T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/639 Esas
KARAR NO : 2024/156
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 31/07/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 14.07.2021 tarihinde, davacı müvekkili şirkete,... poliçe numarası ile 14.10.2020-14.10.2021 tarihleri arasında, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davalının maliki olduğu ... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza nedeniyle, davacı müvekkili şirketçe, davalıya, 27.06.2022 tarihinde 67.183,98-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiği, ancak, ... Sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuyla kazadaki kusur durumunun değiştiğini ve davalının %100 kusurlu olduğunu, kusur durumunun değişmiş olması nedeniyle davalıya ödenen maluliyet tazminatı bedelinin davalıdan iadesi gerektiğini, ödemenin iadesini teminen, 03.07.2023 tarihinde, Selçuk Arabuluculuk Bürosu ...E. Sayılı dosyası ile başvuru yapılmışsa da, davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı... plakalı yarı römorkun, trafik kaydı üzerine kesin hükme kadar devam etmek üzere ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı... plakalı yarı römorkun trafik kaydına kesin hükme kadar devam etmek üzere tedbir konulmasını, davalı borçlunun Selçuk İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, asgari %20’den aşağı olmamak üzere davalının-borçlunun davacı müvekkili sigorta şirketine inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Müvekkil 14.07.2021 tarihinde kendi sevk ve idaresinde bulunan aracı ile davacı yan tarafından ZMMS poliçesi bulunan... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, trafik kazasından dolayı maddi zararlarını tazmin etmek amacı ile 18.05.2022 tarihinde davacı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ve davacı sigorta şirketi tarafından 67.183,98-TL ödeme yapıldığını, müvekkili tespit edilmiş maluliyetinin %13, geçici iş göremezlik kaybının 120 gün, bakıcı giderinin ise 30 gün olmasından dolayı söz konusu ödemenin yetersizliği nedeniyle tekrar davacı şirkete başvuruda bulunulduğunu ancak ret cevabı verildiğini, ret cevabı üzerine tarafımızca ilgili maluliyetlerin tazmini için sigorta tahkim komisyonu'na başvurulmuşsa da uyuşmazlık hakem heyeti bilirkişi raporunda, kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur oranları değiştirildiğini, her ne kadar ilgili bilirkişi raporuna itiraz edilmişse de; itirazı dikkate alınmadan hakem kararı verildiğini ve dosya miktar itibariyle kesinleştiğini, ilgili kaza tespit tutanağına göre... plakalı araç sürücüsü... 2918 sayılı KTK’nın 56/1-a kuralını ihlal ettiğini, müvekkili ise aynı sayılı kanunun 84/D kuralını ihlal ettiği tespit edildiğini, kaza tespit tutanağı krokisinde de belirtildiği üzere; ... plaka sayılı aracın şeridi ortaladığı, kazanın şerit ortalanmış bir şekilde gerçekleştiğini, müvekkili acil tedaviye geçmesi nedeniyle ayrıntılı beyanlarının kaza tespit tutanağına işlenemediğini, ancak kolluk tarafından alınan ifadesinde birden önüne çıktığı için ani fren yaptığını, ... plaka sayılı aracın ani şerit değişikliği nedeniyle de müvekkilinin duramayarak arkadan çarptığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Hasar Dosyası, Poliçe, Kaza Tespit Tutanağı, Arabuluculuk Dosyası Son Tutanağı, Ödemeye İlişkin Ödeme Dekont, Tedavi Evrakları, İfade Tutanakları, Sigorta Tahkim Komisyonu Dosyası Kapsamında Alınan Bilirkişi Raporu, Bilirkişi İncelemesi, Selçuklu İcra Müdürlüğünün ...e. Sayılı İcra Dosyası, Yemin, Her Türlü Yasal Delil.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 13/12/2023 tarihli raporunun sonuç kısmına göre; "...Kazanın, kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde yani Sürücü... yönetimindeki çekici ile banket ve sağ şeridi ortalar vaziyette seyrettiği sırada gerçekleştiğinin kabulü halinde;
A) Davalı sürücü...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
B) Sürücü...ün kusursuz olduğu,
2.DURUM Kazanın, davalı sürücünün ifadesinde belirttiği şekilde yani Sürücü ... bankette iken sağ şeride geçmeye çalıştığı sırada meydana geldiğinin kabulü halinde;
A) Davalı sürücü ...'un kusursuz,
B) Sürücü ...'ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, sigorta teminatı olarak ödenen paranın zarar görenden iadesi talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Dosya kapsamının incelenmesinde, davalı...n 14/07/2021 tarihinde davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ... plaka sayılı araç ile davalının sürücüsü ve mali olduğu ... plaka sayılı araç arasında gerçekleşen trafik kazası nedeniyle yaralandığı, trafik kazası tespit tutanağında her iki araç sürücüsünün kusurlu bulunduğu, davalı tarafça davacı sigorta şirketine maluliyet zararının tazmini için başvuruda bulunulduğu, davacı şirket tarafından alınan aktüerya raporuna göre hesaplanan 67.183,98-TL tazminatın davalıya ödendiği, davalının bu süreçte Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde gerçekleştirdiği maluliyet zararı talepli başvurusunda düzenlenen bilirkişi raporunda davalı ...un asli ve tam kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacı şirketin bu bilirkişi raporu doğrultusunda davalıya ödenen maluliyet tazminatının hatalı ödeme niteliğinde olduğunu ileri sürerek iadesini talep ettiği, bu hususta başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin sigortalısı araç ile çift taraflı yaralamalı trafik kazasına karışan davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ödenen 67.183,98-TL'nin faizi ile birlikte davacı sigorta şirketine iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
3-Mahkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı hususunda rapor alınmış, dosyaya sunulan 13/12/2023 tarihli raporda ""...Kazanın, kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde yani Sürücü ... yönetimindeki çekici ile banket ve sağ şeridi ortalar vaziyette seyrettiği sırada gerçekleştiğinin kabulü halinde;
A) Davalı sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
B) Sürücü...'ün kusursuz olduğu,
2.DURUM
Kazanın, davalı sürücünün ifadesinde belirttiği şekilde yani Sürücü ... bankette iken sağ şeride geçmeye çalıştığı sırada meydana geldiğinin kabulü halinde;
A) Davalı sürücü...'un kusursuz,
B) Sürücü ...'ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
.." şeklinde görül bildirildiği görülmüştür.
4-Ödeme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77.maddesinde sebepsiz zenginleşme "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.
Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur."
78. Maddesinde "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir.
Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez.
Borç olmadığı hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümleri saklıdır."
şeklinde düzenlenmiştir.
5-,Davalının %100 kusurlu olduğu halde ödeme gerçekleştirildiği ileri sürülmüş olup, TBK'nın 78. maddesi uyarınca borç olmayan bir edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceğinden ödemenin yanlışlığa düşerek gerçekleşmesi halinde sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi istenebilecektir.
Somut olayda davacı şirketin gerçekleştirdiği ödemenin bila tarihli Dr.... tarafından düzenlenen "İş Kazası-Maluliyet Peşin Sermaye Değeri Hesabı" başlıklı hesap tablosunda gösterilen %50 kusur oranına göre yapıldığı, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağının ve sürücülerin kolluk ifadelerinin davacı şirkete sunulduğu, davacı şirketten gizlenen ve hatalı değerlendirme yapılmasına neden olabilecek herhangi bir yanıltma gerçekleştirildiğine dair iddia ve delil bulunmadığı, davacı sigorta şirketinin basiretli bir tacir gibi hareket ederek kusur oranı hususunda gerekli inceleme ve araştırmayı yaparak ödemede bulunması gerektiği, sonraki aşamada Sigorta Tahkim Komisyonu'na sunulan bilirkişi raporunda davalı %100 oranında kusurlu gösterilmiş ise de mahkememizce alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda 2 ihtimalli bir kusur dağılımı gerçekleştirildiği, buna göre kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımının tespitinin uzman incelemesi gerektirir nitelikte olduğu, mesleği sigortacılık olan davacı şirket tarafından bu hususta basiretli bir tacir gibi hareket ederek gerekli kusur incelemesi yapılmaksızın ödeme yapılmasından sonra ödenen paranın sebepsiz zenginleşme oluşturduğunun iddia edilebilmesi için bu ödemenin belirgin bir yanılgıya dayanması gerektiği, kendisine kaza ile ilgili bilgiler, kaza tespit tutanağı, kaza sonrası alınan sürücü beyanlarının sunulduğu dava dilekçesi ekinde yer alan hasar dosyası ile sabit olan davacı şirketin gerçekleştirdiği ödemenin yanılgıya dayandığının söylenemeyeceği, kaza tespit tutanağında kusur oranı gösterilmemesine rağmen davacı şirketin tazminat hesaplamasına esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda %50 kusur dağılımı gösterildiği, bu haliyle davacının ödeme sebebinin bir yanılgıdan ziyade değerlendirme hatası niteliğinde olabileceği, sigorta şirketinin kusur dağılımı noktasında kaza tespit tutanağı ile bağlı olmadığı ve kendi değerlendirmesi ile zarar talebini reddedebileceği veya kabul edebileceği, görülmekte olan uyuşmazlıkta davacı şirketin aktüer raporunda gösterilen %50 kusur oranına istinaden yine rapor doğrultusunda bir ödeme gerçekleştirdiği, sonraki tarihte davalının %100 oranında kusurlu olduğuna dair bilirkişi görüşü sunulmuş olsa dahi Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin "Davalılarca, davacıya borçlu olmadığı bir meblağın ödettirilmesi amacı ile aleyhine cebri icra yapılmadığı gibi açılmış bir dava da söz konusu değildir. Yapılan ödemenin temeli; davalılarca yapılan başvuruya ve davacı sigorta şirketince bizzat alınan aktüer raporuna dayanmaktadır. Davacı sigorta şirketinin aktüer hesabını yaptırdığı ve ödeme yaptığı tarihte sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu yaklaşık iki yıl önce ceza mahkemesince verilen beraat kararı ile sabittir. Davacı sigorta şirketinin aktüer raporunun tanzimi sırasında, ki bu tarih 2009 yılı olup, raporda açıkça iddianamede belirtilen kusur raporunun esas alındığı, bu kusurun raporda uygulanacağı belirtilmiştir. Aktüer raporu ve ödemenin tarihinin 2009 yılı, beraat kararının 2007 yılı oluşu ve aktüer raporunda ceza dosyasına atıf yapılarak tazminat raporu hazırlanması davacı sigorta şirketinin basiretli bir tacir gibi davranmadığını göstermektedir. Tüm bu veriler ışığında davacı sigorta şirketince yapılan ödemenin hataen yapıldığı iddiası mesmu olmayıp, dinlenemez. Davacı sigorta şirketince ödeme yapıldığı tarih itibari ile ölenin tam kusurlu olduğu bilinebilecek bir durumdur. Davacı tarafça yapılan bu ödeme hataen olmadığı gibi cebri icraya dayalı bir ödeme de değildir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir." (... Esas,... Karar) şeklindeki kararında da vurgulandığı üzere sigorta şirketinin kusur oranını bilebileceği durumlarda hatalı ödeme iddiasının dinlenemeyeceği, somut olay özelinde değerlendirme yapılması gerekirse, davacı şirketin sigorta tazminatı ödemesi öncesinde kazaya ilişkin verileri daha dikkatli değerlendirip gerektiği takdirde bilirkişi raporu alarak ödeme yapabileceği halde adli trafik alanında uzmanlığı bulunup bulunmadığı anlaşılmayan aktüerya raporunda gösterilen kusur oranına ve trafik kaza tespit tutanağına istinaden gerçekleştirdiği ödemenin haten gerçekleştirildiğinin kabulü mümkün olmadığından sebepsiz zenginleşme şartlarının oluşmadığı değerlendirilmekle davanın reddine karar verilmiştir.(Benzer yönde değerlendirme için bkz: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi 2019/1363 Esas, 2021/1814 Karar sayılı ilamı:
Davacıya ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı aracın 10.01.2008 günü çarpışması sonucu meydana gelen kazada davalıların desteği...n öldüğü, kaza tutanağına göre olayın gelişimi ve sürücülerin kusur dağılımına göre davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...’ün olayda diğer sürücü ile eşit oranda yarı yarıya kusurlu değerlendirildiği, kazadan sonra davalılardan anne ...a eşit olarak 5.423,00 TL toplam 11.581,00 TL'nin 24.10.2008 tarihinde ödendiği, akabinde davalılar tarafından Erzurum... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...lı dosyasından anne ve babaya 922,00 TL destekten yoksunluk tazminatı, 415,00 TL işlemiş faiz, 500 TL vekalet ücreti ve 100 TL masraf olmak üzere 1.937,00 TL'nin 30.01.2013 tarihinde ödendiği, Erzurum..Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında davacıya sigortalı aracın sürücüsü ...ün olayda kusurunun bulunmadığından beraatine hükmedildiği ve kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin kararıyla onanması üzerine davacı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin tahsili için davalılar aleyhine takip başlattığı, davalıların takibe itirazı üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ödemenin sigorta şirketi tarafından rızaen yapılmış olmasına, davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddinde bir isabetsizlik olmamasına göre, davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin HMK.nun 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.)
6-Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olması gerektiği, davacı sigorta şirketinin sebepsiz zenginleşme iddiası ile daha önce davalıya ödediği tazminat bedelini iade istemesinin kötü niyeti göstermeyeceği, ayrıca davacının kötü niyetini ispatlar başkaca bir delil de sunulmadığı dikkate alınarak kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin olarak alınan 911,61-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 484,01-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 2.340,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
22/02/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!