WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/75
KARAR NO : 2024/135

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/02/2021
KARAR TARİHİ : 20/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.04.2006 Tarihinde----- ili hudutları dahilinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilin kızı ----vefat ettiğini, Kaza sonrası ----.Ağır Ceza Mahkemesinin------ile yargılama yapıldığı ve -----plakalı araç sürücüsü davalı -----tali kusurlu bulunduğunu ve karararın kesinleştiğini, davalı -----aracın maliki olup ----- ise aracın işleteni olduğunu, yine kazadan kazaya karışan----Plakalı aracın ZMM sigortalısının ----. Olduğunu, -----, Astiye Hukuk Mahkemesinin-----sayılı dosyası ile davalısı aynı olan aynı kazayla ilgili verilmiş ve kesinleşmiş Hukuk Mahkemesi kararı da mevcut olduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını, İşbu kazada vefat eden ----- için babası ve davacı ---- için fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 500 TL. maddi ve 40.000 TL. manevi tazminat talepleri ile ----- eşi ----- kazadan 12 yıl sonra vefat ettiği için bu süre zarfındaki eşinin hak edişlerini de mirasçılık hissesi oranında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 500 TL olarak talep ettiklerini beyanla; İşbu kazada vefat eden -----için babası ve davacı ----- için fazlaya dair haklarımız saklı kalmak üzere 500 TL. maddi ve -----eşi ve maktulenin annesi ------ kazadan 12 yıl sonra vefat ettiği için bu süre zarfındaki eşinin hak edişlerini de mirasçılık hissesi oranında şimdilik 500 TL olarak Şimdilik toplam 1.000 TL. maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tüm davalılardan müşterek ve müteselsilsen tahsiline, Baba----- için 40.000 TL. Manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki tüm davalılardan müşterek ve müteselsilsen kaza tarihinden itibaren isleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı vekili -----vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında e açılan ------ esas sayılı davada davaya konu 01/04/2006 kaza sebebi ile müvekkilim ------ hakkında açılan davada olay tarihinden itibaren 15 ( onbeşyıllık ) bir süre geçtiğini, davanın zaman aşımı ile reddine kara verilmesini, dava zaman aşımı doğrultusunda red kararı uygun görülmemesi halinde ise, Davanın ----- mahkemelerince görülmesi gerekirken -----mahkemelerince açıldığını, davanın yetki yönünden red kararı verilmesi gerektiğini, Müvekkili-----olayla alakasının bulunmadığından ve Müvekkili adına herhangi bir kusurlu kararının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili -----vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça dava dilekçesinde -----. AHM------. Sayılı dosyası ile aynı konuda dava açıldığının belirtildiğini, Müvekkili şirket kayıtlarında söz konusu esasta kayıtlı bir dosyaya rastlanmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın arabulucuya müracaat etmeden davayı ikame ettiğini, kabul manasında olmamak üzere davacılar için trafik sigortası genel şartlarında ve diğer mevzuatta belirlenen usul ve esaslara göre toplam 15.830,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesap edildiğini ve müvekkil şirket tarafından ödendiğini, davacıların fazlaya ilişkin talepleri haksız olup, reddi gerektiğini, Müvekkili şirketin tarafından sorumlu olunan miktar ödendiğinden poliçe teminatı dahilinde başkaca hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, kaza tarihi itibari ile faiz talebine itiraz ettiklerini, söz konusu davanın haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini beyanla; Davanın esastan ve usulden reddine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz yerde açılmış olup, yetkili yer ----mahkemeleri olduğunu, trafik kazasının ------ sınırları içerisinde meydana geldiğini, müvekkilinin ve diğer davalıların da yerleşim yerinin ----- olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili yer olan ----- mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davada görevli mahkemenin, asliye hukuk mahkemeleri olup bu yönden de davanın reddi gerektiğini, dava öncesi müvekkili yönünden dava şartı arabuluculuğa başvurulmaksızın işbu dava ikame edildiğini, bu yönden de davanın reddi gerektiğini, davacının talepleri zamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Zamanaşımı nedeniyle de davacının taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinde belirtilmiş olan hususları ve iddiaları kabul etmediklerini, müvekkili aleyhine açılan iş bu dava haksız ve kötü niyetli olup, davanın reddi gerektiğini, davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle dava ve talep hakkının bulunmadığını, Zira, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müteveffanın yasal mirasçıları tarafından ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, müvekkili ve diğer davalılar aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini ve söz konusu kararın kesinleştiğini, bu sebeple davacının kendi adına veya vefat eden eşi adına talep hakkının bulunmadığını, Müvekkilinin söz konusu kazada kusurunun bulunmadığını, Kazanın oluşumuna müvekkilinin sebebiyet vermediğini, buna rağmen müvekkilinin yukarıda belirtilen mahkemede verilen karar nedeniyle oldukça yüksek şekilde maddi ve manevi tazminat ödediğini, davacı tarafından yapılan talebin fahiş ve haksız zenginleşmeye yönelik olduğunu, Hakkaniyete aykırı olan bu taleplerin reddi gerektiğini beyanla; davanın reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ----- Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasına karışan, -----plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ------no.lu ve 28.02.2006/2007 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup; kaza tarihi itibariyle sakatlık ve ölüm halinde şahıs başına azami 57.500,00 TL ile sınırlı olduğunu, davaya konu trafik kazası 01.04.2006 tarihinde meydana geldiğini, sigorta poliçesinden doğan taleplerin 2 yıllık zamanaşımı süresine bağlı olduğunu, davanın zamanmaşımı sebebi ile reddini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olup, söz konusu sorumluluk aynı zamanda davacının yoksun kaldıkları gerçek destek miktarı ile de sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin başvuru sahibine ödemede bulunarak poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olup, başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla; öncelikle zamanaşımı nedeniyle, akabinde yapılan ödeme doşayısıyla müvekkil şirketin sorumluluğunun kalmaması sebebiyle,davanın reddine, aksi haklde poliçe teminatına dikkat edilmesine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesine, karar verilmesi halinde müvekkil şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasına, reddedilen kısım için yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılar -----ve -----Fabrikası, yapılan tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalınması sebebi ile oluşan zararın tazminine yönelik olarak açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.-----Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan kusur raporu hükme esas alınarak, alınan kusur raporu doğrultusunda Aktuer bilirkişiden destek zararının tespiti bakımından rapor tanzimi istenilmiştir.Aktuer Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılacak hesaplamada ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartları ve kazanın 01.04.206 'da yani genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden önce ve ödemenin de 25.02.2020 “de Anayasa Mahkemesi 'nin iptal kararından önce gerçekleştiği dikkate alınarak PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada Karayolları Trafik Kanunu 'nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM “de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde ----- yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından hesap tarihi itibariyle henüz bir Yönetmelik Yayınlamadığı için, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından bir olan T.C. Yargıtay -----Hukuk Dairesisinin-----Sayılı ilamında belirtildiği şekilde TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Teknik Faiz uygulamaksızın Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Davalı----tarafından davacılara 25.02.2020 tarihinde davacı paydaş baba -----15.830,00 TL ödeme yapıldığı kabulüyle davacıların zararından bu tutarın güncellenerek tenzil edildiği, T.C.-----Asliye Hukuk Mahkemesi “nin----- Sayılı dosyasının kararında davalı -----. tarafından dava dışı paydaş eş ----- 34.376,34 TL, dava dışı paydaş kız çocuk --------- 7.344,79 TL ödenmesine hükmedildiği görülmüş olup,------57.000,00 TL olan teminat limitinin 41.721,13 TL kısmının tüketildiği ve bakiye teminat limitinin 15.778,87 TL olduğu dikkate alınarak davacı ve dava dışı paydaşların hesaplanan zararları üzerinden garamaten paylaştırma yapıldığı, dava dışı ----- tarafından davacılara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödemenin olmadığı, davalı ----- yönünden . 25.02.2020 olan ödeme tarihine göre değerlendirildiğinde, davacı paydaş baba ------ hesaplanan zararının 16.806,79 TL olduğu, yapılan ödeme ile davacının zararının %94,19 oranında karşılandığı, dava dışı paydaş müteveffa anne ------ hesaplanan zararının 2.497,15 TL olduğu, kendisine yapılan ödeme olmadığı, hesap tarihine göre değerlendirildiğinde, davacı paydaş baba ----- hesaplanan zararının 19.278,75 TL olduğu, kendisine yapılan ödemenin güncellenerek tenzili neticesinde bakiye destekten yoksunluk zarının 1.200,46 TL olduğu, paydaşların toplam bakiye zararının bakiye teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, bakiye teminat limiti kapsamında davacı paydaş baba----- sorumluluğunda kalan bakiye zararının 880,83 TL olduğu, dava dışı paydaş müteveffa anne ---- hesaplanan zararının 2.497,15 TL olduğu, paydaşların toplam bakiye zararının bakiye teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, bakiye teminat limiti kapsamında dava dışı paydaş müteveffa anne -----sorumluluğunda kalan zararının 1.832,26 TL olduğu, davalı---- yönünden dava öncesinde davacı paydaş baba ------ ve dava dışı paydaş müteveffa anne ---- davalı -----. tarafından yapılan ödeme olmadığı tespit edildiğinden, ödeme tarihine göre hesaplama yapılmadığı, hesap tarihine göre değerlendirildiğinde, davacı paydaş baba-----hesaplanan zararının 57.836,26 TL olduğu, dava dışı paydaş eş ----- ve dava dışı paydaş kiz çocuk ----- yapılan ödemelerin teminat limitinden tenzili sonrası, paydaşların toplam bakiye zararının bakiye teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, bakiye teminat limiti kapsamında davacı paydaş baba------. sorumluluğunda kalan zararının 5.776,99 TL olduğu, davacı paydaş müteveffa anne ----- hesaplanan zararının 7.491,46 TL olduğu, dava dışı paydaş eş ----ve dava dışı paydaş kız çocuk ------yapılan ödemelerin teminat limitinden tenzili sonrası, paydaşların toplam bakiye zararının bakiye teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, bakiye teminat limiti kapsamında davacı paydaş baba ------- sorumluluğunda kalan zararının 748,29 TL olduğu, 09.09.2019 tarihli mirasçılık belgesine istinaden, 25.02.2020 olan Ödeme Tarihine göre değerlendirildiğinde dava dışı paydaş müteveffa anne-----zararının 18/72 oranında ----- yönünden mirasçısı ----- düşen kısmının 624,29 TL olduğu, hesap tarihine göre değerlendirildiğinde dava dışı paydaş müteveffa anne ----- yönünden zararının 18/72 oranında mirasçısı ----düşen kısmının 458,07 TL olduğu, hesap tarihine göre değerlendirildiğinde dava dışı paydaş müteveffa anne-----yönünden zararının 18/72 oranında mirasçısı ------düşen kısmının 187,07 TL olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
13.12.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " Kök raporda yapılan hesaplamalar içtihatların ve yasaların emrettiği usullere göre yapılmış olup, bu yönüyle kök rapor geçerliliğini koruduğu " şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi tarafından verilen 22.02.2022 tarihli ek raporda özetle; " 22.03.2023 olan hesap tarihine göre değerlendirildiğinde, davacı paydaş baba ------- hesaplanan zararının 130.944,16 TL olduğu, paydaşların toplam zararının bakiye teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, 15.778,87 TL olan bakiye teminat limiti kapsamında davacı paydaş baba----- sorumluluğunda kalan zararının 14.927,73 TL olduğu, teminat limitini aşan garame zararının 116.016,43 TL olduğu, dava dışı paydaş müteveffa anne----- hesaplanan zararının 7.466,10'TL olduğu, paydaşların toplam zararının bakiye teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, 15.778,87 TL olan bakiye teminat limiti kapsamında davacı paydaş anne----- sorumluluğunda kalan zararının 851,14 TL olduğu, teminat limitini aşan garame zararının 6.614,96 TL olduğu, 09.09.2019 tarihli mirasçılık belgesine istinaden; 25.02.2020 olan Ödeme Tarihine göre değerlendirildiğinde dava dışı paydaş müteveffa anne-----teminat limitinde kalan garame 2.497,15 TL zararının 18/72 (1/4) oranında -----. yönünden mirasçısı -----düşen kısmının 624,88 TL olduğu, Teminat limitini aşan garame zararının olmadığı, 22.02.2023 olan Hesap Tarihine göre değerlendirildiğinde dava dışı paydaş müteveffa anne -----, teminat limitinde kalan garame 2.497,15 TL zararının 18/72 (1/4) oranında----- yönünden mirasçısı ----- düşen kısmının 624,88 TL olduğu, teminat limitini aşan garame zararının olmadığı, teminat limitinde kalan garame 851,14 TL zararının 18/72 (1/4) oranında -----yönünden mirasçısı-----düşen kısmının 212,79 TL olduğu, teminat limitini aşan garame 6.614,96 TL zararının 18/72 (1/4) oranında ----- sigortalı diğer davalılar yönünden mirasçısı ----- düşen kısmının 1.653,74 TL olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.20.06.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " İş bu ek raporda sadece davalı-----yönünden hesaplama yapıldığı, kök raporda da yapıldığı üzere----destekten yoksun kalma zararının, terekesi oranında (1/4)----- düşen payının hesaplandığı, davalı ------tarafından yapılan ödemenin yerindeliğinin tespiti açısından ödeme tarihi esas alınarak yapılacak hesaplamada ödemenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan ZMMS Genel Şartları ve kazanın 01.04.206 “da yani genel şartların yürürlüğü girdiği 01.06.2015 tarihinden ÖNCE ve ödemenin de 25.02.2020 'de Anayasa Mahkemesi “nin iptal kararından önce gerçekleştiği dikkate alınarak PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Rapor/Hesaptarihi esas alınarak yapılan hesaplamada Karayolları Trafik Kanunu 'nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM 'de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde ----- yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından hesap tarihi itibariyle henüz bir Yönetmelik Yayınlamadığı için, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından bir olan T.C. Yargıtay-----. Hukuk Dairesi ----- Sayılı ilamında belirtildiği şekilde TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Teknik Faiz uygulamaksızın Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davalı ----- tarafından davacılara 25.02.2020 tarihinde davacı paydaş baba ----- 15.830,00 TL ödeme yapıldığı kabulüyle davacıların zararından bu tutarın güncellenerek tenzil edildiği, davadışı ----tarafından davacılara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödemenin olmadığı, davalı ---- yönünden 25.02.2020 olan ödeme tarihine göre değerlendirildiğinde, davacı paydaş baba -----hesaplanan zararının 16.806,79 TL olduğu, yapılan ödeme ile davacının zararının %94,19 oranında karşılandığı, Dava dışı paydaş müteveffa anne ----- hesaplanan zararının 2.497,15 TL olduğu, kendisine yapılan ödeme olmadığı, hesap tarihine göre değerlendirildiğinde, davacı paydaş baba ----- hesaplanan zararının 20.982,48 TL olduğu, kendisine yapılan ödemenin güncellenerek tenzili neticesinde Bakiye Destekten Yoksunluk zarının 1.850,30 TL olduğu, paydaşların toplam bakiye zararının bakiye teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, bakiye teminat limiti kapsamında davacı paydaş baba-----. sorumluluğunda kalan bakiye zararının 1.108,75 TL olduğu, dava dışı paydaş müteveffa anne ----- hesaplanan zararının 2.497,15 TL olduğu, paydaşların toplam bakiye zararının bakiye teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, bakiye teminat limiti kapsamında dava dışı paydaş müteveffa anne ------ sorumluluğunda kalan zararının 1.496,36 TL olduğu, 09.09.2019 tarihli mirasçılık belgesine istinaden; 25.02.2020 olan Ödeme Tarihine göre değerlendirildiğinde dava dışı paydaş müteveffa anne ----- zararının 18/72 oranında -----yönünden mirasçısı ------düşen kısmının 624,29 TL olduğu, hesap tarihine göre değerlendirildiğinde dava dışı paydaş müteveffa anne -----yönünden zararının 18/72 (1/4) oranında mirasçısı ------düşen kısmının 374,09 TL olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi tarafından verilen 27.10.2022 tarihli Ek raporda özetle; " Davalı -----yönünden %25 Kusuru Göre . 25.02.2020 olan Ödeme Tarihine göre değerlendirildiğinde, davacı paydaş baba ------ hesaplanan zararının 4.323,36 TL olduğu, davacı ve dava dışı paydaşların toplan zararının 57.500,00 TL 'lik teminat limiti kapsamında garamaten paylaştı paydaş baba ----- payına düşen teminat limitinin 3.831,46 TL olduğu, yapılan 15.830,00 TL ödeme ile davacının zararının 96413,16 oranında aşarak karşılandığı, iması sonucu davacı dava dışı paydaş müteveffa anne ------ hesaplanan zararının 2.497,15 TL olduğu, , davacı ve dava dışı paydaşların toplan zararının 57.500,00 TL 'lik teminat limiti kapsamında garamaten paylaştırılması sonucu davacı paydaş müteveffa anne ------- bakiye teminat limiti sorumluluğunda kalan zararının 2.213,03 TL, teminat limitini aşan garame zararının 284,12 TL olduğu, kendisine yapılan ödeme olmadığı, hesap tarihine göre değerlendirildiğinde, ödeme tarihi itibariyle davacı paydaş baba ----- hesaplanan zararının aşarak karşılanması sebebiyle, hesap tarihi itibariyle davacı paydaş baba----- karşılanmamış bakiye zararının olmadığı, dava dışı paydaş müteveffa anne ---- hesaplanan zararının 2.497,15 TL olduğu, paydaşların toplam bakiye zararının bakiye teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, 41.670,00 TL olan bakiye teminat limiti kapsamında dava dışı paydaş müteveffa anne------ sorumluluğunda kalan zararının 1.182,55 TL olduğu, bakiye teminat limitini aşan garame zararının 1.314,60 TL olduğu, davalı ----- Yönünden %75 kusuru göre hesap tarihine göre değerlendirildiğinde, davacı paydaş baba ----- hesaplanan zararının 19.751,49 TL olduğu, paydaşların toplam zararının teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, 57.500,00 TL olan teminat limiti kapsamında davacı paydaş baba ----- sorumluluğunda kalan zararının 4.003,13 TL olduğu, teminat limitini aşan garame zararının 15.748,36 TL olduğu, dava dışı paydaş müteveffa anne ----- hesaplanan zararının 7.466,10 TL olduğu, paydaşların toplam bakiye zararının bakiye teminat limiti kapsamında garameten paylaştırılması sonucu, bakiye teminat limiti kapsamında dava dışı paydaş müteveffa anne ------. sorumluluğunda kalan zararının 1.513,19 TL olduğu, teminat limitini aşan garame zararının 5.952,91 TL olduğu 09.09.2019 tarihli mirasçılık belgesine istinaden, 25.02.2020 olan Ödeme Tarihine göre değerlendirildiğinde dava dışı paydaş müteveffa anne -----teminat limitinde kalan garame 2.213,03 TL zararının 18/72 (1/4) oranında ----- yönünden mirasçısı -----düşen kısmının 553,25 TL olduğu, teminat limitini aşan garame 284,12 TL zararının 18/72 (1/4) oranında-----sigortalı diğer davalılar yönünden mirasçısı ------düşen kısmının 71,03 TL olduğu hesap tarihine göre değerlendirildiğinde dava dışı paydaş müteveffa anne -----teminat limitinde kalan garame 1.182,55 TL zararının 18/72 (1/4) oranında ----. yönünden mirasçısı ----- düşen kısmının 295,64 TL olduğu, aşan garame 1.314,60TL zararının 18/72 (1/4) oranında ---- sigortalı diğer davalılar yönünden mirasçısı ------ düşen kısmının 328,65 TL olduğu, teminat limitinde kalan garame 1.513,19 TL zararının 18/72 (1/4) oranında -----yönünden mirasçısı----- düşen kısmının 378,29 TL olduğu, teminat limitini aşan garame 5.952,91 TL zararının 18/72 (1/4) oranında ---- sigortalı diğer davalılar yönünden mirasçısı ----- düşen kısmının 1.488,23 TL olduğu, dava dişi diğer paydaşlara davalılar tarafından ödeme yapılıp yapılmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge tespit edilemediğinden; teminat limitleri dava dışı diğer paydaşlara ödeme yapılmadığı varsayılarak dikkat alındığı" şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi raporu hükme esas alınamadığından tarafların itirazları doğrultusunda yeni bir Aktuer bilirkişisinden rapor tanzimi istenilmiştir.
Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan incelemede, davacı ----- yapılan ödemelerin yetersiz olduğunun tespit edildiği, davacı ----- talep edebileceği maddi zararının 249.372,00 TL olduğu, bu tutarın 15.214,49 TL için----- Şirketi'nin; 39.039,80 TL için davalı ----- sorumluluğuna gidilebileceği, davacı ----- müteveffa eşinden intikal eden maddi zararının (18/72) miras payı oranında talep edebileceği maddi zararının 2.210,10 TL olduğu, bu tutarın 1.349,75 TL x (18/72) - 337,44 TL için davalı -----Şirketi'nin; 1.110,74 TL x (18/72) - 277,69 TL için davalı ------ sorumluluğuna gidilebileceği, dava dışı ----- mirasçılarının dava dışı olmaları hasebiyle müteveffa hak sahibi-----ölüm tarihine kadar olan maddi zararını talep edip edemeyeceği hususundaki takdirin mahkemeye ait olmak üzere; (6/72) paya sahip olan mirasçıların maddi zararının 2.210,10'TL x (6/72) pay - 184,17 TL; (1/72) paya sahip olan mirasçıların maddi zararının 2.210,10 TL x (1/72) pay * 30,70 TL; olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı -----. yönünden 25.02.2020 kısmi ödeme tarihi; davalı ------ Sigorta Şirketi yönünden 04.02.2021 dava tarihi; davalı sürücü ve işletenler yönünden 01.04.2006 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK.'nun 45/2. maddesine (6098 sayılı TBK. md. 53/1-3) dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Borçlar Kanunu’nun 45. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa, ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, ----- sayılı kararı).
Yargıtayın sürücü ve işletenin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalanlar tarafından açılan davalarda verilen kararların istinaf ve temyiz incelemeleri sonunda istikrar kazanan uygulaması gereğince, davacı yanın, ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacı tarafa yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde dahi, bu durumun desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği kabul edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına almakta ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduklarından, davalı sigorta şirketi zarardan sorumlu olması gerekir (HGK'nin 15.6.2011 gün ve ---- Esas----- Karar, HGK'nin 22.2.2012 gün----- Esas ----- Karar, HGK'nin 16.01.2013 gün, -----Esas------ Karar sayılı ilamları uyarınca).Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)' nda 91 ila 101. maddeler arasında düzenlenmiştir. Bu sigortanın, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olunması halinde o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası), 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmelerinde de sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile sigorta sözleşmesinin kurulması sonucu bir sigorta poliçesi düzenlenmekte, yoksa kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda davacı -----kızı müteveffa ----yolcu olarak bulunduğu ----- plakalı araç ile davalı -----sevk ve idaresindeki , davalı ------ maliki, davalı ----- ise işleteni olduğu ------ plakalı araçların karıştığı kaza sebebiyle vefat etmiştir. Davacı hem kendi adına hem de desteğinden yoksun kaldığı kızından sonra vefat eden eşi -----adına destekten yoksun kalma tazminatı, kendi adına da manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur.Her ne kadar davalılar anasında davalı-----gösterilmişi ise de gerçek kişi işletmesi olarak davalı ----- ait olması ve müstakilen bir şirket olmaması sebebiyle taraf olamaycağından davalı ----- Fabrikası adına açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 60. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda Ceza Kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sadece eylemin aynı zamanda suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkûmiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir.(Yargıtay HGK'nın------. sayılı kararı)
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 66/1-d maddelerinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 15 yıl olup kazanın 01/04/2006 tarihinde gerçekletiği, davacının 30/04/2020 tarihinde arabulucuya başvurduğu, eldeki davayı 04/02/2021 tarihinde açtığı dikkate alındığında dava tarihinde 15 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmış olup davalıların zamanaşımı itirazları yerinde görülmemiştir.6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.Eldeki davada, haksız fiilin meydana geldiği yer-----İli olup aynı zamanda sigorta şirketleri dışındaki davalıların yerleşim yeridir. Davacının yerleşim yeri ise ---- davalı sigortalıların merkezleri ise ---- Yakasındadır. Davalılar ----- cevap dilekçelerinde yetki itirazında bulunmuşlardır. Bu durumda davacının, birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada davayı, davalı sigorta şirketlerinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığından davalıların yetki itirazları yerinde görülmemiştir.Davacı ----- hem kendi adına hem de destek olan müteveffa kızından sonra vefat edi eşi adına miras yoluyla intikal eden payı oranında destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Destek Müteveffa ----- 01/04/2006 tarihli kazada vefat ettiği, annesi yani davacının eşi ------ise 11/06/2016 tarihinde vefat etmiştir. Destekten yoksun kalanın bakım ihtiyacı ile desteğin bakım gücünün sona ereceği tarihten hangisi daha önce biter ise destek tazminatı o tarihte biter. -----2016 yılında vefatı sebebiyle destek zararının bu tarihte bittiğini kabul etmeyi gerektirir. Dolayısıyla adı gecen ----- destekten yoksun kaldığı süre desteğin öldüğü tarih ile kendisinin öldüğü tarih arasıdır. Müteveffa ----- ile------ ölüm tarihleri dikkate alınarak arada geçen süre kadar destekten yoksun kalma tazminat hesabı yapılmalı ve mirasçısı olan davacının miras payı oranında değerlendirme yapılmalıdır. Yargıtay ----- HD.----- Sayılı kararı da aynı doğrultudadır. Davacı vekilinin karar celsesinde tefrik talebi dosyanın içinde bulunduğu aşama dikkate alınarak kabul görmemiş olup müteveffa------ miras yoluyl intikal edecek tazminatı miras payı oranında değerlendirilmiştir.Dava konusu kaza ile ilgili -----. Asliye Hukuk Mahkemesinin -----. Sayılı dosyasında görülen davada kusur tespitine ilişkin ----- Kurumundan rapor alındığı, ilgili raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı ----- %75, müteveffanın içinde bulunduğu araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Kusur raporu ile kaza tutanağı uyumlu ve ----raporu usul ve yasaya uygun olduğundan usul ekonomisi gereğince mahkememizce yeniden rapor alınmamıştır. 23/09/2021 tarihli bilirkişi raporu ve bu rapora bağlı ek raporlar usul ve yasaya uygun olmadığından ve denetime elverişli tespitler hükme esas alınmamıştır. 16/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacının kendi adına 249.372,00 TL, müteveffa -----miras yoluyla intikal eden 2.210,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Davalı sigortalar, araç sürücüsü, araç maliki ve aracın işleteni davacıya karşı KTK 85 vd. Maddelerine göre müteselsil sorumlulukları bulunduğu görüldüğünden davalı sigortalar yönünden bakiye poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere davanın kabulüne ve davalıların destekten yoksun kalma tazminatından müştereken ve mütesilsilen sorumlu olduklarına karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen tazminatlara sigortalar yönünden temerrüt tarihinden, davalı gerçek kişiler yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı, mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi, şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda müteveffanın vefatı sebebiyle davacının duyduğu elem ve keder ile olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı ----Fabrikası yönünden açılan davanın REDDİNE,
2-Davacı ----- kendi adına adına talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı talebinin KABULÜ ile; 249.372,00 TL'nin ( davalı ----bakiye poliçe limiti ,15.214,49 TL yönünden, davalı ----- ise bakiye poliçe teminat limiti 39.039,80 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalı----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kabulüne karar verilen tazminata davalı ----- yönünden 04/02/2021, davalı ----- yönünden 25/02/2020, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 01/04/2006 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
-Davacı-----vefatı sebebiyle miras payına istinaden intikal eden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin KABULÜ ile; 2.210,10 TL'nin ( davalı -----bakiye poliçe limiti 337,44 TL yönünden, davalı ----ise bakiye poliçe teminat limiti 277,69 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalı-----müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,kabulüne karar verilen tazminata davalı ----- yönünden 04/02/2021, davalı -----yönünden 25/02/2020, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 01/04/2006 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
3- Davacı ----- manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ------müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kabulüne karar verilen tazminata kaza tarihi olan 01/04/2006 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
4-Karar harcı 18.551,77-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 855,90-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 17.695,87-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 855,90 TL tamamlama harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine
6-Dosyada Adli Yardım Kararı bulunduğundan; suç üstü ödeneğinden karşılanan; 1.420,00 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.300,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.720,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,
7-Adli Yardım kararı verilmeden önce davacı tarafça yapılan 307,80-TL tebligat ve müzekkere gideri, yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacı tarafa ödenmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı taraf maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 39.737,10-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat yönünden davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
11-Manevi tazminat yönünden davalılar ------ kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ------ verilmesine,
12-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
13-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili Hazineye Gelir Kaydına,
Dair; davacı vekili ile davalılar -----vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.