T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/64
KARAR NO : 2024/129
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2015
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 06/12/2012 tarihli dava dilekçesi ile, 158.426,48 TL bakiye davacı alacağının tahsili için başlattıkları İzmir... İcra Dairesinin... sayılı takibin haksız itirazla durduğundan davalının itirazının iptaline ve % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa davalının herhangi bir borcu olmadığını aksine davacı şirketin gönderdiği cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalının davacı yandan alacağı bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
KANITLAR ; 10/06/2013 tarihli talimatla aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında Resmi ve Gayri Resmi olarak iki farklı muhasebe defteri tutulduğu, Davalı şirketin resmi defterlerinde, icra takip tarihi itibariyle; Davalı şirketin Davacı şirkete 17.089,66-TL Borç bakiyesi olduğu, Gayri Resmi muhasebe olarak da iki farklı hesabın tutulduğu, bu hesaplardan birincisinin Kalıp işi ile ilgili olduğu, İş bu hesaba göre, icra takip tarihi itibariyle; Davalı şirketin Davacı şirketlen 242.050,00 TL Alacak bakiyesi olduğu, Gayri resmi tutulan besaplardan ikincisinin ise KDV hesabına yönelik olduğu, İş bu hesaba göre ise, icra takip tarihi itibariyle; Davalı şirketin Davacı şirketten 12.221,00TL Alacak bakiyesi olduğu yer almaktadır.
-17/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacı tarafın 2009-2010-2011-2012 yılı yasal defterinin 6762 TIK'nın m. 66.,69.,70.,82. gereği ticari defterlerin ispat kuvveti bakımından açılış tasdikine ve kapanış tasdikine sahip olduğu, bu yönüyle sahibi lehine delil sayılması gerektiğine dair nihai takdir yetkisinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davalı tarafın 2009-2010-2011-2012 yıılı yasal defterinin, Bakırköv.., Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla davalının defter ve kayıtları üzerinde 10.06.2013 tarihli bilirkişi incelemesi ile 2008, 2009. 2010 ve 2011 yılı ticari defterlerinin kapanış kaydının yaptırılmadığı, 2012 defterlerinin ise yaptırıldığı,
Davacı şirketin davalı şirkete 06.11.2012 takip tarihinde , asıl alacak bakiyesi olan 158.426,48 TL asıl alacak için İzmir ...İcra Müdürlüğü ... E sayı ile ödeme emri gönderdiği, 7 gün içinde ödeme talep ettiği, takip dayanağının şirket nezdindeki . Borç bakiyesi alacak olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 08.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe 12.11.2012 tarihinde itiraz ettiği, takibin durduğu,
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla davalının defter ve kayıtları üzerinde 10.06.2013 tarihli bilirkişi incelemesinden özetle: davalının 2008 2009 2010 ve 2011 yılı ticari defterlerinin kapanış kaydının yaptırılmadığı, 2012 defterlerinin ise yaptırıldığı, defterlerin uşulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit İ tarihi itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 17.089TL borçlu göründüğü ancak davalı şirketin keşif sırasında sunduğu yazışmalardan davacı şirketten ...ın davalı şirketten... gönderdiği e posta ekinden resmi muhasebenin aksine davalının davacıdan 242.050TI. Alacaklı göründüğü, dolayısıyla taraflar arasında bir resmi ve bir de gayri resmi olarak iki ayrı muhasebe kaydının tutulduğunun anlaşıldığı sonucuna varıldığı, Sayın Mahkemece davacının defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan 28.11.2013 tarihli kök bilirkişi incelemesinden özetle; davacının 2009. 2010-2011-2012 yılı Davacı tarafın 2009-2010-2011-2012 yılı yasal defterinin 6762 TIK'nın m. 66.,69.,70.,82. gereği ticar? defterlerin ispat kuvveti bakımından açılış tasdikine ve kapanış tasdikine sahip olduğu, bu yönüyle sahibi lehine delil sayılması gerektiğine dair nihai takdir yetkisinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davalı tarafın 2009-2010-2011-2012 yvılı yasal defterinin, Bakırköv 8, Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla davalının defter ve kayıtları üzerinde 10.06.2013 tarihli bilirkişi incelemesi ile 2008, 2009. 2010 ve 2011 yılı ticari defterlerinin kapanış kaydının yaptırılmadığı, 2012 defterlerinin ise yaptırıldığı, Davacı şirketin davalı şirkete 06.11.2012 takip tarihinde , asıl alacak bakiyesi olan 158.426,48 TL asıl alacak için İzmir ...İcra Müdürlüğü... E sayı ile ödeme emri gönderdiği, 7 gün içinde ödeme talep ettiği, takip dayanağının şirket nezdindeki . Borç bakiyesi alacak olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 08.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe 12.11.2012 tarihinde itiraz ettiği, takibin durduğu, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla davalının defter ve kayıtları üzerinde 10.06.2013 tarihli bilirkişi incelemesinden özetle: davalının 2008 2009 2010 ve 2011 yılı ticari defterlerinin kapanış kaydının yaptırılmadığı, 2012 defterlerinin ise yaptırıldığı, delterlerin uşulüne uygun tutulduğu ve birbirini teyit İ tarihi itibari ile davalı şirketin davacı şirkete 17.089TL borçlu göründüğü ancak davalı şirketin keşif sırasında sundupu yazışmalardan davacı şirketten ...'ın davalı şirketten ... gönderdiği eposta ekinden resmi muhasebenin aksine davalının davacıdan 242.050TI. alacaklı göründüğü, dolayısıyla taraflar arasında bir resmi ve bir de gayri resmi olarak iki ayrı muhasebe kaydının tutulduğunun anlaşıldığı sonucuna varıldığı, Takipten sonra herhangi bir ödemenin davalı tarafından yapılmadığı, İcra takip tarihinden önce ETTK 92.madde/YTTK 94.madde gereği mevcut bakiye için taraflar arasında imzalı kaşeli bir cari hesap mutabakatı olmadığı, Dosya içerisinde taraflar arasında 31.10.2011 tarihli fiyat ve çalışma koşulları hususunda sözleşme olduğu, vade borçlanma ve ödeme başlıklı 8.maddede ödemeye ilişkin ceza, faiz vb. şart konulmadığı, İki tarafında tacir sayıldığı ve aralarında ftili bir cari hesap ilişkisi bulunduğu; ETTK 92.madde/YTTK 94.madde yerine getirilmediğinden, davacının davalıyı - takip tarihinden önce temerrüde düşürmediği, Dava ve takip konusu cari hesap muavin kayıtlarındaki işlemlerin (Fatura, ödeme vb.), DAVACI yasal defter kayıtlarına genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve VUK usulüne uygun olarak kaydedildiği, Sayın mahkemeniz tarafından Bankalardan müzekkere ile talep edilen çek ödeme teyit yazılarının ve çek kopyalarının gelmesi üzerine; Tablo 2'de tarafımızdan icmali hazırlanan cari hesap bakiyesini oluşturan, davacı yasal defter kayıtlarındaki işlemlerden, çek ile ödeme-havale (eft) kayıtlarının teyit edildiği, böylece davacı yasal defterlerinde kayıtlı bulunan, cari hesap hareketlerindeki çek ile ödeme-havale (eft) kayıtlarını ispatladığı, 10 Davacı taraf ticari defterleri üzerinden bakıldığında, davacı tarafından icra takibine konu edilen alacağın doğduğu, takip tarihi itibariyle, Davacı şirketin Davalı şirketten 158.426.48 TL asıl alacağı olduöğu Davalının borçlu görüldüğü), Takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere, davacının davalıyı icra takip tarihinden önce temerrüde düşürmemesi nedeniyle, takip tarihine kadar faiz talebinin yerinde olmadığı, kanaatine varılmıştır.
-09/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Dava dosyası ekinde mevcut 10.06.2013 tarihli , 28.11.2013 tarihli, 17.10.2017 tarihli her iki taraflar için düzenlenen Bilirkişi Raporları ve ekleri incelendiğinde davacının resmi ve her iki taraf karşılaştırmalı kayıtlarına göre 158.426,48-TL alacaklı olduğu, davalı tarafa ait gayri resmi hesap ekstresine göre de davalının 242.050,024-12.22=254.271,02-TL alacak bakiyesi görülmekte olup, gayri resmi kayıtlara göre mal ve hizmet tesliminin yapıldığını gösteren tevsik kabiliyeti olan belgeye ulaşılamamış olup nihai değerlendirme ve yetki hakimin takdirindedir.
GEREKÇE
Dava; itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce verilen 04/09/2014 tarih ve ... Karar sayılı kararı, Yargıtay... H.D.’nin 16.06.2015 tarih ve ... Esas ve Karar sayılı ilamı ile " Mahkemece, “deliller ve gerekçe” kısmının 2. paragrafında “… davalı şirketin resmi defter kayıtlarında davacı şirkete 17.089,66 TL borç bakiyesi olduğunu, ancak gayrıresmi muhasebe kayıtlarında ise davacı şirketten 242.050 TL alacaklı bulunduğunu belirlemiştir” denilmiş, 3. paragrafta “… davacıdan 158.426,48 TL alacaklı göründüğünü, 06/11/2012 takip tarihinde e-mail yazışmaları ekinde bulunan 30026 cari hesap kodlu (kalıp işi) başlıklı cari hesap dökümüne göre davalının, davacıdan 242.050 TL alacaklı göründüğü, 30026-02 cari kodlu "gelmesi gereken KDV” başlıklı cari hesap dökümüne göre de davalının davacıdan 12.221 TL alacaklı göründüğünü mütalaa etmiştir” denilmiş olmasına rağmen, son paragrafta 07.07.2014 tarihli raporda takip tarihi itibariyle davalının, davacıdan 158.426,48 TL alacaklı olduğu yolunda görüşünü tekrarlaması karşısında davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir” denilmiş olması, gerekçenin kendi içinde çelişkiye neden olduğu gibi, gerekçede yukarıda açıklandığı şekilde “davalının davacıdan alacaklı olduğu” belirtilmesine rağmen davanın kabulüne karar verilmiş olması da hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye neden olmuştur. Bu hal HMK’nun 297. maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile bozularak Mahkememizin... Esas sayılı sırasına kaydı yapılarak yargılama devam olunmuştur.
Mahkememizce verilen 09/02/2016 tarih ...Karar sayılı kararı, Yargıtay ... H.D.’nin 21/11/2016 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile"Dava, alacak talebine ilişkin olup ispat külfeti davacı alacaklıdadır. Ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması lehine delil olarak tek başına alacağın kanıtlanması için yeterli olmayıp aynı zamanda ticari defterlere kaydedilen belgelerinde usulüne uygun olması gerekir. Alınan bilirkişi raporuna davalı taraf gerekçelerini göstererek itirazda bulunmuştur. Bu durumda öncelikle alacaklıya talep ettiği alacağının dayanakları açıklattırılarak, tarafların dosyaya sundukları tüm deliller ve rapora yapılan itiraz dikkate alınarak konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması suretiyle oluşacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile bozularak Mahkememizin... Esas sayılı sırasına kaydı yapılarak yargılama devam olunmuştur.
Mahkememizce verilen 03/05/2018 tarih ve ...Karar sayılı kararı, Yargıtay ... H.D.’nin 03/03/2020 tarih ve... Karar sayılı ilamı ile " Mahkemece bozmaya uyulmuş ancak bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Taraflar arasındaki ilişkinin, davalı tarafından davacıya ayakkabı imal edilip teslim edilmesi davacının da bedelini ödemesi şeklinde olduğu ve taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının davalıya yaptığı ödemeleri, davalının da davacıya yaptığı ayakkabı teslimlerini ve bunların bedelini ispatlaması gerekir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, tarafların ticari defterlerini incelettirmek ve tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkın nereden kaynaklandığını tespit ettirerek bu farkla ilgili tarafların kendi lehlerine yaptıkları kayıtların dayanağı olan belgeleri sunmaları sağlanıp sonucuna göre davacının davalıdan bir alacağı olup olmadığının saptanması gerekir. Bu bağlamda davacının ödeme belgesi olarak dayandığı tüm çeklerin akıbetlerinin muhatap bankalardan sorulup, okunaklı ve onaylı örneklerinin getirtilerek temin edilip bilirkişiye incelettirilerek bu çeklerin davalıya teslim bordrolarıyla veya ciro zincirine göre davacı tarafından davalıya yapılmış ödeme sayılıp sayılamayacağı belirlenmelidir. Yine davalı tarafından davacıya yapılan mal satışlarına ilişkin faturalar ve bu faturalardaki malların teslimine ilişkin irsaliyelerdeki teslim alan kişilerin davacı şirket bünyesinde çalışıp çalışmadıkları belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." Mahkememizin ...sayılı sırasına kaydı yapılarak yargılama devam olunmuştur.
Bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporunda; Davacının resmi ve her iki taraf karşılaştırmalı kayıtlarına göre 158.426,48-TL alacaklı olduğu, davalı tarafa ait gayri resmi hesap ekstresine göre de davalının 242.050,024-12.22=254.271,02-TL alacak bakiyesi olduğu, davalı tarafından davacı tarafa ayakkabı tesliminin yapıldığını gösteren belge bulunmadığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜ ile;
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında davalının 158.426,48 TL alacağa yönelik yapılan itirazının İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında DEVAMINA,
2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 10.822,11 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 1.560,55 TL harcın düşülmesi ile kalan 9.261,56 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yatırmış olduğu 21,15 TL başvurma harcı 1.560,55 TL peşin harç toplamı olan 1.581,70 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu 814,65 TL'si tebligat-posta gideri, 7.530,00 TL'si bilirkişi ücreti ve 170,80 TL keşif gideri olmak üzere toplam 8.515,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 25.348,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!