T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/556
KARAR NO : 2024/155
DAVA : Alacak (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/08/2022
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin işlettiği ----- Tabiat Parkında kullanılmak üzere müvekkil şirkete ----- Model özel üretim, bağımsız iki odalı banyo ve tuvaletli 6 adet prefabrik konteyner satmış ve montajını yapmış
olduğunu, Karşı yanın sattığı konteynerler yağan yağmurları içlerine aldığını, tuvalet ve duş alanlarındaki su hatlarının arızalandığını, durumun muhatap şirkete bildirilerek, muhatabın gönderdiği teknik personelle birlikte konteynerdeki ayıplar tespit edilerek tutanak altına alındığını, Müvekkil şirketçe su hatlarının tamiri için 4 adet iç dişli dirsek x 12= 48 adet 12 boy 20 lik pprc boru, 60 adet dirsek, 48 adet T dirsek, 4 adet rezervuar iç takımı kullanılarak giderlerin pimaşlarının yapıldığını ve soğuksu tesisatının tamir edilerek bu
işler için işçilik dahil 3 000.- TL sarf edildiğini, konteynerlerde zaman içerisinde kullanılmakla birlikte, banyo,tuvalet gibi ıslak zeminler ayıplı- ıslak izolasyon nedeniyle tabanda su kaçakları ve ıslak zeminlerde çürümeler
deformasyonlar oluştuğu, Karşı yana ----- noterliğine 07.09.2021 tarihinde ihtarname keşide ettiğini, ----- Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- karar sayılı dosyası kapsamında bilirkişi raporunun alındığını,
iş bu sebeple davacı aleyhine-----. İcra müdürlüğünde icra takibine geçildiğini, ancak davacı yanın itirazı üzerine, takibin durmuş olduğunu, Sonuç ve İstem olarak, Davalı – Borçlu yan tarafından yapılan itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle % 20 den aşağı olmamak kaydı ile İcra – İnkar Tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirket yetkisili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı tarafa -----model bağımsız iki odalı, iki banyolu ve wc olmak üzere 6 adet standart
prefabrik konteyner yapıldığını ve konteynerlerin teslim edildiğini, daha sonra firma tarafından yağmur sularının damlamasıyla oluşan basit tadilatlarda ekibin gerekli tadilatları yaptığını, ancak davacı tarafın daha sonrasında dışarıdan bağımsız bir tesisatçı çağırarak, tesisatın tamamen değişmesini şirketimizden talep ettiğini, Karşılanmayacağı bilgisini şifahen alınca tarafımıza hiçbir ihbar yapmadan kendileri tesisat montajlarını değiştirmişlerdir. Haberimiz olmadan keyfi olarak tesisatı değiştirip daha sonrasında haksız olarak icra takibi başlatmıştır. Şirketimizce herhangi bir tutanak tutulmamış, şirketimize, hiçbir şekilde ihtarname çekilmeden keyfi olarak tesisatların değiştirilmesi hukuka aykırı olduğunu beyanla haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, -----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,----- İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.İİK. 67. maddesi uyarınca;İtirazın iptali davasında takibin yetkili İcra Dairesinde yapılması dava şartı olup icra dairesinin yetkisini itiraz edilmesi halinde mahkemece öncelikli olarak İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre icra dairesinin yetkisini değerlendilerek karar verilmesi gerekmektedir.
İcra dairesinin yetkisine yapılan itirazda; itiraz eden borçlunun yetkili icra dairesini bildirmesi gereklidir. Davalı borçlu itirazında yetkili icra dairesinin bildirilmediği takdirde ortada usulüne uygun yetki itirazı bulunmadığından taraflar yönünden takip yapılan icra dairesinin yetkisi kesinleşecektir. Eldeki davada davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de yetki itirazında yetkili icra dairesi gösterilmediği, usulüne uygun yetki itirazında bulunulmadığı anlaşıldığından davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ile satışa konu mallarda gizli ayıp bulunduğu ve davacının davasında haklı olabileceği,tespit dosyası ile belirlenen ve gizli ayıbın giderilmesine ilişkin tespit olunan 15.000-TL tamirat bedelinin kadri
maruf oluğu,davalının yasal mevzuata göre davacının gizli ayıp nedeni ile uğradığı doğrudan zararları ve bu zararların giderilmesine ilişkin yargılama giderlerini gidermekle yükümlü olabileceği,davacı ----- Firmasının ,davalı ----Aleyhine başlatmış olduğu ----. İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı icra dosyası bulunmadığından alacak kalemlerine ilişkin inceleme yapılamadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan 27/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile dosyada mübrez tutanakta geçen 3.000-TL tamir işçilik bedelinin piyasa koşullarına göre kadri maruf olduğu,-----.İcra Dairesi-----dosyasının İşlemiş faiz kalemi dışındaki İcra takibi kalemlerinin davacının talebine uygun zarar ve gider kalem kalemlerinden oluştuğu,işlemiş faiz kaleminin ise hangi alacak kalemine hangi tarihten itibaren hesaplanarak talep olunduğunun tespit edilemediği sonuç ve kanaati bildirilmiştir. TTK 23/C. Maddesi “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya
incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesininikinci fıkrası uygulanır.”TBK MADDE 223- “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde
ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu
hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir;bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.”
Davacının ifaya konu malları 23.03.2021 tarihinde satın aldığı, dosyadan malların teslim tarihlerinin anlaşılamadığı, mallarda tespit olunan eksikliklerin davalıya bildirildiği ve bu hususun davalının kabulünde olduğu, sıkıntıların devam etmesi üzerine ortaya çıkan sorunların davacı tarafından giderilmeye çalışıldığı,
işbu hususun tutanak altına alındığı, bir kısım onarım giderlerinin davalıdan 07.09.2021 günlü ihtarname ile talep edildiği, ortaya çıkan su sızmasının giderilmesi için maliyetin ----- Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyasından yapılan tespite göre toplam 15.000-TL olabileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada bilgi ve belgelerden gizli ayıbın ortaya çıkmasına müteakip davalıya ihbar edildiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu mallarda üretimden kaynaklanan bir gizli ayıbın olup olmadığı yönündedir.Teknik kısımda yapılan inceleme ile ifaya konu malların gizli ayıplı olduğu tespit olunmuştur.6098 Sayılı TBK 219. Maddesine göre; “ Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.”
Somut olayda mahkememizce aldırılan bilirkişi kök ve ek raporları uyarınca ayıbın gizli ayıp olduğu tamirat ve işçilik bedelinden davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla bilirkişi kök ve ek raporu hükme esas alınarak belirlenen miktarlar üzerinden faiz hesaplaması da yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekmekle alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile
1-Davalı takip borçlusunun ----. İcra Müdürlüğünün ---- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile; 19.695,92 TL asıl alacak ve 203,84 TL işlemiş faiz yönünden takibin devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine,
2-Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.359,35 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 243,24 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1.116,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 243,24 TL peşin harç olmak üzere toplam 323,94 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 78,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.078,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %98,81 oranında olmak üzere 3.041,37 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 1.541,44 TL sinin davalıdan, bakiye 18,56 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!