T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/806 Esas
KARAR NO: 2024/139
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 10/10/2022
KARAR TARİHİ: 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalının gerçek kişi tacir olduğunu, müvekkilinin kendisine ait kamyon nitelikli aracıyla davalı tarafından talep edilen projelerde nakliye hizmetini verdiğini, bu verilen hizmetlerden davalı tarafın sorumluluğunda olan yol asfaltlama projesinde kendi aracıyla 30.09.2018 tarihinde asfalt nakliyesi hizmeti vererek davalıdan olan 141.600 TL alacağı için davalı gerçek kişi tacire fatura kesmiş ve tebliğ edildiğini, faturanın ticari defterlere işlendiğini, davalı tarafından faturaya itiraz edilmediğini, ödenmeyen fatura nedeniyle -------- esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini, yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu, dava konusu alacağın likit olduğunu, davalının icra takibini durdurarak alacağın tahsilini engellemek için itiraz ettiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL için iptali edilmesini, itirazın iptalini takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, husumet yönünden itirazda bulunduklarını, davacı ile müvekkili arasında borç-alacak ilişkisinin bulunmadığını, huzurdaki davaya dayanak ilamsız icra takibi yapıldığını, tarafların ticari şirket olmadığını, mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin ------- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcunun olmaması nedeniyle takibe itiraz ettiklerini, davacının itirazın iptali için iş bu davayı 1.000,00 TL tutarında kısmi dava olarak ikame ettiğini, öncelikle hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, itirazın iptali davasının icra takibine bağlı dava olduğunu, taraflar arasında nakliye sözleşmesinin bulunmadığını savunarak; davanın usulden ve esastan reddini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME:-------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü.
Mahkememizce alınan 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin ibraz ettiği 2018 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamalarının yasal sürede yaptırılmış olduğu, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının yasal sürede yaptırılmamış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmadığı. Ticari defterlerinin delil mahiyetinde olup, olmadığı sayın mahkemenin takdirindedir.
Davalı şirketin ibraz ettiği 2018 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür.
2. Takip Konusu Alacak Yönünden:
Davacının incelenen ticari defterlerine göre 31.12.2018 itibariyle davalından 141.600 TL alacaklı olduğu.
Davalının ticari defterlerine göre 31.12.2018 tarihi itibariyle davalı tarafa 95.000 TL borçlu olduğu görülmekle,
Dava takibe konu olan faturanın KDV hariç 120.000 TL, KDV dahil 141.000 TL olduğu dikkate alındığında, davacı alacağını KDV hariç 120.000 TL'nin tutarın alacak kayıt edildiği, 21.600 TL KDV tutarının davacı alacağına eklenmediği, iş bu KDV tutarının davacı alacağına eklenmesi ile 31.12.2022 tarihi itibariyle davalının davacıya olan borcunun 116.600 TL (95.0004-21.600) tutarından olduğu hesaplanmaktadır.
Dava ve takibe konu edilen faturanın davacı tarafından 2018 yılı BS formu ile bildirimin yapılmadığı, davalı tarafından 2018 yılı BA formu ile bildirimin yapılmış olduğu.
Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere,
Dava ve takibe konu edilen faturaya ilişkin olarak davalı tarafından davacı tarafa 22.06.2018 tarihinde 13.000 TL, 17.08.2018 tarihinde 10.000 TL ve 05.12.2018 tarihinde 2.000 TL olmak üzere toplam 25.000 TL ödeme yapıldığının kabulü halinde, davacının davalıdan olan alacağını 116.600 TL olduğu.
Dava ve takibe konu edilen faturaya ilişkin olarak davalı tarafından davacıya yapılan bir ödeme yapılmadığının kabulü halinde, davacının davalından olan alacağının 141.400 TL olduğu.
---------- verilerinden 01.07.2022 takip tarihi itibariyle yasal faizi oranının yıllık %9 olduğu görüldüğünden, talebe bağlılık ilkesi gereği davacı asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faizi yürütülebilecektir." hususları tespit edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki yük taşınmasına ilişkin taşıma sözleşmesi kaynaklı olarak davacı tarafından davalıya kesilen ve dava konu takip dayanağı olan 30/09/2018 tarihli -------- sıra numaralı 141.600,00 TL bedelli fatura nedeniyle davacının başlattığı--------Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali olarak açılmış, 28/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile aynı alacaktan kaynaklı olarak alacak davasına dönüştürülmüştür. Dava fatura alacağına dayalı itirazın iptali davasıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları"nı düzenleyen 203. maddesi uyarınca "(1)Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir: a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler. (...)"04/09/2023 tarihli bilirkişi raporu ile aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür: Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:Davacı şirketin ibraz ettiği 2018 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamalarının yasal sürede yaptırılmış olduğu, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının yasal sürede yaptırılmamış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmadığı,Davalı şirketin ibraz ettiği 2018 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği,Takip Konusu Alacak Yönünden:Davacının incelenen ticari defterlerine göre 31.12.2018 itibariyle davalından 141.600 TL alacaklı olduğu.Davalının ticari defterlerine göre 31.12.2018 tarihi itibariyle davalı tarafa 95.000 TL borçlu olduğu,Dava takibe konu olan faturanın KDV hariç 120.000 TL, KDV dahil 141.000 TL olduğu dikkate alındığında, davacı alacağını KDV hariç 120.000 TL'nin tutarın alacak kayıt edildiği, 21.600 TL KDV tutarının davacı alacağına eklenmediği, iş bu KDV tutarının davacı alacağına eklenmesi ile 31.12.2022 tarihi itibariyle davalının davacıya olan borcunun 116.600 TL (95.0004-21.600) tutarından olduğu,Dava ve takibe konu edilen faturanın davacı tarafından 2018 yılı BS formu ile bildirimin yapılmadığı, davalı tarafından 2018 yılı BA formu ile bildirimin yapılmış olduğu,Dava ve takibe konu edilen faturaya ilişkin olarak davalı tarafından davacı tarafa 22.06.2018 tarihinde 13.000 TL, 17.08.2018 tarihinde 10.000 TL ve 05.12.2018 tarihinde 2.000 TL olmak üzere toplam 25.000 TL ödeme yapıldığının kabulü halinde, davacının davalıdan olan alacağını 116.600 TL olduğu,Dava ve takibe konu edilen faturaya ilişkin olarak davalı tarafından davacıya yapılan bir ödeme yapılmadığının kabulü halinde, davacının davalından olan alacağının 141.400 TL olduğu,02/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile kök rapora ek olarak aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Davalı tarafından dava dosyasına sunulan banka ödeme dekontlarına göre davalı tarafından davacı tarafa 29.01.2019 tarihinden 25.02.2019 tarihine kadar 5 ayrı tarihte 85.000 TL tutarında ödeme yaptığı, söz konusu ödemelerin, 2019 yılına ait olduğu ve 2018 yılı defterlerinde kayıtlı olan ödemeler olmadığı,Davalı defterlerinde kayıtlı olan 25.000 TL tutarlı ödemeler ile birlikte davalı tarafından dava dosyasına sunulan banka ödeme dekontlarına göre davacı tarafa 29.01.2019 tarihinden 25.02.2019 tarihine kadar 5 ayrı tarihte yapılan 85.000 TL tutarlı ödemelerin takibe konu faturaya ilişkin olduğunun kabulü halinde, 01.07.2022 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacağını 31.600 TL ( 141.600 — 25.000 — 85.000) olduğu,Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın yukarıda belirtildiği gibi 28/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi sonrası taraflar arasındaki yük taşınmasına ilişkin taşıma sözleşmesi kaynaklı olarak davacı tarafından davalıya kesilen ve dava konu takip dayanağı olan 30/09/2018 tarihli -------- sıra numaralı 141.600,00 TL bedelli fatura nedeniyle alacak davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davacının hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, davacının yevmiye defterlerinin kapanış onayının yapılmaması nedeniyle ticari defterlerinin kendisi lehine delil teşkil etmediği, davalının ticari defterlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/2 maddesi uyarınca delil olarak kabul edilebileceği, dava konusu faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu ve davalının bu faturaya BA formuna esas olmak üzere Vergi Dairesi'ne bildirdiği, bu sebeple davalının defterlerinin davacı lehine kesin delil teşkil ettiği, davacının hukuki ilişkiyi ve alacağını bu suretle ispatladığı, her ne kadar davalı vekili tarafından bilirkişi raporunda KDV hesabı hususunda hata yapıldığı ileri sürülmüş ise de bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere fatura bedelinin KDV hariç 120.000,00 TL, KDV dahil 141.600,00 TL olduğu, biraz sonra da değinileceği üzere yapılan ödemeler dikkate alındığında herhangi bir hesap hatası bulunmadığı, yine davalının 2018 yılı ticari defterlerinde kayıtlı ödemelerin de bu borçtan düşülmesinde bir hata bulunmadığı, zira davacının bu mahsup işlemi yapıldıktan sonra tespit edilen 116.600,00 TL alacak yönünden bir itirazı bulunmadığı, ıslahını buna göre yaptığı, yine davalı tarafından sunulan ödeme dekontlarının bilirkişi ek raporu ile de tespit edildiği üzere 2019 yılında yapılan ödemeler olduğu, bu sebeple bilirkişi kök raporunda tespit edilen ödemeler ile aynı ödemeler olmadığı, her ne kadar davalı tarafça 2019 yılına ilişkin defterlerin ödemenini ispatı açısından incelenmesi için bilirkişi incelemesi talep edilmiş ise de buna gerek bulunmadığı, zira davalının ödeme iddiasını sunmuş olduğu 2019 yılına ilişkin dekontlara dayandırdığı, bu dekontların da dava konusu alacak yönünden ödeme/ifa olarak nitelendirilemeyeceği, zira dekontlar da buna ilişkin bir belirtme/açıklama bulunmadığı, davalının taraflar arasında başka bir hukuki ilişki bulunmadığını, bu ödemeleri davaya konu hukuki ilişki kapsamında yaptığını ispatlamakla mükellef olduğu ancak bu yönde bir savunma ve delilinin de bulunmadığı, ek olarak her ne kadar davalı tarafça ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de ıslah edilen alacağın zamanaşımına uğramadığı, zira alacağın tümünü kapsayan miktar yönünden-------- Esas sayılı takibi yapılmakla zamanaşımının kesildiği, yeniden işlemeye başladığı ve ıslah tarihine kadar da zamanaşımına uğramadığı, her ne kadar tüm bu gerekçelerle alacak miktarı mahkememizce 116.600,00 TL olarak tespit edilmiş ise de davacı tarafça dava 116.000,00 TL yönünden ıslah edildiği, bu sebeple taleple bağlılık ilkesi gereğince alacağın 116.000,00 TL yönünden kabulünün gerektiği, tarafların tacir olması nedeniyle alacağa ticari faiz işleyeceği, her ne kadar davalı taraf mahkememizce tespit edilen alacağın tümü yönünden-------- Esas sayılı takibi tarihi itibariyle temerrüte düşmüş ise de faiz talebinin ıslah tarihinden itibaren olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereğince ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, taleple bağlılık ilkesi gereğince 116.000,00 TL'nin 28/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (116.000,00 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 7.923,96 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 80,70 TL peşin harç ve 1.964,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.879,26 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 172,90 TL dava açma masrafı, 1.964,00 TL ıslah harcı ve 2.241,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 4.377,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (116.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.560,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile-------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!