WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/752
KARAR NO : 2024/138

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinde----- poliçe no ile sigortalı ----- plakalı aracın 23.11.2021 tarihinde aracın maliki------sevk ve idaresindeyken müvekkiline ait -----plakalı araca arkadan çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketi ZMMS sigortalısı------- plakalı otomobil sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan kusurlardan 84/d. maddesine göre 1. derece asli tam kusurlu olduğunun kaza tutanağından anlaşıldığını, ekspertiz raporunda da bu durumun sabit olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle aracında değer kaybı oluştuğunu, müvekkilinin aracında oluşan araç değer kaybından, ZMMS sigortasını düzenlemiş bulunan sigorta şirketinin sorumlu bulunduğunu beyan ederek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline, adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete hasar aşamasında başvuru yapıldığını, trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından reel piyasa koşulları dikkate alınarak değer kaybına ilişkin olarak karşı tarafa 618,00 TL ödeme yapıldığını, anılan ödeme ile müvekkili şirket sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğini, aracın kaza tarihindeki rayiç değeri dikkate alınarak, genel şartların teminat dışı durumları dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, hesaplama yapılırken parça değerlerinde iskonto uygulanmadığını ve parça değerleri KDV’li tutar üzerinden değerlendirildiğini beyan ederek öncelikle zaman aşımı def’imiz ve gerekçeli itirazları dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, hasar aşamasında ödeme yapılmış olduğundan davanın reddine, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 20.09.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; İlk davadaki talepleri olan 1.000.TL'nin, 1.782,00 TL arttırılarak dava değerinin 2.782,00 TL'ye çıkartıldığını, sigorta şirketine başvuru tarihini izleyen 8 günlük süreden itibaren işleyecek yasal faizin, yargılama gideri ve ücreti vekaleti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Islahı kabul etmediklerini, müvekkilinin ödeme yaptığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.

Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.-----Noterler Birliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.

Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 23.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan------ plakalı aracın, davacıya ait ------plakalı araç ile çarpışması çarpması sonucu, kusurun irdelenmesi, ------plakalı araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğuna dair HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.Dosyada, davacı vekilinin adli yardım talebi ara kararla değerlendirilmiş, ara karara karşı herhangi bir itiraz başvurusunda bulunulmamıştır.Dosyada, davalının zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabulüyle yargılamaya devam olunmuştur.Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalı sürücünün kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 05/04/2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ------ plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/b,c ve 84/d maddeleri uyarınca %100 oranında kusurlu olduğu, -------plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, poliçe tarihi itibarıyla, 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına dair Genel Şartlar yönetmeliği kapsamında formülsel yöntemle yapılan değerlendirmeye göre ----- plaka sayılı araçtaki total değer kaybının 2.749,00 TL olduğu,ancak yine aynı yönetmelikte yer alan araç değer kaybı konusunda "kaza halinde mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımlarının..." araçta değer kaybı meydana getiremeyeceği için söz konusu trafik kazası nedeniyle------plaka sayılı araçta değer kaybı meydana gelmeyeceği rapor edilmiştir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı tarafça yapılan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, kusur yönünden bilirkişilerin ek rapordaki görüş ve kanaatlerinin kök rapordaki ile aynı olduğu, her ne kadar kök raporda 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına dair Genel Şartlar yönetmeliği kapsamında değer kaybı hesabı yapılmışsa da, Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 tarihli ----- kararı ile birlikte 29/12/2022 tarihli ------ sayılı kararlarının iptal kararı sonucu oluşan durumun eldeki maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan davaya da uygulanması gerektiği kanaati ile, davacı tarafından itiraza konu kilometre değerinin 11.000 olarak güncellenmesi sonrası,------plakalı aracın 05.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası öncesi hasarlı trafik kazasına karışmadığı, ağır hasar kaydının bulunmadığı, tramer kayıtlarının aracın satış fiyatı üzerine olumsuz etkileri (Araç değer kaybı konusunda kaza halinde mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımlarının araçta değer kaybı meydana getirmediği ihmal edilmiştir.) bulunduğu dikkate alınarak, hesaplanan değer kaybının olan 3.400,00 TL olduğu, 618,00 TL değer kaybının ödendiği değerlendirilerek 3.400,00-618,00= 2.782,00 TL bakiye değer kaybından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğu rapor edilmiştir.Davacı vekili, 20.09.2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin talebini 2.782,00 TL'ye çıkarmıştır.
Mahkememizce aldırılan, AYM'nin 09.10.2020 tarihli ----- yayımlanan---- esas ----- karar sayılı kararına göre, itirazlar irdelenerek hesaplama yapılan bilirkişi heyeti ek raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davacı tarafça usulüne uygun talep artırımı yapıldığı ve ek raporda yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yargıtay-----Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ----- esas ------karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulduğundan taleple bağlı kalınarak yasal faize hükmetmek gerekmiş, her ne kadar davalı şirkete başvuru tarihini izleyen 8 günlük süreden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı şirkete 04.02.2022 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun, davalı şirkete ne zaman ulaştığına dair tebligat mazbatası dosyada bulunmadığından, temerrüdün ödeme tarihi olan 18.03.2022 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiş ve davanın kabulüne, toplam 2.782,00 TL'nin 18.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, toplam 2.782,00 TL'nin 18.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 30,44 TL harcın toplamı olan 111,14 TL harcın mahsubu ile bakiye 316,46 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 80,70 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 30,44 TL harcın toplamı olan 111,14 TL harç gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.111,14 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Adli yardım talebinin değerlendirilmesi aşamasında devlet ödeneğinden yapılan 98,00 TL posta masrafının davalıdan alınarak hazineye gelir irad kaydına,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.782,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.