WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/170
KARAR NO: 2024/202
DAVA: Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 08/01/2019
KARAR TARİHİ: 22/02/2024

--------- sayılı görevsizlik kararı gereği dava dosyası mahkememize tevzi edilmekle işbu esasa kaydedilmiştir.

DAVA:Davacı vekili görevsizlik kararı veren mahkemeye sunduğu 08/01/2019 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, 07.09.2015 günü saat 12.15 civarında ------- Mh. ------- No; -------- noktasındaki-------- otobüs durağından yolun karşısına geçmekte iken, bu sırada aynı yolun üzerinde ikinci(sol) şerit üzerinde seyir halinde olan, davalı --------, yönetimindeki eşine ait -------- plaka sayılı aracının sağ ön kısmı ile müvekkiline çarparak müvekkilini ağır yaraladığını, kazadan sonra hemen hastaneye kaldırılan müvekkilinin, uzun süre yataklı ve ayakta tedaviye tabi tutulduğunu, ameliyatlar geçirdiğini ve malulen çalışabilir kaydıyla tedavisinin bitirildiğini, olayın meydana gelmesinde asli kusurlu sürücü --------- olduğunu, ceza dosyasında mevcut tahkikat evrakı kapsamı ile de sabit olduğu üzere davalının, önündeki -------- durağına girip duran otobüsün arkasında durmayarak sağını, solunu ve önünü kontrol etmeden hızını azaltmadığını ve hızını arttırarak kontrolsüz bir şekilde sol şeride geçtiğini, bu sırda karşıya geçmek için yolu bitirmek üzere olan müvekkilinin dikkate almadan, durması ve hızını azaltması gerekirken, tam aksine hızlı bir şekilde yoluna devam ettiğini, kolluktaki ifadesinde de itiraf ettiği üzere, yanındaki arkadaşı kendisini ikaz ederek hızını azaltmasını istemiş olmasına rağmen, bunun da gereğini yapmamış ve adeta kazaya davetiye çıkardığını, eğer dikkatli bir sürücü gibi tedbir almış olması halinde aracını sağ şeride geçirerek de kazayı önleyebileceğini, müvekkiline çarpmamak için herhangi bir fren ve manevra yapmadığının da yine ceza dosyasına verilen bilirkişi raporlarındaki tespitlerle sabit olduğunu, zira olay yerinde herhangi bir fren ve manevra izine de rastlanmadığını, yine bu davalının hızının da çok yüksek olduğu hususunun ceza dosyası kapsamı ile sabit olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamı davalı sürücüde olduğunu, müvekkilinin ise yolun karşısına geçerken sağını ve solunu kontrol ettikten sonra yolu geçmeye başladığını sağ şeridi bitirdiğini ve sol şeridi de bitirmek üzere iken davalı --------- sürdüğü aracın aniden şerit değiştirerek yolu bitirmek üzere olan müvekkiline çarptığını, dolayısıyla olayın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kaza tarihinde usta kuaför olarak çalıştığını ve aylık net 2.400-TL kazanç sağladığını, ancak kazadan sonra mesleğini yapamadığından işini kaybettiğini, 9 ay işsiz kaldığını, şu anda ise bir markette usta kasap olarak çalışmakta ve aylık net 2.650-TL ücret aldığını, eğer kazadan önceki mesleğinde çalışmış olsaydı aylık ücretinin şu anda 3.000-TL nin üzerinde olacağını, kaza nedeniyle eski mesleğini yapamayan müvekkilinin kazancında da azalma olduğunu, müvekkilinin maddi tazminatının hesaplanarak ödenmesi için; kazaya karışan ------ plaka sayılı aracı ------ sigortalayan davalı sigorta şirketine tarafımızdan 15.01.2016 tarihinde müracaatta bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin tamamen subjektif değerlendirmeler yaparak, müvekkilinin daimi maluliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile talebimizi ret ettiğini, böylece sırf tazminat ödemekten kaçınmak için kötüniyetle hareket ettiğini, bu nedenle sigorta şirketine karşı yasal yollara başvurma haklarını da saklı tutulduğunu, ret kararını 03.01.2019 tarihinde mail yolu ile taraflarına bildirdiğini, dolayısıyla dava konusu alacaklarımızın hüküm altına alınması için huzurdaki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, ceza dosyasına gelen hastane raporlarından da anlaşılacağı üzere, olay sonucu ağır yaralanan müvekkilinin kaburga kemikleri kırılmış vücudunun çeşitli yerlerinde yaralanmalar ve deformasyonlar meydana geldiğini, kazadan sonra tam sağlığına kavuşamadığını ve sürekli işgöremezliğe maruz kaldığını, müvekkilinin vücudunda meydana gelen kırıkların ve hasarların hayati fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu hususunun ceza dosyasına gelen hastane raporları ile de sabit olduğunu, bu halde müvekkilinin maruz kaldığı geçici tam işgöremezlik tazminatı ile sürekli kısmi işgöremezlik tazminatlarının hüküm altına alınması zorunluluğu olduğunu, yine müvekkilinin kaza nedeniyle 10.000-TL den fazla fizik tedavi masrafı, yol yol masrafı ve diğer masraf yapmış olup, bu masrafların da davalılar tarafından tazmininin gerektiğini, kaza nedeniyle işini de kayıp ettiğini, yerine eleman alındığından önceki işine dönemediğini, yeni iş buluncaya kadar 9 ay işsiz kaldığını, müvekkilinin bu zararından da davalıların sorumlu olduğunu, müvekkilinin mesleğini değiştirdiğini ve daha düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda kaldığından da dolayı da zarara uğradığını, davalıların müvekkilinin bu kaybından da sorumlu olduğunu, müvekkilinin olaydan duyduğu ve ömrünün sonuna kadar duyacağı elem ve acının derecesinin yüksek olduğunu, müvekkilinin kaza anında çok yüksek derecede şiddetli ağrıya dayanamadığını, bilincini kayıp ettiğini ve bayıldığını, tedavi süresince geçirdiği ameliyat ve tedaviler nedeniyle yüksek derecede acılara maruz kaldığını, ömrünün sonuna kadar sakat bir insan olarak anılmak ve yaşamını sakat olarak sürdürmek zorunda kalmasının da kendisini ömrünün sonuna kadar manevi acıya maruz bırakacağını, bütün bu acıların bir nebze dindirilmesi ve gerekli manevi rastlanmanın sağlanması için taraflarından talep edilen manevi tazminatın tamamının hüküm altına alınmasının gerektiğini, maddi tazminat davasının belirsiz alacak davası olduğunu, maddi tazminatın tamamının yargılama içinde tespit edilmesinden sonra bakiye harcını tamamlamak kaydıyla şimdilik 10.000-TL daimi ve geçici işgöremezlik tazminatı ile tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000-TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü olan davalı ----- tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı -----vekili görevsizlik kararı veren mahkemeye sunduğu 16/06/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu kazanın, davalı müvekkilinin ------ sularında iki şeritli yolun sağ şeridinde ----- istikametinde seyir halinde iken olay mahalli olan otobüs duraklarına gelindiğinde önündeki belediye otobüsünün yolcu indirmek için iyice yavaşlaması üzerine sol şeride geçip ikinci vitesteki bir hızla otobüsü solladığı esnada otobüsün önünden yaya olarak aniden yola fırlayan davacıya aracının sağ ön kısmıyla çarpması şeklinde meydana geldiğini, bu çarpma neticesinde davacının yaralandığını, davalının sevk ve idare ettiği araçta ise maddi hasar oluştuğunu, davaya konu maddi olayla ilgili olarak açılıp kesinleşen --------sayılı ceza dosyası içinde mevcut “kaza tespit tutanağı” ile olay günü polis tarafından sıcağı sıcağına ifadeleri alınan davacı ve davalıya ait ifade tutanaklarının bir arada değerlendirildiğinde, maddi vakıanın arz edilen şekilde cereyan ettiğinin belli olduğunu, hal böyleyken davacının, davalıya kusur izafe edebilmek için, dava dilekçesinde maddi olayla (kazanın oluş şekliyle) bağdaşmayan, maddi olayı çarpıtan, maddi olayı değiştirmeye matuf yeni ve çelişkili iddialar öne sürdüğünü, gerçeğe aykırı olarak senaryolaştırılan o iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, dahası davacının, “davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmayarak” 6100 Sayılı Kanunun “Dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü” başlıklı 29. maddesindeki yükümlülüklerini de açıkça ihlal ettiğini, dava dilekçesinde, ceza yargılamasına atıfta bulunularak kazanın meydana gelmesinde davalının “tam kusurlu”, davacının ise “kusursuz “olduğu iddiasının doğru olmadığını, gerçekten de; davaya konu kazadan hemen sonra (aynı gün) tutulan “kaza tespit tutanağında”, kazanın meydana gelmesinde davacının/yayanın “tam kusurlu” olduğunu, davalının/sürücünün ise “kusursuz” olduğunun tespit edildiğini, savcılık soruşturması kapsamında hazırlanan 23.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; müştekinin/davacının “asli kusurlu”; şüphelinin/ davalının ise “tali kusurlu” olduğu yazılı olduğunu, ------- dosyasıyla görülen ceza davasında --------- tarihli Raporun birinci sahifesinde “irdeleme” başlığı altında yapılan değerlendirmede ise, sanığın/davalının “tali kusurlu”; buna karşılık müştekinin / davacının “asli ve ağırlıklı derecede kusurlu” olduğu tespitine yer verildiğini, olayın oluş şeklinin nazara alındığında ise kazanın meydana gelmesinde davalıya atfedilebilecek hiçbir kusur olmadığını, olayın yukarıda arz edilen oluş şeklinin, ceza dosyası kapsamına göre davalının aracını kaza anında ikinci viteste kullandığını, bu vitesteki bir aracın hızının en fazla 30-35 km kadar olabileceğini, duracak kadar yavaşlamış bir otobüsün arkasındaki bir aracın hızının zaten bundan daha fazla olamayacağını, belirtilen hızın yolun o bölümündeki hız sınırlarının altında olduğunu; davacının, otobüsün önünden yola aniden fırlaması sebebiyle davalıya kendini gösterip fren yapacak bir mesafe bırakmadığı (davacının yolu hiç kontrol etmeden kendini adeta seyir halindeki aracın önüne atar gibi otobüsün önünden aniden fırladığı) hususları ve özellikle de kazanın meydana geldiği yerin 38 metre ilerisinde ışıklı bir yaya geçidi mevcut olmasına rağmen davacının yaya geçidini kullanmayarak göz göre göre taşıt yoluna fırlamış olması karşısında ve 2918 sayılı Kanunun 68/b-3. maddesinde yayaların 100 metre mesafede yaya geçidi bulunan yerlerde karşıdan karşıya geçmek için taşıt yolunu kullanmalarının kesin olarak yasaklanmış olması da nazara alındığında, olayda, davalı müvekkiline izafe edilebilecek hiçbir kusur olmadığını, kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi, olayın meydana gelmesinde kusurun tamamının davacı yayaya ait olduğunu, davacının, kazadan bir süre sonra fizik tedavi için ----------- hastaneye gittiğini ve adı geçen hastaneye fizik tedavi gideri olarak 10.000.-TL ödediğini iddia edip, belirtilen tutarın harcını da ödeyerek maddi tazminat olarak talep etmiş ise de, ceza davasında adı geçen hastaneye yazılan müzekkereye verilen 26.10.2016 tarih ve 690 sayılı cevabi yazıda, “yapılan incelemede --------- sorulan konuyla ilgili hastanemize müracaatının olmadığı, fizik tedavi veya kazayla ilgili başkaca bir tedavinin tarafımızdan verilmediği tespit edildi” dendiğini, bu durumda, davacının fizik tedavi masrafına ilişkin iddiasının mesnetsiz olduğundan, davacının buna ilişkin maddi tazminat talebinin her halükarda reddinin gerektiğini, dosyada, davacının davaya konu trafik kazası sebebiyle geçici yahut devamlılık teşkil eden bir maluliyeti olduğuna ilişkin ilgili kurumlarca usulünce verilmiş herhangi bir rapor olmadığını, kaldı ki kaza neticesinde oluşan yaralanma, kişinin maluliyetine yol açabilecek nitelikte bir yaralanmanın da olmadığını, bu sebeple, davacının “geçici tam işgöremezlik” ve “sürekli kısmi işgöremezlik” adı altında hiçbir harç ödemeksizin dile getirdiği tazminat taleplerinin de reddinin gerektiğini, esasen, davacının belirtilen işgöremezlik iddialarına dayalı harcı yatırılmış bir talebi olmadığından, bu hususta karar verilmesinin mümkün de olmadığını, öte yandan, davacının gerek kazadan önce gerekse kazadan sonra başka birinin yanında ücretli ----olarak çalıştığını iddia ettiğine göre, davacının aldığı ücreti/geliri tanıkla ve emsal ücret araştırmasıyla ispatlamasının mümkün olmadığını, buna muvafakatlerinin de olmadığını, davacının, kaza tarihi itibariyle elde ettiği geliri/ücreti, çalıştığı kurumların---------- bildirdiği ücret bordroları ve banka kayıtlarıyla ispatlamasının gerektiğini, aksinin kabulünün mümkün olmadığını, kazanın oluş şekline göre somut olayda davalıya izafe edilebilecek hiçbir kusur olmadığından davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, manevi tazminat olarak istenen tutarın da fahiş olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın, öncelikle zamanaşımı itirazının (def’imiz) sebebiyle reddine; esasa girildiği takdirde ise davanın haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı----- vekili görevsizlik kararı veren mahkemeye ---- tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının, ---- meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması nedeni maddi tazminat talebi ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, davaya konu trafik kazasına karışan --- plakalı araç müvekkili olan şirket nezdinde ----- geçerli olmak üzere--------- numaralı ---- olduğunu, kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkili olan şirketin sorumlu olabileceği teminat limitinin 290.000,00TL olduğunu, ancak teminat limitini bildirmiş olmalarının, kesinlikle davayı kabul ettikleri anlamını taşımadığını, müvekkili olan şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlara ilişkin sorumluluğunun; sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, hasar dosyası kapsamında davacının muayene edildiğini ve özürlülük ölçütü yönetmeliğine göre kaza sonucu yaralanmasının maluliyetine neden olmadığının tespit edilmiş olup anılan nedenle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranının tespiti için dosyanın ------- gönderilerek özürlülük ölçütü yönetmeliği’ne göre rapor alınmasını, kusur durumlarının tespiti için dosyanın ------------ gönderilmesini, davacının geçici iş göremezlik talepleri sigorta teminatı dışında olup reddinin gerektiğini, davacının tedavi giderlerine ilişkin taleplerinin---------- sorumluluğunda olup davanın sosyal güvenlik kurumu’na ihbar edilerek, kurumun yasal hasım olarak davaya dahil edilmesini, davacının kaza nedeni ile bakıma ihtiyacı bulunup bulunmadığı hususunun maluliyet raporu haricinde hekim bilirkişiden alınacak ayrı bir rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının bakıcı ihtiyacı bulunduğunun tespiti halinde yapılacak hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılmasını, davacının bakım ihtiyacı aile içersinden karşılanıyor olması halinde tazminattan %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının ulaşım giderleri ve kazanç kaybına ilişkin talepleri dolaylı zarar niteliğinde olup trafik sigortası teminatı kapsamı dışında olduğunu, söz konusu taleplerin müvekkili olan şirket yönünden reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, tazminata hükmedilmesi halinde, faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınmasını, davacının kalıcı maluliyeti bulunmadığından davanın esastan reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise; Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği’ne göre maluliyet raporu alınması amacıyla dosyanın ---- sevkine, kusur raporu alınması için dosyanın-------- sevkine, davacının yaralanması nedeni ile bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespiti için hekim bilirkişiden rapor alınmasına, davacının tedavi gideri talebinin müvekkil şirket yönünden reddi ile davanın sosyal güvenlik kurumu’na ihbarı ve Kurum’un davaya yasal hasım/dahili davalı olarak dahil edilmesine, davacının geçici iş göremezlik, yol giderleri ve kazanç kaybına ilişkin tazminat taleplerinin sigorta teminatı kapsamında bulunmaması nedeni ile reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:------- sayılı dava dosyası,---- tarihli müzekkere cevabı hasar dosyası ve poliçe sureti , ---- kusur raporu, ---- kusur raporunda sonuç olarak: "Mevcut verilere göre; Davalı sürücü ------------- sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay mahalli otobüs durağında duraklamakta olan otobüsün solundan geçmeden evvel mahal şartlarını dikkate alıp yaya çıkabileceğini öngörüp gerekli ikazda bulunarak kontrollü olarak geçiş yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla olayda tali kusurludur. Davacı yaya ------, karşıya geçmek için olay mahalli yakınında bulunan yaya alt geçidini kullanmadığı, buna rağmen karşıya geçmeden evvel yaklaşan araçların seyir durumlarını kontrol etmesi, yaklaşan araçlara ilk geçiş hakkını vermesi, müsaitlik durumuna göre kontrollü olarak karşıya geçmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, otobüs durağında duraklamakta olan otobüsün önünden kontrolsüzce karşıya geçişi sırasında meydana gelen kazada asli kusurludur. Bu hususlar muvacehesinde, olayda; Davalı sürücü ---- %20 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ----- %80 oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor ibraz etmiştir.
------- tarihli müzekkere cevabı,
----- tarihli müzekkere cevabı,
----- tarihli müzekkere cevabı,
------ Karar sayılı raporu,
-----Karar sayılı raporunda sonuç olarak: "Mevcut belgelere göre; ---- doğumlu, -- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor ibraz etmiştir.
----- tarihli müzekkere cevabı,
------ tarihli müzekkere cevabı,
------ tarihli müzekkere cevabı ile 1.031,04 TL ödeme yapıldığı belirtilmiştir.
-Davacının ----- dökümü,
-Aktüerya Uzmanı bilirkişinin 23/05/2022 tarihli raporu,
-Aktüerya Uzmanı bilirkişi mahkememize sunduğu 23/05/2022 tarihli raporunda sonuç olarak: "Davacı ------ Aylık Geçici İş göremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararının 897,32 TL olduğu" şeklinde rapor ibraz etmiştir.
--------tarihli müzekkere cevabı,
-Aktüerya Uzmanı ve -----tarihli ek raporu,
-Aktüerya Uzmanı ve -------- tarihli ek raporunda sonuç olarak: "1. Seçenek:( yasal asgari ücrete göre yapılan değerlendirmede) Davacı ---- (3) Aylık Geçici İş göremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 897,32 TL, 2.Seçenek :( Davacının aylık net kazancı olarak belirtilen miktar üzerinden yapılan değerlendirmede) Davacı ------ (3) Aylık Geçici İş göremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 1.440,00 TL, Davacı ------- Tedavi Gideri Sebebiyle Maddi Zararı = 400,00 TL olduğu " şeklinde ek rapor ibraz etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili,07.09.2015 davalı-------plakalı araç ile yaya olan davacıya çarparak yaralanmalı kaza meydana geldiğini müvekkilini ağır yaraladığını olay nedeniyle müvekkilinin şimdilik 10.000-TL daimi ve geçici işgöremezlik tazminatı ile tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve 50.000-TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü olan davalı ------- tahsilini talep etmektedir.Davacı vekili 17/01/2024 tarihli beyan dilekçesi ile 10.000 TL maddi tazminat talebinden1.400 TL geçici iş göremezlik sebebiyle, 600 TL daimi iş göremezlik sebebiyle, 8.000 TL tedavi giderleri ve yol masrafları sebebiyle tazminat talebinde bulunulduğuna ilişkin beyanda bulunmuştur .Dosya kapsamında yer alan tescil kayıtlarında ---- plakalı aracın kaza tarihinden dava dışı ----- adına hususi kullanım amacı ile tescilli olduğu, kaza tarihinde sürücüsünün davalı --- olduğu, kaza tarihide davalı--------- sigortalı olduğu ve Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. madde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur" hükmünü içermektedir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. madde hükmü incelendiğinde, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde hükmün yer aldığı görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90'ıncı maddesinde de maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. Atıfta bulunulan 6098 sayılı TBK'nın 49 ve devamı maddelerinde ise haksız fiillerden doğan borç ilişkileri başlığı altında düzenleme yapılmış olup, anılan kanunun 49.madesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile bir başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.Türk Borçlar Kanunu'nun 53. Maddesi ile ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:"1. Cenaze giderleri.,2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" BK 54. maddesi ile düzenlenen bedensel zararlar ise "1. Tedavi giderleri, 2. Kazanç kaybı., 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar , 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" şeklinde düzenlenmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.TBK'nın 61. Maddesine göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.Aynı şekilde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu(KTK)'nıun 88. Maddesine göre de Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.(KTK Madde 97)Sigorta şirketinin sorumluluğu, kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitlerle sınırlıdır.(KTK Madde:93)Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.(KTK Madde:95/1).Sürücü ve araç maliki haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşmüş olur.(TBK Madde: 117/2)Yukarıdaki açıklamalar gereğince; davaya konu trafik kazasında davalı------ plakalı aracı kullanırken yaya olan davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığı, TBK 49. maddesi kapsamında zarar veren, davalı -------- KTK 85. maddesi kapsamında aracın sürücüsü ve davalı sigorta şirketinin kazaya karışan aracın sigortacısı sıfatlarının bulunduğu, davalıların davacının trafik kazası nedeni ile meydana gelen maddi zararından zarar veren davalının kusuru oranında davacıya karşı müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının trafik kazasından kaynaklanan manevi zararları yönünden ise davalı ---- kendi kusuru oranında sorumlu olduğunun kabulü gerekmiştir.Davacının maluliyet oranının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirmede; ------- raporunda davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.Dava konusu kaza ile ilgili olarak -------- sayılı dosyası üzerinden ceza davası açıldığı, davalı ------ tali kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle yaralanma suçundan adli para cezası ile cezalandırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiştir.---- kusur raporu ile davalı sürücü---- %20 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ----- %80 oranında kusurlu tespit edilmiş ve kusur tespitinin ceza dava dosyası ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.Davacının uğramış olduğu maddi tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmeye göre; Trafik kazasına ilişkin tarafların kusur durumları ceza dosyası ile uyumlu olarak tespit dildiği ve dava konusu --- plakalı aracın sürücüsü olan davalı -------kusur oranında davalıların sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacıda meydana gelen maluliyet durumunun tespit edilmesi amacıyla rapor tanzim edilmesi üzerine trafik kazası nedeni meydana gelen maddi zararlarının hesaplanması için dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişinin ---- tarihli ek raporunda yasal asgari ücrete göre yapılan değerlendirmede davacı ------ Aylık Geçici iş göremezlik sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararını 897,32 TL, davacının aylık net kazancı olarak belirtilen miktar üzerinden yapılan değerlendirmede (3) Aylık geçici iş göremezlik sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararı 1.440,00 TL olduğu ve tedavi gideri sebebiyle maddi zararı 400,00 TL olduğu belirtilmiş olup------ tarihli yazı cevabında 2015 yılında alabileceği emsal ücretin 2.850,00 Tl olduğunun belirtilmesi ve --------- birlikte değerlendirildiğinde kaza tarihinde davacının aylık net kazancı olarak belirtilen 2.400,00 TL üzerinden yapılan hesaplamanın yerinde olduğu kanaatine varılarak tarafların kusur durumu da gözetilerek davacının (3) aylık geçici iş göremezlik sebebiyle nihai ve gerçek maddi zararının 1.440,00 TL, tedavi gideri sebebiyle maddi zararı 400,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davacının sürekli maluliyetinin tespit edilmemiş olması hususu da gözetilerek denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli aktüerya uzmanı bilirkişi heyetinin 06/06/2023 tarihli raporu birlikte değerlendirilerek davacının maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile dava konusu 1.400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının , 400,00 TL tedavi ve yol gideri tazminatının davacının faiz talebinde bulunmaması hususu da gözetilerek taleple bağlılık ilkesi gereğince davalı-------- (kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının tedavi ve yol gideri talebi yönünden fazlaya ilişkin isteminin reddine, sürekli maluliyet bulunmadığından 600,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine dair kanaate varılarak maddi tazminat istemi yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davacının manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede ;manevi tazminat isteyebilmek için, hukuka aykırı bir şekilde bedensel zarara ya da ölüme neden olunmalı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, zarar verenin az çok kusuru ya da kusuru olmasa bile sorumluluğa ilişkin koşullar oluşmalı ve zarar görende olay nedeniyle ruhsal sarsıntı meydana gelmiş olmalıdır. Manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinin kendisine verdiği takdir hakkını hukuka ve hakkaniyete göre kullanıp, ona etkili olan nedenleri objektif bir şekilde değerlendirmeli ve hak sahibine vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Aslolanın insan yaşamı olduğu gözetilerek, bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı zararın telafi edilmesinin olanaksızlığı nedeniyle yakınlarında oluşan derin ızdırabı bir nebze olsun dindiren miktarda olmalı, elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar ve eski kalıplardan çıkılarak zarar vereni de dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek miktarda caydırıcı olmalıdır. ----- Bundan ayrı manevi tazminatın, maddi tazminatın olmadığı ya da yetersiz kaldığı hallerde tamamlayıcı denkleştirici yönüyle bir sosyal ihtiyacı karşılama işlevi de göz önüne alınmalıdır.----İlgili yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, meydana gelen trafik kazası sonucu davacının kaza nedeniyle yaralanması nedeni ile duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; davacının yaralanmasının şekli ve niteliği, iyileşme süresi, gördüğü tedaviler, olayın meydana geliş şeklinin davacı üzerindeki etkisi, zararın ağırlığı, kaza anında yaşadıkları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının kusur durumu, ----- belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve------- sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü göz önünde bulundurulduğunda; Mahkememizce davacının n yaralanmasının şekli ve niteliği iyileşme süresi, kusur durumu, kaza tarihindeki paranın alım gücü de değerlendirilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile dava konusu 6.000,00 TL manevi tazminatın davalı ---- alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının maddi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile,
a-Dava konusu 1.400,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının taleple bağlılık ilkesi gereğince davalı ---------(kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-Dava konusu 400,00 TL tedavi ve yol giderinin taleple bağlılık ilkesi gereğince davalı---------- (kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olarak) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
c-Dava konusu 600,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile,
a-Dava konusu 6.000,00 TL manevi tazminatın davalı -------- alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğinc alınması gerekli olan 532,81 TL harçtan , başlangıçta peşin olarak alınan 44,40 TL ile 160,53 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 327,88 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatılan 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç ve 160,53 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 249,33 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 737,50 TL posta ve müzekkere gideri, 143,50 TL tebligat gideri, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 300,00 TL ATK fatura gideri toplamı olan 3.681,00 TL yargılama giderinin, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 478,53 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, arda kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı -------- tarafından yargılama sırasında yapılan posta ve tebligat gideri 50,00 TL yargılama giderinden kabul-ret oranına göre hesaplanan 48,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arda kalan kısmın davalı sigorta şirketinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ------- tarafından yargılama sırasında yapılan posta ve tebligat gideri 25,00 TL yargılama giderinden kabul-ret oranına göre hesaplanan 21,75 TL'nin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, arda kalan kısmın davalının kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/1-2 maddeleri uyarınca hesaplanan 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalılar ------ yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden ve red sebebi aynı olduğundan, red edilen maddi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/3 maddesi uyarınca 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
10-Davacı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/1 maddesi uyarınca hesaplanan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı ---- yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden red edilen manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 10/2 maddesi uyarınca 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı --- verilmesine,
12-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ------ vekilinin yüzüne karşı, , diğerlerinin yokluğunda, maddi tazminat talepleri yönünden miktar itibariyle kesin , manevi tazminat talebi yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------------ Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/02/2024