WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İZMIR 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/560 Esas
KARAR NO : 2024/160
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait... plakalı aracın dava dışı ... sevk ve idaresinde iken 02.03.2023 tarihinde, saat 08:27 sıralarında, İzmir İli, Konak İlçesinde seyir halindeyken, davalı İzmir Elektrik Su Havagazı Otobüs ve Troleybüs Genel Müdürlüğü'ne ait, davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki... plakalı aracın çarpması neticesinde hasarlandığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalıların sorumluluğundaki ...ürücüsü %100 kusurlu olup bu durum kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporundan da anlaşıldığını, bu nedenle davalıların, müvekkiline ait araçta meydana gelen zararları gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketir, Türkiye çapında ikame araç sağlayan saygın bir araç kiralama şirketi olduğunu, davalılar sorumluluğundaki aracın haksız fiili ve kusuru ile meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkiline ait aracın hasarlandığını ve onarım geçirdiğini, müvekkilİ, aracının onarımda kaldığı süreçte aracını kiraya veremediğini ve iş durması nedeniyle kazanç kaybına uğradığını, müvekkilinin uğramış olduğu kazanç kaybı zararının davalılar tarafından giderilmesi gerektiğini, söz konusu kazanç kaybının tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından borca haksız olarak itiraz edildiğini, davalıların haksız itirazının iptali ile müvekkilinin zararının tahsilinin gerektiğini, işbu sebeplerle, müvekkilinin uğramış olduğu iş durması zararının giderilmesi amacıyla dava açma zorunluluğumuz doğduğunu, fazlaya dair tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere; İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında, borçluların icra takibine yaptığı itirazın 2.000,00-TL yönünden iptaline ve takibin devamına, %20 den az olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; İzmir ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyaya yapılan haksız itirazın 2.500,00-TL yönünden iptaline ve takibin devamına, %20 den az olmamak üzere davalı aleyhine ayrı icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ESHOT Vekili, cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olay haksız fiil niteliğinde olup, Türk Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu'nda düzenlendiğini, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmediğinden ve İdaremizin tacir sıfatı bulunmadığından, Asliye Ticaret Mahkemesinin uyuşmazlığın giderilmesinde görevli mahkeme olması mümkün değildir. Davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, görev itirazında bulunduğu, Dava dilekçesinde, kaza tutanağında ve ekspertiz raporunda İdaremiz otobüsünü kullanan sürücünün yüzde yüz kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçe gösterildiğini, davacı iddialarını kabul etmediklerini, Trafik kaza tutanakları kesin delil niteliği taşımadığından, sadece kaza tutanağına dayanılarak kusur tespitinde bulunulmasının mümkün olmadığını, haksız açılan davanın reddi gerektiği, kazanç kaybı belirlenirken, davacının aracını çalıştırmaması nedeniyle zorunlu giderleri olan yakıt ve amortisman gibi masrafları yapmadığı göz önüne alınarak bu miktarların mahsubu ile net kazanç kaybının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, dava konusu alacak likit olmayıp -alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden yasal şartları oluşmayan işbu talebin reddedilmesi gerektiği, borçlar kanunu hükümleri gereğince davayı... A.Ş. ihbar edilmesi, davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davalı ..., ESHOT Genel Müdürlüğü'nde otobüs şoförü olarak çalıştığını, 02.03.2023 tarihinde, idaresindeki ESHOT Genel Müdürlüğü'ne ait, ... plakalı belediye otobüsü ile seyir halindeyken... plakalı araca çarpmasıyla maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, davacı yan, kaza nedeniyle ortaya çıkan kazanç kaybı bedeline ilişkin İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosya üzerinden takip açıldığını, taraflarınca itiraz edilmiş olup davacı yanca işbu itirazın iptali davası açıldığını, Davacı ESHOT Genel Müdürlüğü kamu hizmeti verilen kamu kurumu niteliğinde bir kurum olup, dava haksız fiilden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin olduğunu, haksız fiilden doğan ilişkiler Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlendiğini, müvekkili sürücü ... tacir olmayıp araç maliki Eshot Genel Müdürlüğü de kamu hizmeti yaptığını, ticari bir ilişki söz konusu olmadığından bu durumda Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmadığından davanın, dava şartı görev yönünden reddine karar verilmesini, kaza tarihinde kaza tespit tutanağı üzerinde kusur tespiti trafik ekiplerince yapıldığını, müvekkilinin kazanın meydana gelişinde kusuru bulunmadığını, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkiline kusur yüklenmişse de bu yerinde olmadığını, kusur tespitinin bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi gerektiğini, kazanç kaybı, ticari amaçla kullanılan araçların kaza sırasında kullanılamayacak duruma gelmesi sonucu araç sahibinin bu aracı kullanamamasından kaynaklandığını, her ne kadar davacı tarafından aracın hasarı nedeniyle belirli bir süre kullanılamadığı iddia edilmişse de dava dilekçesinde bunu somut olarak gösteren bir delile rastlanmadığını, kazanın meydana gelişinde davacı sürücünün kusursuz olduğunu tekrarla birlikte, davacının talebini somut delillerle ispatlaması gerektiğini, talep edilen kazanç kaybı bedelinin fahiş olduğunu, bilirkişilerce inceleme yapılarak meblağın belirlenmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 19/12/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla,
Trafik Kuralları İhlali Yönünden:
... plaka sayılı davalı belediye otobüs sürücüsü... ER 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/a maddesini ihlal eti kazanın oluşunda Etken Olduğu,
... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü... meydana gelen kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
İkame Araç Bedeli Yönünden:
Söz konusu aracın Ekspertiz Raporunda yer alan hasarlı “ön tampon, sağ ön çamurluk kısımları” onarımının düzenli bir çalışma ile makul onarım süresinin mesleki bilgilerimize dayalı 5 gün olduğu,
2022 model... JOY 1.3 TCE EDC otomobilin konseptinde bir aracın olay tarihi itibarıyla güncel günlük kiralama bedelinin 800,00 TL. mertebesinde olduğu, Ülkemizde geri tarihlere yönelik veri tabanının olmaması, yaşanan enflasyon nedeniyle aylık bazda değişen bedeller ve dolar kuru endeksi dikkate alınarak somut olayda, Kamu İhale Kurumu Fiyat Güncelleme tablosu çarpanları kullanılarak 02.03.2023 riziko tarihi itibarıyla günlük kiralama bedelinin 600,00 TL. mertebesinde olduğu, arz ve izah edilen hususlara bağlı ikame araç bedeli (600,00 TL. x 5 gün) =3.000,00 TL olarak hesaplanmıştır.
Arz ve izah edilen nedenle nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla 3.000,00 TL olarak hesaplanan ikame araç bedelinden davalıların riziko tarihi itibarıyla yasal faiziyle müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası sonrasın araçtan faydalanılmayan günler için oluşan ikame araç/kazanç kaybı ücreti zararının tahsili talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Davalı taraflarca görev yönünden itirazda bulunulmuş ise de, davacı şirketin araç kiralama sektöründe faaliyet gösteren bir ticaret şirketi olduğu, davalı araç maliki şirketin de özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren bir ticaret şirketi olduğu, belediye iştiraki olmasının şirketin tacir sıfatına etkisinin bulunmadığı, kazayı gerçekleştiren aracın da ticari nitelikte otobüs olduğu, bu haliyle uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu değerlendirilmiş ve görev itirazları yerinde görülmemiştir.
4-Mahkememizce davalıların kusur sorumluluğunun tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 19/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun kusura ilişkin bölümünde dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü ...'in kural ihlali nedeniyle meydana geldiği, davacıya ait aracın sürücüsü dava dışı ...'ın kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı taraflarca kusur yönünden itirazlar ileri sürülmüş ise de, trafik polisi tarafından kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında da davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönünde görüşle tutanak düzenlendiği, kazanın gerçekleşme şekline göre sağ şeritten sol şeride geçmeye çalışan davalıya ait otobüsün manevrası nedeniyle kazanın meydana geldiği, şeridinde seyretmekte olan davacıya ait aracın kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığı gözetilerek davalı araç sürücüsünün asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
5-Davacı tarafça aracın onarımı süresince kiraya verilmemesi nedeniyle oluşan kazanç kaybı talep edilmiştir.
Mahkememizce araç onarımı konusunda uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporuna göre davacıya ait araçta meydana gelen hasarın 5 günlük sürede onarılabileceği, onarım süresince kaza tarihi itibariyle günlüğü 600,00-TL'den olmak üzere 3.000,00-TL bedel ile emsal nitelikte bir araç temin edilebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Kazanç kaybı talebi yönünden yapılan değerlendirmede, aracın 6 gün süresince onarımda geçecek süre boyunca kiralanamayacağı, bu süre zarfında ayrıca bir belge veya araç kiralaması yapıldığı ispat edilmesi gerekmeksizin, araçtan faydalanma imkanı bulunmamasının zararın oluşması için yeterli kabul edileceği, davacının araç kiralama şirketi olarak faaliyet gösterdiği ve günlük rayiç kiralama bedeli kadar zararının oluşacağının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Aracın amortisman giderlerinin kira bedelinden düşülmesi gerekip gerekmediği hususunda yapılan değerlendirmede, aracın vergi, bakım ve sair masraflarının belirli periyotlar halinde gerçekleştirildiği ve tamir süresinde kullanılmaması nedeniyle bunlardan tasarruf edilemeyeceği, aracın yakıt masraflarının da kiracı tarafça karşılanacağı dikkate alındığından bu yönlerden indirim uygulanmaksızın günlük kiralama bedeli üzerinden hesaplanan toplam 3.000,00-TL zarar oluştuğu kabul edilmiştir.
6-Davacı vekili tarafından sunulan 03/01/2024 ıslah dilekçesi ile dava değeri 2.000,00-TL'den 2.500,00-TL'ye yükseltilmiştir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, bilirkişi raporu ile tespit edilen günlük kiralama bedeli 600,00-TL'nin dosya kapsamına ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, ıslah dilekçesinin itirazın iptali davasında aranan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde sunulduğu, bu haliyle başlangıçta talep edilen 2.000,00-TL tazminatın ıslahla 2.500,00-TL'ye yükseltilebileceği gözetilerek ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça zarar miktarlarına takip talebinde yasal faiz uygulanması talep edilmiştir. Davalılarca faiz oranına karşı itirazda bulunulmuş ise de alacak miktarına yasal faiz uygulanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulmuştur.
7-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de dava konusu uyuşmazlıkta kusur dağılımı ve zararın miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olmadığı değerlendirilmiş ve inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 2.500,00-TL'lik kısım yönünden iptali ile takibin 2.500,00-TL asıl alacak yönünden itiraz öncesi koşullarda devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Alacak likit nitelikte görülmemekle inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 10,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 237,70-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 2.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL ile ıslah harcı olarak alınan 10,00-TL toplamı 189,90-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı ile 318,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.400,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 3.897,9‬0-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı ... vekilinin ve davalı ...vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/02/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır