WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2022/11603 E.  ,  2023/7677 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddine
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kasten öldürme ve muhtelif suçlardan Kadıköy (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.1999 tarihli ve 1999/205 değişik iş sayılı içtima kararı ile 36 yıl hapis cezasına hükümlü ...'in, bu cezasının infazı sırasında, Kadıköy (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2002 tarihli ve 2002/202 değişik iş sayılı kararı ile 27.11.2000 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesini müteakip, deneme süresi içerisinde 18.12.2003 tarihinde kasten işlediği suçlardan mahkûmiyetine karar verilmesi sebebiyle şartla tahliye kararının geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 18.12.2003 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 26.06.2032 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına dair ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 1996/183 Esas sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2017 tarihli ve 2017/535 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.05.2022 tarihli ve 94660652-105-34-6143-2018- Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve 2022/83915 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve 2022/83915 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, hükümlü ...'in İstanbul (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/305 Esas sayılı yargılama dosyasına konu edilen 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç örgütleri İle Mücadele Kanununa muhalefet, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, örgüte üye olmak, örgüt adına gasp amaçlı adam kaçırma, silahlı gasp ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarına ilişkin olarak Azerbeycan adlî makamlarından 11.02.2010 tarihli "İade Talepnamesi" ile Türkiye'ye iadesinin talep edilmesini takiben, sanığın Azerbeycan adlî makamları tarafından Türkiye'ye iade edilmesi üzerine anılan Mahkeme dosyası kapsamında 03.06.2010 tarihi ile 31.12.2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı ve aynı Mahkemenin 31.12.2013 tarihli ve 2004/305 Esas, 2013/217 Karar sayılı (... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/1 E., 2013/417 K.) kararı ile sanığın suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yağma suçlarından mahkûmiyetine ve yurt dışına çıkış yasağı konulması şartıyla bihakkın tahliyesine karar verildiği, anılan mahkûmiyet kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.11.2015 tarihli ve 2015/638 Esas, 2015/44731 Karar sayılı ilâmı ile onararak kesinleşmesini takiben, hükümlü hakkındaki Kadıköy (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.05.2002 tarihli şartla tahliye kararının geri alınmasına ve ikinci suçun işlendiği 18.12.2003 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 26.06.2032 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına ilişkin ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2017 tarihli ve 1996/183 Esas sayılı ek kararına karşı hükümlü müdafii tarafından, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesinin 14 üncü maddesinde düzenlenen "Hususilik Kuralı" gereğince Mahkemenin daha önce kesinleşmiş cezaların infazına karar verebilmesi için Azerbeycan ülkesinden muvafakat alınması gerektiğine ilişkin yapılan itiraz üzerine mercii tarafından itirazın reddine karar verilmiş ise de;
Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesinin 14 üncü maddesinde yer alan, "1) İade edilen şahıs iadeden evvel ika ettiği ve iadeye esas olandan başka bir fiilden dolayı takip veya muhakeme edilemeyeceği gibi bir ceza veya emniyet tedbirinin infazı için tevkif edilemez ve kezalik herhangi bir surette hürriyeti kısılamaz. Aşağıdaki haller müstesnadır;
a) İade eden tarafın buna muvafakat etmesi. Muvafakati istihsal için bir talepte bulunulacak ve buna 12 nci maddede mezkûr belgeler ile iade edilen şahsın suçu mütaallik olarak yaptığı beyanın zaptı eklenecektir. Muvafakat ancak şahsın talep edilmesine sebep olan suçun bizatihi bu Sözleşmeye göre iadeyi icap ettirmesi halinde gösterilir.
b) İade edilen şahsın, nihai olarak serbestisine kavuşmasını takip eden 45 gün zarfında iade edildiği tarafın arazisini elinde imkân olduğu halde terk etmemesi veya terk ettikten sonra buraya geri dönmesi halinde." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, hükümlü hakkında Kadıköy (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2002 tarihli ve 2002/202 değişik iş sayılı şartla tahliye kararına konu edilen

cezaların (Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/183 Esas, 1997/280 Karar ve ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/6 Esas, 1998/328 Karar) infazına ilişkin olarak da anılan Sözleşme gereği Azerbeycan ülkesinden muvafakat alınması gerektiği, hükümlünün 31.12.2013 tarihinde tahliyesini müteakip 30.10.2016 tarihinde yakalanması anına kadar yurtiçinde kalmasının anılan sözleşmenin 14 ncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki 45 günlük sürenin geçirilmesi şartını sağlamayacağı, zira hükümlünün İstanbul (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2013 tarihli ve 2004/305 Esas, 2013/217 Karar sayılı kararı ile 31.12.2013 tarihinden itibaren yurtdışına çıkış yasağı konularak tahliyesine karar verildiği için bahse konu maddede belirtilen "elinde imkân olduğu halde terk etmeme" koşulunun sağlanmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.

2. Dosya kapsamına göre, hükümlü ...'in 31.03.2010 tarihinde Azerbeycan ülkesi tarafından Türkiye'ye iade edildiği, iadeye konu suç nedeniyle yapılan yargılama sırasında İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/305 Esas sayılı dosyasından yurt dışına çıkmamak adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmek suretiyle 31.12.2013 tarihinde tahliyesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

3. Hükümlünün iadesine ilişkin Azerbeycan ülkesinin mahkemesince verilen 31.03.2010 tarih 9(101)-1/2010 dosya nolu suçluların iadesi kararının ve hükümlünün bu iade kararı dışında iade kararından önce işlemiş olduğu suç yada hakkında verilen kesinleşmiş cezaların infazı amacıyla Suçluların İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 14 üncü maddesi uyarınca iade eden Azarbaycan Devletinden muvafakat talep edilip edilmediğinin araştırılmaksızın, Azerbeycan ülkesinin mahkemesince verilen 31.03.2010 tarih 9(101)-1/2010 dosya nolu suçluların iadesi kararının ve varsa muvafakat ile ilgili yazışma ve kararların denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmaksızın, eksik inceleme sonucu şartla tahliye kararının geri alınmasına ve aynen infaza karar verildiği anlaşılmıştır.

4. Suçluların İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 14 üncü maddesinde düzenlenen iade edilen kişinin iade tarihinden önce işlediği ve iade kararına dahil olmayan suçlar nedeni ile yargılanamamasına ilişkin olan ve "hususiyet kuralı" denilen kurala aynı maddede getirilen "iade edilen şahsın nihai olarak serbestisine kavuşmasını takip eden 45 gün zarfında iade edildiği tarafın arazisini elinde imkan olduğu halde terk etmemesi veya terk ettikten sonra buraya geri dönmesi halinde "iadeden önce işlediği ancak iade kararına dahil olmayan suçlardan da yargılanabileceğine ilişkin kuralın, hükümlünün yargılandığı iadeye konu atılı suçtan tahliye edildiği 31.12.2013 tarihinde konulan yurt dışına çıkmamak adli kontrol tedbirinin, yasa gereği belli bir süre sonra kendiliğinden kalkmasına rağmen, bu yönde işlem yapılmaması nedeniyle İstanbul Emniyet Müdürlüğünün 18.03.2022 tarihli yazısına göre yurt dışı çıkış yasağının Hudut Kapıları Sisteminde güncel ve devam ettiğinin anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında Suçluların İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki istisnai hükmün de uygulanması mümkün değildir.

5. Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesinin 14 üncü maddesinde yer alan, "1) İade edilen şahıs iadeden evvel ika ettiği ve iadeye esas olandan başka bir fiilden dolayı takip veya muhakeme edilemeyeceği gibi bir ceza veya emniyet tedbirinin infazı için tevkif edilemez ve kezalik herhangi bir surette hürriyeti kısılamaz.” Aşağıdaki haller müstesnadır;
a) İade eden tarafın buna muvafakat etmesi. Muvafakati istihsal için bir talepte bulunulacak ve buna 12 nci maddede mezkûr belgeler ile iade edilen şahsın suçu mütaallik olarak yaptığı beyanın zaptı eklenecektir. Muvafakat ancak şahsın talep edilmesine sebep olan suçun bizatihi bu Sözleşmeye göre iadeyi icap ettirmesi halinde gösterilir.
b) İade edilen şahsın, nihai olarak serbestisine kavuşmasını takip eden 45 gün zarfında iade edildiği tarafın arazisini elinde imkân olduğu halde terk etmemesi veya terk ettikten sonra buraya geri dönmesi halinde." hükmü dikkate alınarak, hükümlü hakkında iadeye konu suç tarihinden önce işlemiş olduğu suçlar nedeniyle verilen ve kesinleşen cezaların infazı sırasında verilen şartla tahliye kararının geri alınıp, aynen infazına karar verilebilmesi için Suçluların İadesine İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 14 üncü maddesindeki iade eden devletten muvafakat alınması şartının ya da hükümlünün tamamen serbest kaldığı tarihten itibaren elinde imkan olmasına rağmen 45 gün içinde Türkiye’yi terk etmemesi ya da terk ettikten sonra geri gelmesi halinde mümkün olacağı değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeplerle yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.05.2017 tarihli ve 2017/535 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.12.2023 tarihinde karar verildi.