WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/631
KARAR NO : 2024/148

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/09/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;----- ait ---- plakalı araç-----numaralı kasko poliçesi ile davacı şirket bünyesinde sigortalı olduğunu, 20.04.2022 tarihinde dava dışı sigortalı----- plakalı araç ile davalının maliki olduğu ----- plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada----- plakalı araç sapağı kaçırması sebebiyle sağa ani dönüş yapmak istemiş ve bu esnada arkadan gelmekte olan dava dışı sigortalının yolunu kestiğini, dava dışı sigortalının aracının sol ön kısmı ile----- plakalı aracın sağ yan orta kısmına çarptığını, çarpışmanın gerçekleştiği iki araç savrularak yol kenarındaki jandarma karakol komutanlığına ait----- plakalı araca çarptığını, onarım masrafları davacı sigorta şirketince tazmin edilen dava dışı sigortalı araç için 270.000,00 TL tutarlı ödeme 07.07.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, ödemesi gerçekleşen 270.000,00-TL ödemenin 85.000,00-TL'si rücuya konu edildiğini, davalı taraf, davacı şirketin sigortalısına söz konusu hasar bedelini ödediği gün temerrüte düşmüş sayıldığını ve bu yüzden faiz temerrüt tarihi olan ödeme gününden itibaren işlemeye başladığını, davacı şirketin sigortalısının uğramış olduğu zarar kasko poliçesi kapsamında davacı şirket tarafından karşılandığını, böylece 6100 sayılı kanunun 1472. Maddesi gereğince davacı şirketin, sigortalısının haklarına halef olduğunu, ----yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminine ilişkin olarak arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, anlaşma sağlanamadığını, arz edilen ve yargılama safahatında ortaya konulacak olan; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava, davayı ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla, haklı davanın kabulüne, dava dışı sigortalıya yapılan 85.000,00-TL tutarlı hasar ödemesinin davalılardan rücuen tazmin edilerek, ödeme gününden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte taraflarına ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;14.06.2023 tarihinde meydana gelen ve Müvekkil Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı olan----- plakalı araç ile ----- plaka sayılı araçların karıştığı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde davacı ----- nezdinde sigortalı------ plaka sayılı araçta meydana gelen hasar tazmin edilmiş olup, rücuen tazmini için huzurdaki dava açıldığını, Mahkeme nezdinde mevcut davaya konu trafik kazasına karışan, ----- plaka sayılı araç, Müvekkil Şirket nezdinde 13/06/2023 - 13/06/2024 tarihleri arasında, -----numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul sayılmamakla beraber maddi zararlardan ötürü sigortacı poliçede gösterilen limit meblağının tamamını değil, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarının araştırıp, saptayarak bulunacak meblağdan sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu ancak sigortalısının kusuru oranında ve poliçede gösterilen azami limit dahilinde söz konusu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu tür sigortalarda asıl amaç zarar görenin uğradığı gerçek zararın giderilmesi gerektiğini, gerçek zararın miktarının ispat külfetinin zarar görene ait olduğu vurgulanması gerektiğini, davacı şirket kazaya karışan aracın ZMMS Poliçesini düzenleyen şirket olup, davacı şirketin sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, davacı şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğundan kusur durumunun konusunda uzman kurum ya da kişiler tarafından oran gösterir bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağı ile yapılan kusur tespitinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı şirket nezdinde sigortalı aracın kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle, Mahkeme tarafından kusur raporunun ve maddi tazminata ilişkin bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu alacak likit bir alacak olmayıp, yargılamayı gerektirdiğinden İ.İ.K. gereğince icra inkar tazminatı talebi haksız olduğunu, belirtilen nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, belirtilen sebeplerle davacı şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığını, bu sebeple davacı şirket faiz, masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı; esasa ilişkin diğer cevap ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının açmış olduğu haksız davanın reddine, Mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmemesi durumunda, -----Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu ve alanında uzman bilirkişiden maddi hasara ilişkin rapor alınmasına, ödeme tarihinden itibaren talep edilen ticari avans faiz talebinin reddine, İ.İ.K. gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Kasko Sigorta Poliçesi, ZMMS Sigorta Poliçesi, Sigorta Hasar Dosyası, --- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Kaza ve kazalı araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Fatura, Ödeme Belgeleri, İbraname, Teslim ve Temlik ve Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın; sigortalısı araç sürücüsünün kusur durum ve oranı nedeniyle Karayolları Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak arabuluculuk başta olmak üzere dava şartları değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış , tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçirilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir. 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre de ; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (----.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ;14.06.2023 tarihinde davacı sigorta şirketine kaza tarihinde geçerli bulunan ----- numaralı 23/07/2022-23/07/2023 başlangıç ve bitiş tarihli dava dışı -----maliki, ----- sevk ve idaresin altında bulunan ------Plaka sayılı hususi otomobil ile davalı sigorta şirketine kaza tarihini kapsar şekilde ----- poliçe numaralı 13/06/2023-13/06/2024 başlangıç ve bitiş tarihli araç başına maddi 120.000,00 TL limitli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı kaza tarihi itibarıyla dava dışı sürücüsü ve maliki ----olan -----Plaka sayılı motosikletin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından hazırlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Davacı şirket maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kasko sigortalı araçta oluşan hasar onarım bedelini davalıdan tahsilini istemektedir. Yukarıdan beri açıklanan olay örgüsüne göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin yukarıda anılan trafik kazasındaki sürücülerin kusur durum ve oranı ile hasar onarım bedeli üzerinde yoğunlaştığı, sürücülerin kusur oranının tespiti ve hasar onarım tazminatının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı açıktır. Mahkememizce; haksız fiil sorumluluğunun kusura bağlı olması nedeniyle sürücülerin kazadaki kusur oranına yapılan değerlendirmede tarafların beyanlarında açıkça anlaşıldığı üzere davalıya sigortalı motosiklet sürücüsü park halinde bulunan davacıya sigortalı araç üzerine motoru devirdiğinin anlaşılması karşısında kusurun tamamen davalıda olduğu, bunun için herhangi bir teknik bilgiye ihtiyaç bulunmadığı anlaşılmıştır. (TBK,74/1) Davacı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre sigortalı aracın onarıldığı ve faturaya göre de dava konusu edilen miktarın ödendiği sabittir. Kaldı ki davalı sigorta şirketi tarafından cevap dilekçesinde miktara ilişkin somut bir itiraz öne sürülmemiştir. (HMK 187/1) Yapılan ödemenin delil niteliğindeki ekspertiz raporuna dayanması ve piyasa koşullarına göre kadri maruf olduğunun anlaşılması karşısında başkaca araştıracak ve tartışacak bir husus bulunmamaktadır. (TBK,50,51) Binaenaleyh, dosyada mukim kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, fatura ve kazalı araç fotoğrafları başta olmak üzere tüm delillere göre iddianın sübut bulduğu ve davacının davasını; TTK, 1401, 1409, 1461, 1472, TBK, 49, 50/1,51/1, 74/1 KTK , 85/1-son, 90, 91/1, 86/1 , 88/1 , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları temelinde, TMK, 6 ile HMK, 190,198. maddeleri esaslarına göre açıkça ispat ettiğinin tespitiyle beraber, taleple bağlılık ilkesi, olayda ödeme tarihinden itibaren taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması ve olayın temelinin haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle ancak yasal faiz işletilmesinin mümkün olması ve poliçe limiti gibi hususlar denetlenmek ve gözetilmek suretiyle davacının davasının kabulü ile; 25.965,19 TL rücuen tazminatın 19/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacı sigorta şirketine verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 81/2 85, 86, 88, 91, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi, TBK, 49, 50/1,51/1, 74/1 117/1,2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 1483 vd, HMK, 25, 30,31, 187/1, 190, 198, )6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince tamamen davalı şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; 25.965,19 TL rücuen tazminatın 19/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalı sigorta şirketinden alınarak davacı sigorta şirketine verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.773,68 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 443,43 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.330,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 443,43 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 78,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 830,18 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına)Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının miktar itibarıyla ( 25.965,19 TL< 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.