T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/262 Esas - 2024/122
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/262 Esas
KARAR NO : 2024/122
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ...
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 28/07/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Temlik eden Türkiye İş Bankası tarafından, Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2022/54073 (eski esas 2019/99867) Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu ... aleyhine 13.06.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını, söz konusu kredi alacağı/icra takip dosyaları davacı ...'ye temlik edildiğini, borcun tahsili amacı ile yapılan icra takibi ve icra takip işlemleri kapsamındaki harici tespitlerinde borçlu şahsın borcun doğum tarihinden bu yana yakın akrabalık bağı/organik bağ bulunan kişi adına kurduğu şirket ile nam'ı müstear ilişkisi kurmak suretiyle alacaklılardan mal kaçırdığını, perdeli şekilde grup şirketi aracı kullanarak krediden faydalandığını ve kurduğu iç ilişki ile borcun ödenmesi yollarını engellediğini tespit ettiğini, borçlunun/davalının alacaklılardan mal kaçırma saikiyle hareket ettiğini, nam-ı müstear aracılığı ile ticari faaliyet esnasındaki işlerinin semerelerini başka bir kişiye/şirkete yaptırılmasını sağladıklarını, izah edilen sebepler uyarınca, huzurdaki işbu nam-ı müstear davasını ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, borçlu ...'ın dosyanın şahsi borçlusu olduğunu, davalı (Namı Müstear) ...'nin borçlu ...'ın kardeşi ... tarafından borcun doğumundan ve hatta takip tarihinden sonra kurulduğunu, davalı (Namı Müstear) ...'ın borçlu ...'ın kardeşi olduğunu, Davalı ...'nin tek kurucu ortak ve yetkilisi olduğunu, uygulamada sıklıkla borca batık kişilerin, alacaklıların takibinden kurtulabilmek amacıyla farklı şirketler adı ve çatısı altında faaliyetlerini sürdürdüklerinin görüldüğünü, borca batık kişilerin aynı zamanda yeni şirketler kurduğunu, yeni şirket borca batık tarafla aynı iş kolda faaliyetini sürdürmekte olduğunu ve hatta aynı müşteri çevresi ile ticaret yapmakta olduğunu, kardeş şirketler/işletmeler çapraz perdelerle ticari faaliyetlerine devam ettiğini, Paravan şirket olarak tanımladığımız davalı şirket ile davalı/borçluların arkasında gizlenen ve yasal yollar kullanılarak hukuksal korunma sağlamaya çalışılan perdenin kaldırılması gerektiğini, paravan şirket niteliğindeki davalı ... ile davalılar / borçlular arasındaki bu perde kalktığında, aslında paravan şirketin davalı/borçlulardan bir farkı olmadığını, bilakis borçlu ile yapışık olduğu ve bu nedenle müvekkil şirketin işbu davaya konu ettiği alacaklarını, adı geçen davalıdan da tahsil etmekte haklı olduğunu, davaya konu edilen alacak tahsilini teminen müvekkil finans şirketi olması da dikkate alınarak teminatsız olarak, davalılar ...Ve ...'ın menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesini, teminat oranının ölçülülük ilkesine uygun olarak belirlenmesini, tazminat alacaklarının (dava değeri) tamamına dair talepleri dikkate alınarak teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin süresinde usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Davacı vekilinin 28/12/2023 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı vekilince davadan feragat ettiklerine ilişkin dilekçe sunulmuş olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisi olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 311. Maddesinde "Feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur" hükmü yer almaktadır. Davacı vekilinin feragat dilekçesi uyarınca HMK'nun 311. Maddesi uyarınca davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Açılan davanın FERAGAT nedeni ile REDDİNE,
2-Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince; peşin olarak yatırılan 269,85-TL harçtan davacı tarafça feragat dilekçesi ön inceleme duruşması yapılmadan önce yapıldığından alınması gereken maktu 427,60-TL karar ve ilam harcının 1/3'ü olan 142,53-TL'nin mahsubu ile fazladan alınan 127,32-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
5-Talep olmadığından vekalet ücreti konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!