T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/640 Esas
KARAR NO:2024/135
DAVA: Menfi Tespit (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/12/2020
KARAR TARİHİ:20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkili aleyhine ----- sayılı icra dosyası ile ilamsız takip başlattığını ancak müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını davalı tarafın yöneticileri tarafından ----- merkezi bulunan ----de katılımı bulunan ---- isimli ------- inşaatında ----- demir işi yapımının üstlenildiğini, müvekkili şirketin maliki ----- bizzat işçi olarak çalışmak kaydı ile işçi işveren ilişkisi tesis ettiğini, ilk aşamada ---- temsilcisi olan ---------- de ortağı olduğu ---- yem fabrikasının çelik ihalesi sebebiyle almış olduğu işin görülebilmesi için ---- parseldeki eski fabrikayı satın alarak buranın tadilatının yapılarak kendi işine (Yani -------- Fabrikası işi için yapılacak imalatları ve ihale ile aldığı işle ilgili imalatları yapmak için -------- bulunan hızarhane olarak bilinen ağaç işleme fabrikasını aldık ve bu aldığı yerde yani hızarhaneyi tüm tadilat ve tamirat ve demir imalatlarını yaparak çelik ve demir işleyen atölye haline getirdik, kapsı dahi olmayan, zemini olmayan, çatısı ağaç ve branda olan bu alanı 45 gün içinde demir çelik işleyen atölye haline getirildi) hazır hale getirilmesini, ve bunu da müvekkilimin ve bulacağı işçi arkadaşlarla yaptırmasını istediğini tadilat için de 13/01/2016 tarihinde başlayıp 26/02/2016 tarihine kadar ----------- ait iban numarasına toplam 42,275 TL yapılan tadilat için gereken işçi giderlerine yönelik giderler sebebiyle ödeme gönderdiğini tüm işlemlerin faturası ----- adına faturalandırılmış olduğunu ve davalının muhasebe departmanına teslim edildiğini, bu süreçte tüm çalışanların müvekkili şirket tarafından ---- davalı yanında başlatıldığını, çalışan işçilerin maaşlarını müvekkili şirketin ----- şubesinde bulunan hesabına gönderdiğini ve müvekkilinin işçilere maaşlarını ve haklarını ödediğini beyan ederek -----icra dosyasında davalıya müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan ödemenin avans ödemesi olduğunu, davalının avans ödemesine rağmen davacının anlaşılan işin ifasına başlamadığını ve işçilerin maaşını ödemediğini bu nedenle müvekkilinin maaşları ödediğini davacı yanın yüklendiği işi ifa etmemesine rağmen ödemeyi iade etmediğini bu nedenle takip başlatıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.----- müzekkere yazılarak ---isimli dava dışı üçüncü kişilerin hizmet dökümü istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.--------sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınmıştır.Tanık ------- tarihli duruşmada; “ Ben --- sahibiyim, ------ isimli yem fabrikası inşaatında davacı şirket çalışmamıştır, ben o işi ona vermedim, farklı şehirlerden taşeronlar getirerek o işi yaptırdım, 600 tonluk demir işi ------Fabrikasında yapılmıştır, bu işi ben davacıya verdim, ancak bu işi davacı hiç yapmadı, yaptığı işler maddi değeri çok düşük olan işlerdir, --------- yapımında çalıştırmak üzere kendi işçilerini getireceğini söyledi, benden bazen haftada bir bazen iki haftada bir avans istedi, bende gönderdim, benim gönderdiğim para dediğim gibi avans ödemesidir, ancak ------ işçilerinin maaşları için herhangi bir ödemem olmamıştır. Davacı taraf kendilerine verdiğimiz işi yapmayınca dava dilekçesinde belirtilen işçileri ben ----- bünyesinde istihdam ettim, maaşlarını ve ---------primlerini ödedim ve davacının yapmadığı işi biz kendimiz yaptık hatta bu işin yapılması için dışardan da işçiler buldum. Toplam 600 ton demir işinin bize olmasını beklediğimiz maliyeti 2,5-3 milyon TL civarında iken davacının yapmış olduğu işlerin maddi karşılığı en fazla birkaç günlük yevmiye bedeli kadardır.” şeklinde beyanda bulundu.Tanık ----- tarihli talimat duruşmasında; “ Beni ----- organizede ki iş yerine çağırdılar, 4-5 ay beni çalıştırdılar. Ondan sonra ---- ayrıldı gitti, ondan sonra maaşımı ustabaşı olan ---- bana veriyordu, ----- benim ve benle birlikte bir sürü işçilerin maaşını gönderiyordu. Başka bir bilgim görgüm yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ------ tarihli talimat duruşmasında; “ Ben davalı şirkette sigortalı olarak çalıştım. Ancak maaşım ------- ait davacı şirket tarafından ödemiştir. Taraflar arasındaki alacak verecek ilişkisini bilmiyorum. Ben davalı şirketin işi olan ----- kaynak ustalığı yaptım. Davalı şirket sigortalısı olarak çalıştım. Ancak benim maaşlarım davacı şirket tarafından ödenmiştir. Ben maaşlarımı davacı şirket temsilcisi ----- elden teslim aldım. Buna ilişkin aramızda tutanak tutulmadı.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık ----------tarihli talimat duruşmasında; Ben davalı şirkette sigortalı olarak çalıştım. Ancak maaşım ----- ait davacı şirket tarafından ödemiştir. Davalı şirkete ait ---- imalatına montajlama için davacı şirket temsilcisi ---- birlikte işçi temin edip işi üstlendik. Müteahhit firma davalı şirket olduğu için ben ve diğer işçiler davalı şirket adına sigortalı olarak gösterilmek zorunda kaldık. Bende bu şantiyede ustabaşı olarak çalıştım. Maaşlarım davacı şirket temsilcisi ------- tarafından elden ödendi. Buna ilişkin kendi aramızda tutanak tutmadık. Ancak davacı şirket muhasebecisi ------- hanım yapılan işlemlere ilişkin tüm bilgi ve belgeleri davalı şirkete gönderiyordu.” şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı yanın ticari defterlerini incelemek ve rapor tanzim etmek üzere ------ Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup talimat mahkemesince hazırlanan raporda özetle; davacı tarafın ---- yılı yasal defterlerinin açılış onayının bulunduğu kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, yine ---- yevmiye defterinin açılış kapak sayfasının bulunmadığı, ----- yılı yasal defter sayfalarının boş olduğu, herhangi bir yevmiye kaydı içermediği ve HMK 222.maddesine yasal defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşımadığının tespit edildiğini --- tarihli ödeme dekontlarına göre ----- yıllarında 19 adet dekont karşılığında toplam ---- avans ödemesinin davacı şirketin ----- bulunan ---- gönderildiğini, davacı şirketin -----yıllarına ait yasal defterleri boş olduğu için söz konusu ödemelerin hangi hesaba kayıt edildiğinin tespit edilemediğini, davacı tarafın dava dosyasına sunmuş olduğu tutanaklarda tarih bilgilerinin yer almadığını, söz konusu tutanaklara göre ---- Giderleri olmak üzere toplamının 76.650,00 TL olduğu belirtmiştir.Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve rapor düzenlenmesi için dosya mali müşavir bilirkişi ile sözleşme hukuku bilirkişiye heyet halinde tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, davalı defterlerine göre takip tarihi itibari ile davalının 115.298,40 TL alacaklı olduğunu belirtmişlerdir.Dava ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.Uyuşmazlık; ----- sayılı takibi kapsamında davacının borçlu olup olmadığı, bir başka anlatımla ispat yükü göz önünde bulundurularak davalı şirketin davacıdan alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmıştır.4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır. -------Somut olayda davalı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacıya avans ödemesi gönderildiğini ancak davacının anlaşılan işin ifasına başlamadığını bu nedenle avans ödemesinin iadesi için takip başlattıklarını iddia etmiş davacı taraf ise taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul etmekle beraber davalının işçi ücretleri için para gönderdiğini bu süreçte tüm çalışanların müvekkili şirket tarafından ----- davalı yanında başlatıldığını, çalışan işçilerin maaşlarının işbu para ile ödendiğini iddia etmiştir. Taraflar arasında imzalı herhangi bir sözleşme ya da belgeye rastlanmamış olmakla birlikte her iki tarafın kabulü ile taraflar arasında ticari ilişki olduğu sabittir. İhtilaf konusu davalı tarafça yapılan ödemenin avans ödemesi olup olmadığı noktasındadır. Bu aşamada taraf defter ve kayıtları incelenmiş olup davacı defterleri usulüne uygun tutulmadığı belirlenmiş öte yandan davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu lehine delil mahiyetinde olduğu ve davalı defterlerinde takip tarihi itibari 115.298,40 TL alacaklı olduğu sabittir. Ve yine davalı defterlerinde bedelin iş avansı olarak gönderildiği sabittir aksinin davacı tarafça eş mahiyette bir belge ispatlanması gerekmekte olup davacı buna ilişkin delil dosyaya sunmamıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 2.115,39 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.687,79 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineyi irat kaydına,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 19.819,15 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!