayat fonksiyonları üzerindeki etkisi ağır (4.) derecede olan kafatası kırığına yol açacak şekilde kasten yaraladıkları mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanıkların savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, adli raporlar, olay yeri görgü ve tespit tutanağı ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunca tanzim olunan 19.01.2018 tarihli; "kafasında nondeplase kırık, subdural ve subaraknoidal kanamaya neden olan yaralanmasının,

kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu" İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 07.02.2019 tarihli; "yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olduğu" ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca tanzim olunan 20.09.2018 tarihli; "dava konusu olaya bağlı kafa travması sonrasında nörolojik bulguların belirgin bir şekilde düzeldiği ancak hastanın duygu kontrolünde sorun yaşadığı dikkate alındığında organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı" görüşlerini içeren adli raporlar dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Adli sicil kayıtları ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Komşu olan sanıklar ile katılan arasında önceye dayalı geçimsizlik bulunduğu, 12.10.2016 tarihinde sanık ...'ın bu konuyu görüşmek için katılan ...'in evinin önüne gittiği, bu sırada katılan ve Bayram'ın bahçede çay içmekte oldukları, sanık ...'ın, ...'e komşulukla ilgili sözler söylemeye başladığı, ardından bizzat sanık ...'ın mahkeme beyanlarından anlaşıldığı üzere her hangi bir müdahale olmaksızın yere düşmesi üzerine oğulları olan sanıklar ... ve ...'ın bahçeye inerek ellerine geçirdikleri sopalarla katılan ... üzerinde fiili hakimiyet kurmak suretiyle onu darp ederek yaraladıklarının mahkemesince kabul edildiği olayda;
1. Gerekçeli kararın 16 ncı sayfasında sanık ... yere düştükten sonra olay yerine gelen oğulları sanıklar ... ve ...'ın katılan ...'e vurmak suretiyle yaraladıklarının belirtilmesi devamında ise tüm sanıkların birlikte fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak katılanı darp ettiklerinin ifade edilmesi karşısında olay tüm taraf ve tanık anlatımları ve dosyadaki kanıtlara göre irdelenerek sanık ...'ın hangi eylemi ile diğer sanıkların yaralama eylemine iştirak ettiği açıklanarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini yerine yetersiz ve çelişkili gerekçe ile hüküm kurulması,

2. Kabule göre de; Katılan ...'de meydana gelen yaralanmanın niteliği, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ulaştığı boyut da dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi gözetilerek, aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın alt ve üst sınırlar arasında üst sınıra yakın bir şekilde belirlenmesi yerine, işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız olacak şekilde ve yeterli gerekçe de gösterilmeden daha vahim hallerde uygulama imkanı bulunan
üst hadden belirlenmesi suretiyle fazla cezalar tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/1117 Esas, 2022/1230

Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.