WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/150
KARAR NO : 2024/134

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/03/2023
KARAR TARİHİ : 20/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ----- davalı ----takibe esas e-faturalardan alacağının bulunduğunu, söz konusu alacağın, davalı şirkete ait araçların,----- kendilerine sağladığı hizmet aracılığıyla kullandığı akaryakıt bedellerine ilişkin olduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla----- İcra Müdürlüğü -----sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatılarak borçlu şirkete örnek 7 ödeme emri gönderilmişse de, borçlu şirket tarafından ödeme emrine karşı; borca, faize ve ferilerine itiraz edilerek takip durdurulduğunu, müvekkili şirketin alacağını halen tahsil edememiş olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ," Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2021-2022 ve 2023 yıllarına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıllara ilişkin GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı tarafın davaya katılmadığı, cevap dilekçesi sunmadığı, bu nedenle defter ve belgelerinin incelenemediği, Davacının Alacak Talebi Yönünden: davalı açık hesabında 14.09.2022 takip tarihi itibariyle 19.492,51 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, raporun incelenen takip dayanağı faturaların içeriklerinin akaryakıt alım yansıtma faturası açıklaması ile düzenlendiği, ----- İcra Dairesinin -----saylı dosyasında her ne kadar davacı 19.492,51 TL asıl alacak yönünde takip başlatmış olsa da, dosya kapsamında mevcut 18.11.2022 tarihli feragat dilekçesinde alacağının 17.543,26 TL'lik kısmı için takipten feragat ettiklerini ve alacak taleplerinin 1.949,25 TL tutarında olduğunu beyan ettiği, tüm bu hususlar çerçevesinde davacının 1.949,25 TL tutarlık asıl alacak talebine ilişkin mal teslimini somut olarak ispat etmesi gerektiği, nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, faiz yönünden Davacı/alacaklının takip öncesine ilişkin faiz talebinde bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmadığı, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış - olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faizi talep edebileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; "Davacının Alacak Talebi Yönünden: Davacı alacaklının -----. İcra Dairesinin -----, saylı dosyasında her ne kadar davacı 19.492,51 TL asıl alacak yönünde takip başlatmış olsa da, dosya kapsamında mevcut 18.11.2022 tarihli feragat dilekçesinde alacağının 17.543,26 TL'lik kısmı için takipten feragat ettiklerini ve alacak taleplerinin 1.949,25 TL tutarında olduğunun beyan edildiği, Mahkemenin vermiş olduğu görevle kök raporun 4.b. bölümünde davacı şirketin defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacının kendi defterlerinde davalı açık hesabında 14.09.2022 takip tarihi itibariyle 19.492,51 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, takip dayanağı faturaların içeriklerinin akaryakıt alım yansıtma faturası açıklaması ile düzenlendiği, incelenen BA bildirim formlarında; davalı şirketin davacı ----- 2021 yılında 6 adet fatura karşılığı KDV hariç 43.487,65 TL tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, bahse konu BA bildirime konu edilen faturaların davacının incelenen kendi defterlerinde davalı aleyhine borç kaydedilen faturalardan ibaret olduğu, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, “alım” olarak beyan etmeyeceğinden işbu faturalar içeriği mal/hizmetin davalı ------ davacı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı ----- davacı şirkete davalı ----- davacı şirketin işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiğinin değerlendirildiğini, tüm bu hususlar çerçevesinde davacının 1.949,25 TL tutarlık asıl alacak talebine konu mal/hizmetin teslimine ilişkin ispat karinelerinin oluştuğu, nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, faiz yönünden Davacı/alacaklının takip öncesine ilişkin faiz talebinde bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı gereği bu hususta ilave bir değerlendirme yapılmadığı, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması ” münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faizi talep edebileceği, Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İcra İnkâr Tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı," şeklinde rapor sunulmuştur.
Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir. Davacı taraf kendi ticari defterlerine göre davalıdan 19.492,51 TL alacaklı konumdadır. Tarafların BA/BS formlarının incelenmesinde uyuşmazlık konusu olan 6 faturanın hem davacı hem davalı tarafından vergi dairesine bildirdiği, BA?BS formlarının uyum içinde olduğu görülmüştür. Bu durumda davalı taraf vergi dairesine bildirdiği fatura bedellerini davacıya ödemekle yükümlü olup ödeme yaptığına ilişkin bir delil sunmadığından davacının fatura bedelleri sebebiyle davacıdan alacaklı olduğuna kanaat getirilerek taleple bağlılık ilkesi gereğince talep edilen miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının---- İcra Müdürlüğünün-----Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 1.949,25 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 -TL harç ile 152,99 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 94,71-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin nispi harç ve 152,99 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 512,79 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 407,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.907,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.949,25-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.