WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/126
KARAR NO : 2024/139

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 23/02/2023
KARAR TARİHİ : 20/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ----- ait ----- plaka sayılı aracın, 30.09.2022 tarihinde saat 14:00 sularında %100 kusurla, davacı müvekkiline ait ----- plaka sayılı araca çarpmak suretiyle, müvekkilinin aracının hasar almasına sebebiyet verdiğini, bu kaza nedeniyle davacı müvekkilinin aracında çok ciddi miktarda maddi hasar oluştuğunu ve müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın onarımının yapıldığını, yapılan incelemeler sonucunda, ----- plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 25.05.2022-25.05.2023 tarihleri arasında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının dava dışı ------olduğu öğrenildiğini ve müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının ZMMS sigortası kapsamında ödenmesi için adı geçen sigorta şirketine başvuru yapıldığını, söz konusu başvuru neticesinde davacı müvekkiline ait -----plaka sayılı araç için sadece 30.000 TL bakiye değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, ancak yapılan bu değer kaybı ödemesi, gerçek piyasa şartlarının altında, Yargıtay'ın bu konudaki hesaplamalarının dışında hesaplandığını beyan ederek tüm hakları saklı kalması kaydıyla davacı müvekkilin bakiye gerçek değer kaybı zararının bilirkişilerce hesaplanmasından sonra arttırılmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 1.000 TL bakiye değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 30.09.2022 tarihi itibari ile işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu kazaya karışan ----- plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde------ nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza dolayısıyla talep sahibi tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine nolu hasar -----dosyası açıldığını ve talep sahibine ait araçta oluşan değer kaybı zararın tespiti için dosya incelemeye alındığını, ne var ki, talep sahibi dosyada incelemenin tamamlanması beklemeden komisyon nezdinde iş bu başvuruyu oluşturduğunu, bu nedenle, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinin kabulü gerektiğini, başvuru konusu talebin trafik poliçesi teminat limitinde kalması sebebiyle, müvekkili şirketin başvuru konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını beyan ederek haksız ve mesnetsiz talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça 30.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde araç üzerinde oluştuğu iddia edilen değer kaybından müvekkilinin sorumlu olduğu iddia edilmiş olsa da müvekkilinin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru olmadığını, bu iddianın yalnızca olay yerinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına dayandığını, kaza tespit tutanağında müvekkile atfedilen kusur oranının hangi kriterler dikkate alınarak belirlendiğinin anlaşılamadığını, objektif olmayan kusur oranlarının hükme esas alınamayacağını beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08.12.2023 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; Her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı müvekkilinin ödenmeyen bakiye değer kaybından müteselsilen sorumlu her iki davalı aleyhine 1.000 TL üzerinden belirsiz alacak davası şeklinde açtıkları davada taleplerinin sadece----- Şirketi yönünden 23.000 TL arttırarak neticeten 24.000 TL bakiye değer kaybının (1.000 TL'si yönünden ---- Şirketi ile diğer davalı ----- müşterek ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacı müvekkiline verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı -----. vekili talep artırımına karşı beyan dilekçesinde özetle; Talep artırım dilekçesine karşı zamanaşımı itirazları ve hak düşürücü süre itirazları olduğunu, talep artırımını kabul etmediklerini, davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini beyan etmiştir.

Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- Sigortaya yazılan müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
---- Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
-----Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 30.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan, davalı şirkete ait olan----- plakalı araç ile davacının malik olduğu ------plakalı aracın çarpışması sonucu, kusurun irdelenmesi,------ plakalı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, bakiye değer kaybı alacağı varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107.maddesi uyarınca açılmış 1.000,00 TL maddi tazminat davası niteliğinde davasıdır.Dosyada, ön inceleme duruşmasında davanın mahiyeti, miktarı, HMK 202 ve devamı maddeleri, davacı tarafın açıkça muvafakatinin bulunmaması hususları bir bütün olarak değerlendirilerek tanık dinlenmesine yer olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 27/08/2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, davalı şirkete ait----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 47/c maddesi uyarınca %100 oranında kusurlu olduğu, ------ plakalı araç sürücüsü davacının kusursuz olduğu,------ sicil numaralı eksper tarafından yapılan -----dosya numaralı (SBM Eksper Rapor No:------) ekspertiz çalışmaları neticesinde tespit edilen 74.309,26 TL hasar ve hasar bedelinin kadri maruf olduğu, Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 tarihli -----kararı ile birlikte 29/12/2022 tarihli----- sayılı kararlarının iptal kararı sonucu oluşan durumun eldeki maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan davaya da uygulanması gerektiğinden, yapılan değerlendirmeye göre-----plaka sayılı araçtaki değer kaybının 54.000,00TL olarak tespit edildiği, buna karşılık davacıya 08.12.2022 tarihinde 30.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davacının davalılardan bakiye 24.000,00 TL değer kaybı alacağının bulunduğu, davalı ------30.09.2022 tarihli trafik kazasında meydana gelen zarardan sürücü kusuru oranında sorumlu olduğu rapor edilmiştir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca yapılan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatleri ile kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin aynı olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekili, 08.12.2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile 1.000 TL üzerinden belirsiz alacak davası şeklinde açtıkları davada taleplerinin sadece -----Şirketi yönünden 23.000 TL arttırarak neticeten 24.000 TL bakiye değer kaybının (1.000 TL'si yönünden ----- Şirketi ile diğer davalı ------. müşterek ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli ----- yayımlanan 2019/40 esas ------ karar sayılı kararına göre, itirazlar irdelenerek hesaplama yapılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek ve 20.02.2024 tarihli celsede, davanın mahiyeti, miktarı, HMK 202 ve devamı maddeleri, davacı tarafın acıkça muvafakat etmemesi hususları bir bütün olarak değerlendirilerek tanık dinlenilmesine yer olmadığına; dosya kapsamı, sunulan raporlar rapora karşı beyanlar bir bütün olarak değerlendirilerek keşif yapılmasının dosyaya bir yenilik katmayacağı anlaşıldığından davalı ----- vekilinin keşif yapılması talebinin reddine karar verilerek tahkikat tamamlanmış olup, davacı tarafça usulüne uygun talep artırımı yapıldığı ve raporlarda yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yargıtay-----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ------ esas ------karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde 1.000,00 TL yönünden avans faiz talebinde bulunulmuş ise de, kazaya neden olan araç "hususi" kayıtlı araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, 1.000,00 TL yönünden dava tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, 23.000,00 TL yönünden yalnızca davalı -----yönünden davanın ıslah edildiği ve bu talep yönünden talep artırım dilekçesinde herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı da nazara alınarak, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına bağlı olarak zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin dolmadığı tespitiyle beraber, davanın kabulü ile, toplam 24.000,00 TL'nin, 1.000,00 TL'sinin 23.02.2023 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; 23.000,00 TL'sinin davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, toplam 24.000,00 TL'nin, 1.000,00 TL'sinin 23.02.2023 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; 23.000,00 TL'sinin davalı ------ tahsili ile davacıya verilmesine;
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.639,44 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL ile ıslah harcı olarak alınan 392,79 TL harcın toplamı olan 572,69 TL harcın mahsubu bakiye 1.066,75 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 179,90 TL ile ıslah harcı olarak alınan 392,79 TL harcın toplamı olan 572,69 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 252,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.825,19 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 1.000,00 TL ile sınırlı, müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmasına),
6-Davalılar tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. E-duruşmaya son verildi.