WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/115
KARAR NO : 2024/140

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2019
KARAR TARİHİ : 20/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin cari hesaba (fatura alacağına ) istinaden davalı borçlu firma aleyhine icra takibi başlattığını, ödeme emrinin davalı borçluya, 13/02/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emrine davalı tarafça 13/02/2019 tarihinde itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında hizmet ilişkisi olduğunu, borçlu acenta adına müvekkilinin alacaklıya ait otelde acentedan hizmet alan müşterilerine konaklama hizmeti sunduğunu, davalı borçlunun itirazını kabul etmediklerini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını beyanla, davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı dilekçesinde her ne kadar fatura tanzim edildiğini ve bu faturalar ile cari hesap uyarınca müvekkillinden alacaklı olduğunu iddia etse de müvekkili şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, Davacı taraf alındığını iddia ettiği hizmet faturalarını dilekçe ekinde sunmadığını, müvekkiline hizmet sunduğunu kesin delillerle ispatlayamadığını, dosya kapsamında müvekkili şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmediğini, müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığı davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte; icra takibinde işletilen faiz talebi ve faiz oranı müvekkilini temerrüde düşürülmediğinden yerinde olmadığını, davacının likit olmayan borç üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talep etmesi hukuken de kabul edilemez olduğunu beyanla; diğer dava ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddine, İcra takibi ile işbu davada kötüniyetli hareket eden davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, %10 dan az olmamak üzere idari para cezasına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, -----. İcra Müdürlüğünün------ sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Mahkememizce verilen 14.09.2021 Tarih,---- Esas ve----- Karar sayılı ilam-----Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2023 Tarih, ----- Esas ve ------ Karar sayılı ilamı ile bozularak yukarıda yazılı esasa kaydı yapılmıştır.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğünün -----esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya 13.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 15.02.2019 tarihli itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın 18.12.2019 tarihinde ve yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı yanın faaliyet adresi ve ticari defter ve belgeleri-----bulunduğundan ----- Asliye Hukuk Mahkemesinden talimatla bilirkişi raporu tanzim edilmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ,"Davalı tarafın defterleri ibraz edilmemiş olup, davacı yanın 2018 yılına ait ticari defterlerin incelemeye tabi tutulduğunu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari işlemleri ile ilgili olarak herhangi bir sözleşme ibraz edilmediğini, davacı yanın ticari defterlerinin kendi lehinde, karşı tarafın aleyhinde delil niteliğinde haiz olduğunu, davacı şirketin 2017 yılından 7.616,50 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin 2018 yılında 240.768,00 TL oda konaklama faturası düzenlendiği, davalı şirketin 30.06.2018 tarihinde 360,00 TL ve 31.08.2018 tarihinde 160,00 TL iade faturası kestiği, davalı şirketin 22.800,00 TL mail order ile 22.000,00 TL havale ve 111.000,00 TL çek ile olmak üzere toplam 155.800 TL ödeme yaptığı, icra takip tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten 92.064,50 TL açık hesap alacağının olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.
Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda özetle;" Davacı şirketin 95.782,00 TL asıl ve 1.195,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 96.977,21 TL alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın iptali istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; davacı şirketin, davalı şirketten takip tarihi itibarıyla, konaklama hizmet faturaları bakiyesinden kaynaklanan 92.064,50 TL asıl alacağının mevcut bulunduğu tespit edilmekle, davacı şirketin işbu davanın dayandığı takipte, takibine devam edebileceği asıl alacağının 92.064,50 TL asıl alacak olabileceği, davacı şirketin, 1.195,21 TL işlemiş faiz talebine ilişkin takdirin tespit ve açıklamaları muvacehesinde Mahkemeye ait olabileceği, " şeklinde rapor sunulmuştur.Somut olayda davalı tarafın ticari defterlerinin yerinde incelenmesini talep ettiği, mahkememizce atanan mali müşavir bilirkişinin davalı şirket ve şirketin mali müşaviri ile iletişime geçmeye çalıştığı ancak davalı şirketin gayri faal olması sebebiyle kayıtlara ulaşılmaya çalışılacağı bilgisi cverilmiş ise de sonraki aşamalarda davalı taraf ile bilirkişinin iletişi kuramadığı defterlerini inceleme için hazır etmediği, eylemlerinin yargılamayı uzatmaya matuf olduğuna kanaat getirilmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerine göre davalıdan 92.064,50 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalının vergi dairesinden celbedilen BA formlarının tetkikinde davacı tarafından davalı lehine kesilen faturaların KDV hariç 215.858,00 TL bedel ile vergi dairesine beyan ettiği görülmüştür. Yargıtay ----- HD nin ----- esas -----karar sayılı 4.11.2019 tarihli ilamında da açıklandığı üzere davalının, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle faturaya konu hizmeti almış sayılacağı değerlendirilmelidir. Davalı hizmet almadığını ispatlar nitelikte delil de sunmamış olup BA formu ile bildirilen faturalara ilişkin kısmi ödeme de yapmıştır. Buna göre davalının hizmet aldığı, aldığı hizmetin bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı taraf BA formu ile vergi dairesine bildirdiği hizmet bedellerinin ödendiğine ilişkin somut bir delil sunamamıştır. HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hükmü de dikkate alındığında davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi veya inceleme için hazır etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı, BA formu ile bildirdiği ve kısmi ödeme yaptığı fatura içeriğindeki hizmeti aldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.Dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmamaktadır. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 (eski TBK. 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) şarttır.Takibe kadar işlemiş faize yönelik davalı itirazının haklı olduğu değerlendirilerek takibe kadar işlemiş faiz tutarı bakımından davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün -----Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 92.064,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 6.288,92-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.662,96-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.625,96 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 1.662,96 TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.707,36 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 575,00- TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.575,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.379,95 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 230,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 12,55 TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 5.312,71 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.247,98-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 72,02- TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydınaDair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.