WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/831 Esas
KARAR NO:2024/159
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/10/2022
KARAR TARİHİ:22/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı tarafla ticari ilişkisinden kaynaklı faturadan kaynaklanan alacağının doğduğunu, davalıdan 3.057,99 TL müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla 08.10.2021 tarihli 500,72 TL miktarlı ve 11.04.2022 tarihli 2.532,19 TL olan tutarlı iki faturanın konu olduğu ------- sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve davalı tarafça vekili aracılığı ile haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz edildiğini, taraflarınca arabuluculuk alternatif çözüm uyuşmazlığı yoluna başvurulduğuve devamında; ------- Arabuluculuk Numaralı dosyasının görüşme sonucunda anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, müvekkili şirket ile davalı taraf arasında alım satım işlemi neticesinde, müvekkili şirket tarafından gerekli faturaların düzenlendiğini, bilirkişi marifetiyle, müvekkili şirketin ticari evrakları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde alacağın varlığının açıkça ortaya çıkacağını, alacağın tahsili noktasında yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, nitekim davalı tarafın kötü niyetli ve soyut beyanlar içeren itirazıyla duran takip sonucu müvekkili şirketin alacağına kavuşamadığını, ticari defterlerin incelenmesi sonucu ortaya çıkacağı üzere davalı tarafın kötüniyetli bir şekilde itiraz ettiğini, bu sebepten ötürü davalı taraf hakkında %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile ------sayılı takibe konu itirazın iptali ve takibin devamına, kötüniyetli itiraz eden davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borçlulardan ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenizde görülmekte olan dosya kapsamında dava dilekçesi, tensip zaptını içerir tebligatın 21.11.2022 tarihinde “iş yerinde daimi çalışana teslim” şeklinde tebliğ edildiğini, taraflarınca davanın öğrenilmesi tarihi olan 09.01.2023 tarihinde dosyaya vekaletname sunulduğu ve süre uzatım talebinde bulunulduğunu, süre uzatım taleplerinin 23.01.2023 tarihli ara karar ile reddedildiğini, müvekkili ile ilgili iş yerinde bulunan -------arasında 01.08.2021tarihinde iş yeri işletme sözleşmesi imzalandığını,-----tarafından sözleşmede yer alan unsurlara uyulmaması nedeniyle ---------yevmiye numarası ile sözleşmenin fesih edildiği ihtar edildiğini, yani taraflar arasında geçerli ve devam eden bir sözleşme bulunmadığı,------ şahıs ilgili iş yerinde işgalci konumunda bulunduğunu, davalı müvekkilinin ilgili işletme ile ilgili olarak bir sorumluluğu, dahli söz konusu olmadığını, söz konusu işletmede işgalci konumunda bulunan ----- müvekkiline ait pos cihazını izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kullanması nedeniyle ------ ihbarda bulunulduğunu, işletmede işgalci konumda bulunan------- tarafından O tarihten itibaren pos cihazı kullanılmaya devam edildiği, müvekkilinin açık bir şekilde mağdur edildiğini, davacı firmanın müvekkiline karşı başlatmış olduğu icra takibinin hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki ------ yapmış oldukları harici görüşmelerde ilgili firmaya ödemelerin yapıldığı ancak buna rağmen ödeme yapılmamış gibi icra takibi başlatıldığının anlaşıldığını, ekte sunmuş oldukları dekont uyarınca ilgili davacı firmaya karşı -----tarihinde---------- ödeme gerçekleştirildiğini, sonuç olarak davalı müvekkili tarafına gönderilmiş olan tebligatın usulsüz şekilde iş yerinde bulunan ve işgalci konumundaki kişiye tebliğ edildiğini, müvekkilinin dava konusu işlem ile ilgili olarak bir hukuki sorumluluğu bulunmadığını, h: ıpmıiş oldukları görüşmede de davacı tarafa ödeme yapıldığının açık bir şekilde görüldüğünü, haksız ve hukuka aykırı şekilde başlatılmış olan icra takibi nedeniyle davanın reddine karar verilerek %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme zaruriyetinin doğduğunu, tüm bu nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı şekilde açılmış olan davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile aralarında akdi veya cari hesap ilişkisi bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,----- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- celp edilmiş, ---- davacının esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş, ----- davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş, tarihli bilirkişi raporu alınmış, 16.10.2023 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 16.10.2023 tarihli raporunda özetle, "...Ayrıntıları yukarıdaki bölümlerde arz edilen davacı tarafından ibraz edilen ticari defterler ve tüm dosya muhteviyatı belgeler üzerinde yapılan incelemelerde; Dava dosyası içerisinde davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi belirleyen yazılı bir sözleşme görülemediği, Davacı -----Tarafından davalı -----------hakkında 500,72 TL fatura alacağı * 23,21 TL işlemiş faiz 4 2.532,19 TL fatura alacağı * 1,87 TL işlemiş faiz olmak üzere 3.057,99 TL tutarında ki toplam alacağın yıllık 969,00 yasal faiz) faizi ile birlikte tahsili talebi ile ----------- sayılı dosyası ile 18.04.2022 tarihi itibariyle takibe geçtiği, davalı taraf inceleme tarihimiz itibariyle herhangi bir ticari defter ve kayıt ibraz etmediğinden davalı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamış olup, davalıların ihtilafa düştüğü dava konusu alacak bakiyesinin tespitinde davacı kayıtları ve dosya muhteviyatı belgeler esas alındığı, davacının ticari defterlerinde 18.04.2022 takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şahıstan 3.032,91 TL alacaklı olduğu, bu cari hesap bakiyesinin 2.532,19TL.lık kısmının davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş vade farkı faturasından kaynaklandığı, Vade farkı faturası ile ilgili olarak dava dosyası içerisinde alacağın hangi tarihte ödeneceğine ve ödenmemesi halinde vade farkı uygulanacağına dair taraflar arasında kararlaştırılmış bir anlaşma olmadığı, ödeme vadesinin belirlendiği bir sözleşme bulunmadığı, taraflar arasında teamül haline gelmiş bir vade farkı ilişkisinin bulunmadığı, incelenen davalı adına tanzim edilmiş faturalarda “son ödeme tarihinin” belirtildiği/yazılı olduğu bu durumda davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş ve Cari hesap bakiyesinin içerisinde yer alan vade farkı faturasının kabul edilip edilmeyeceği hususunun Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Sayın Mahkemeniz tarafından ; Vade farkı faturasının kabulü halinde davacının davalıdan 3.032,91 TL. alacaklı olacağı, Vade farkı faturasının kabul edilmemesi halinde davacının davalıdan 500,72 TL. alacaklı olacağı, Alacağın hangi tarihte ödeneceğine dair taraflar arasında kararlaştırılmış net bir vade olmadığı, dava dosyası içerisinde davacının mevcut borcun ödenmesine dair davalıyı temerrüde düşürecek bir ihtar veya ihbarda bulunduğunu gösteren bir belge mevcut olmadığından 18.04.2022 tarihi itibariyle davacı tarafından takibe geçilerek borçlunun temerrüde düşt bu durumda davacı tarafından takip talebinde işlemiş faiz talep edilemeyeceği yönündeki görüşümün Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ------- üzerinde yapılan bilirkişi incelmesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalının inceleme gününde ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşılmıştır. Davalı tarafından defter ibrazından kaçınılması sebebiyle HMK 22/3 maddesi gereği davacı defter ve kayıtlarının esas alınması gerekmektedir. Ancak davacı tarafça takip konusu edilen faturalardan 11/04/2022 tarihli 2.532,19-TL'lik faturanın vade farkı faturası olduğu görülmüştür. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere taraflar arasında vade farkına ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığı gibi bu yönde oluşmuş bir teamülde bulunmamaktadır. O halde davacının 11/04/2022 tarihli 2.532,19-TL'lik faturaya yönelik talebinin yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve 500,72-TL'lik faturaya alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin ve vade farkına ilişkin fatura alacağı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının -------- sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 500,19-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------ Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ------üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının ---------sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile 500,19-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 100,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.800,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.992,7‬0-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 325,91-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 255,17-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 1.304,83-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 500,19-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 2.557,80-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/02/2024