T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/442 Esas
KARAR NO : 2024/149
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2019
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde;... plakalı müvekkiline ait ... marka, 3L tip, 2011 model hususi araç kırmızı ışıkta beklerken davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araç duramayarak müvekkilin aracına çarpması sonucu 07/06/2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kaza Tespit Tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna (tramer) göre davalı sigorta şirketinin sigorta kapsamında olan... plakalı araç tam kusurlu bulunduğunu, kaza sonucu müvekkil aracı hasar görmüş olup, aracın hareket kabiliyetinin kaza sonucu tamamen ortadan kalktığını, onarım için aracın serviste kaldığını, bu süre boyunca aracın kullanılamadığını, aracın kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırıldığını, değişen her hangi bir parçası bulunmadığı gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik söz konusu olmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, müvekkiline ait araçta kaza sonrası meydana gelen değer kaybının, kazada tam kusurlu olan ... plakalı aracın sigortacısı ... Sigorta Şirketi tarafından tarafımıza ödenmesi gerektiğini, kazaya ilişkin olarak müvekkili aracında oluşan değer kaybı için sigorta şirketine 11.09.2018 tarihinde başvuru yapıldığını, taraflarına 20.09.2018tarihinde 1.601,64-TL ödeme yapıldığını, müvekkili aracında oluşan değer kaybı gözetildiğinde yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, belirterek yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, haklı davamızın kabulü ile, müvekkile ait araçta meydana gelen 500,00-TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirli hale gelmesi halinde harcın tamamlamak üzere) değer kaybı bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Dava dilekçesinde bahsi geçen 07/06/2018 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 10/11/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... numaralı ZMMS (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 33.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, Poliçe Genel daha önce yapmış oldukları ödeme dolayısıyla bakiye tazminat borcu kalmadığını, müvekkili sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında ve - ekspertiz raporu doğrultusunda 1.601,64-TL değer kaybı tazminatı davacılara ödendiğini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, kusur oranı ve zarar miktarının mahkemeniz tarafından tespiti gerektiğini, genel şartlar ekine göre hesaplama yapılması gerektiğini, aracın önceki hasarlarının da incelenmesi gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, temerrüte düşmediklerini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Mahkememizce yargılamanın sürdüğü sırada dosyaya "İbraname ve Sulh Anlaşması" başlığı ile 05.02.2024 tarihli evrak sunulmuşsa da sunulan evrakta sadece davacı vekilinin imzasının bulunduğu, davalı taraf vekilinin imzasının yer almadığı anlaşılmakla işbu yazı metninin Sulh Anlaşması niteliğini taşımadığı ve İbranameden ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin UYAP sistemi üzerinden 09/02/2024 tarihinde gönderdiği dilekçesiyle dava konusu talepler konusunda sulhen mutabakata varıldığını bildirerek karşılıklı olarak masraf ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığının bu kapsamda davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. 09.02.2024 tarihli işbu dilekçe FERAGAT olarak kabul edilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Feragat; HMK'nun 307. maddesine göre davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile, feragat eden taraf dava dilekçesinin istem bölümünde istemiş olduğu haktan tamamen veya kısmen vazgeçer feragat mahkemeye karşı yapılacak tek taraflı bir açıklama ile olur bunun geçerliliği için karşı tarafça (davalı) ya da mahkemece kabul edilmesine gerek yoktur. Çünkü, davacı feragatle istemiş olduğu haktan vazgeçmektedir.
Feragat; bir usul işlemidir ve aynı zamanda bir maddi hukuk işlemidir. Davadan feragatla maddi olarak istenen haktan da feragat edilmektedir. HMK'nın 309 maddesi gereğince, feragat davanın görüldüğü mahkemeye karşı, hüküm verilmeden önce olabileceği, hüküm verildikten sonra da kesinleşinceye kadar dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. HMK 312. maddesine göre feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Keza HMK. 311 madde gereğince feragat kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur.
Şu halde, davacı vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu feragat dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu olan sebepler ortadan kalktığı için davasından vazgeçtiğini ve davasından feragat etmek istediğini dilekçesinde belirttiği görülmekle ve feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurup davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu da gözetilerek işbu davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekili, 05.02.2024 tarihli dilekçesi ile davacı taraftan yargılama gideri ve avukatlık ücreti talebi bulunmadığını beyan etmiştir.
Taraf vekilleri arabuluculuk ücretine ilişkin olarak herhangi bir beyanda bulunmamış olmaları ve davacının davasından feragat etmiş olması nedeniyle zorunlu arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-. Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 383,20-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davalı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5- Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
6- Kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/02/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
¸e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!