WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İZMIR 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/718 Esas
KARAR NO : 2024/138
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
İzmir ... Tüketici Mahkemesinin...Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen dava dosyasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından 16.05.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere,...plakalı araç için, davalı... adına, ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, sigortalı ... plakalı aracın, 10.12.2019 tarihinde, dava dışı... sevk ve idaresinde iken sebebiyet verdiği kazada ... ile araçta yolcu konumunda bulunan ...'nun yaralandığını, kaza neticesinde maluliyete uğrayan... tarafından yapılan başvuru neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından hak sahibine 290.164,91 TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, kolluk tarafından yapılan inceleme neticesinde kazaya sebebiyet veren sigortalı araç sürücüsü ...'nun ehliyetsiz olduğunun, polislerin dur ihtarına riayet etmeyip yüksek hızla seyri esnasında kazaya sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazaya ağır kusur ile sebebiyet verdiğini ve kaza esnasında ehliyetsiz olduğunu, bu halde müvekkili sigorta şirketinin hak sahiplerine ödemiş olduğu tazminat tutarını sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, dava dışı üçüncü kişi için ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili için başlatılan İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine vaki itirazın iptaliyle, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi için işbu davanın ikame edildiğini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğünün...E. sayılı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, aracını 20.10.2019 tarihi Uzun Dönem Araç Kiralama Sözleşmesi gereğince dava dışı... kimlik nolu...'a (... Rent a Car) kiraya verdiğini ve kiracının uhdesinde iken olayın meydana geldiğini, bu yüzden müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin aracını rent a car şahıs firmasını kiraya verdiğini, kiracanın...a sözleşme karşılığı verildiğini, araçta bulunan kişilerin, aracın kiraya verildiği ...'tan nasıl ve ne şekilde olduğu belli olmayan bir şekilde aracı ele geçirdiğini, araçla sabaha kadar hırsızlık vs suçlar işlediklerini, polis kontrolünden kaçarken kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere; davalının maliki olduğu ve 16.05.2019-16.05.2020 tarihleri arasında... sayılı poliçeyle davacı şirketin ZMM Trafik Sigortası örüntüsü içinde olduğu ... plakalı davalıya ait aracın 10.12.2019 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında dava dışı zarar gören ... için davacı sigorta şirketi tarafından zarar sorumlusu adına ödeme yapılan toplam 290.164,91 TL'nin davalıya ait araç sürücüsü dava dışı...'nun ehliyetsiz olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle rücu hakkına binaen İzmir...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.
İzmir... Tüketici Mahkemesinin ... Karar numaralı dosyasında yapılan yargılama sonucunda 14/12/2023 tarihli karar ile ''...O halde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olmaması sigorta poliçesinden kaynaklanması nedeni ile tarafların sıfatına göre davaya asliye ticaret mahkemeleri tarafından bakılması zorunludur. Mahkememizin bu davaya bakma görevi sona ermiştir. Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının, görevsizlik nedeniyle usulden reddine, karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının tarafların kararı istinaf etmemeleri üzerine kesinleşmesi akabinde Mahkememize tevzi edilmiş ve yukarıda yer verilen esas numarasını almıştır.
İzmir... İcra Dairesinin...yasının incelenmesinde, alacaklının... Sigorta Anonim Şirketi, borçlusunun ise ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin ZMMS trafik sigortası ile sigortalı malik ve sürücüsü olunan ...cın 10.12.2019 tarihinde K.T.K ve poliçe genel şartlarına aykırı olarak ehliyetsiz kullanıldığı sırada karışılan kazada yaralanan...'e ödenen tazminatın rücuen tahsili talebine ilişkin olarak 290.164,91 TL asıl alacak, 8.514,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 298.679,06 TL üzerinden icra takibi başlattığı, borçluların süresinde yapmış oldukları itirazları üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/05/2014 tarihli ve 2013/13-2166 Esas, 2014/709 Karar, sayılı kararı da bu yönde değerlendirmeler içermektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddede sayılan davalar tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır.
Sigortacının rücu hakkı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde ; ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda, 22/03/1944 tarih ve 1944/37 Esas 1944/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında aynen; "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 3.7.1944 sayılı kararında; "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." rücu davaları açısından görevli mahkemenin belirlenmesinde esas alınması gereken kıstaslara dikkat çekilmiştir.
Davacı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde tanzim olunan tanzim edilen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 16/05/2019 ile 16/05/2020 tarihleri arasında geçerli olduğu, sigortalı adının... olduğu, sigorta konusu aracın markasının ..., tipinin ... 1.6 HDI 92 Attraction, kullanım tarzının özel otomobil olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde tanzim olunan tanzim edilen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi kapsamında davalıya ait olan ve sigortalanan ... plakalı aracın tescil kayıtlarının incelenmesinde, aracın kullanım amacının hususi olduğu, kullanım amacının yolcu nakli olduğu, cinsinin otomobil-AA sedan olduğu görülmektedir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin... Karar sayılı kararında aynen; ''.....Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigorta poliçesi akitine karşı açmış olup, sigortalanan aracın hususi otomobil olması birlikte değerlendirildiğinde görevli mahkemenin tayininde davacı ile sigortalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır.....'' gerekçesiyle, davacı sigorta şirketinin dava dışı üçüncü kişiye ödediği bedeli sigortalısına rücu amacıyla ikame ettiği davalarda, sigorta poliçesi tahtında sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki ilişkinin esas alınması gerektiği belirtilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı ilamında aynen; ''.....Davalı sigortalı gerçek kişi olup, dava konusu... plakalı aracın UYAP sisteminden kontrol edilen ruhsat bilgilerinden de aracın kullanım şeklinin "Hususi" olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, davacı sigorta şirketi ile davalı sigortalı arasında akdedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O halde, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD.'nin 18/03/2019 tarih ve 2016/7889 Esas-2019/3084 Karar, Yargıtay 17. HD.'nin 26/11/2018 tarih ve 2016/1475 Esas-2018/11274 Karar)
Bu nedenle ilk derece mahkemesince Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilip göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usülden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.....'' ibarelerine yer verilerek, sigorta şirketi ile sigortalısı arasında hususi kullanıma özgülenen araca ait olarak yapılan sözleşme tanzimi işleminin tüketici işlemi olduğu yönünde karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı ilamında ise aynen; ''.....davanın dayanağının taraflar arasında imzalanan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin oluşturduğu, dava konusu aracın ruhsat bilgilerinde hususi araç olduğunun belirtildiği ve poliçenin ruhsat bilgileri doğrultusunda düzenlendiği ve yukarıda belirtilen yasa maddeleri kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi olduğu anlaşılmış olup, davalının rant a car işi yapması ve dava konusu aracın kaza tarihinde kiralık araç olarak kullanılması nedeniyle, davalının tüketici olmadığı ve mesleki faaliyetler ile hareket ettiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmayıp.....'' şeklinde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı ilamında da aynen; ''.....dava konusu aracın ruhsat bilgilerinde hususi araç olduğunun belirtildiği ve poliçenin ruhsat bilgileri doğrultusunda düzenlendiği ve yukarıda belirtilen yasa maddeleri kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi olduğu anlaşılmış olup, davalının dava konusu aracın kaza tarihinde kiralık araç olarak vermesi nedeniyle, davalının tüketici olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmayıp.....'' denilmiştir.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanunun m. 3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemni kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan, kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanun'un Diğer Tüketici Sözleşmeleri başlıklı 49/(1). maddesinde, finansal hizmetlerin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade ettiği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmenin ise finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu, aynı Kanun'un 83/2. maddesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanun'un 73/1.maddesinde ise, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; rücuen tahsili talep edilen tazminat talebinin dayanağının taraflar arasındaki ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi olduğu, davalının maliki olduğu ve sigortalı olan aracın markasının markasının ..., kullanım tarzının özel otomobil, kullanım amacının hususi, cinsinin otomobil-AA sedan olduğunun belirtildiği, davalıya ait ve sigorta poliçesine konu aracın ruhsat bilgilerinde kullanım amacının hususi olarak yer aldığı, sigorta poliçesine konu araca ilişkin poliçenin tanzimi sırasında davalı araç maliki tarafından aracın ticari olduğunun ve ticari faaliyette kullanıldığının davacı sigorta şirketine bildirildiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosya muhteviyatında yer almadığı, resmi kayıt niteliğindeki araç ruhsat bilgilerinde sigortalı aracın kullanım şekli "hususi" olarak belirtildiği ve poliçe ruhsat bilgilerine göre düzenlendiğinden dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca davalı gerçek kişi tüketici, taraflar arasındaki sözleşme de tüketici işlemi sayılmakla, iş bu dava açısından Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, mahkememizin görevli olmadığı, dava şartlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlendiği, aynı maddenin 1-c. fıkrasında mahkemenin görevli olmasının yer aldığı, aynı Kanun'un 115. maddesinde ise mahkemenin dava şartlarının varlığını yargılamanın her aşamasında re'sen gözeteceğinin ve dava şartlarının bulunmaması durumunda davanın usulden reddine karar verileceğinin belirtildiği, az önce gerekçeleri açıklandığı üzere iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK nın 114/1-c maddesinin yollaması ile HMK115/2. maddeleri uyarınca davanın görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-İş bu dosyanın İzmir ... Tüketici Mahkemesi'nin ...Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından, Mahkememizce verilen iş bu karşı görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 22. maddesi gereğince görevli Mahkemenin belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
4-Gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.22/02/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza