T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/660
KARAR NO : 2024/154
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2021
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete yükün kaç sandık olduğunu, ağırlığını ve sandıkların ölçülerini bildirdiklerini ve karşılığında davalıdan 2050 Euro fiyat aldıklarını, taşınacak ürünlerin içerisinde cam olduğunu öğrenen davalı
firmanın, cam ürünü istiflenmesinin söz konusu olmadığını, 20 m3'lük alanın taşınacak eşya için yeterli bir alan olmadığını, bu alanın 27 m3 olması gerektiğini, dolayısıyla yeni fiyatlandırma yapılması gerektiğini bildirmesi üzerine yeni bedelini 2450 Euro olarak belirlendiğini, yükleme esnasında ürünlerin yüklendiği aracın ürünleri yurt dışına götürecek araç olmadığını, bu araç ile yükleme merkezine gideceğini ve yükleme merkezinde asıl taşıyacak araca transfer edileceğinin öğrenildiğini, bunun üzerine davalı şirket ile iletişime geçildiğini, durumun
teyit edildiğini, ürünlerin istiflenmeden yüklenmesi hususunu bir kere daha hatırlatıldığını, yükler taşınıp alıcı tarafından teslim alınması sırasında sandıkların bir kısmının üst üste istiflenmiş olduğunu bir kısım sandıklar
üzerinde ise (araç şoföründen öğrenildiğine göre) ------ bulunan başka bir müşteriye ait toplam ağırlığı 800 Kg civarında çuvalların konulduğunun görüldüğünü, durumun çekilen video ve fotoğraflarla kayıt altına
alındığını, teslim anında tüm sandıkların açılmasının ve ürünlerin tek tek kontrolünün mümkün olmaması ile birlikte yapılan kontrolde camların kırıldığını ve pvc ürünlerin hasar gördüğünün tespit edildiğini, söz konusu
taşımanın ----- tarafından yapıldığının gönderilen CMR belgesinde anlaşıldığını,
ürünlerin teslimatı sırasında camların kırık ve pvc sitemlerinin hasarlı olduğunun tespiti yapılır yapılmaz, alıcı müvekkili bilgilendirmiş, müvekkil tarafından ise derhal davalı tarafa haber verildiğini, davalı tarafça yükün istiflenmemesi için acentaya bilgi verildiği, neden böyle olduğuna ilişkin bilgilerinin olmadığı, ancak problemin çözümü için gereğinin yapılacağı bilgisinin verildiğini, bu hususların taraflar arasında yapılan yazışmalar ile sabit olduğunu, davalı tarafa tüm bu hususlar bildirilerek müvekkilin zararının tazmin edilmesi talep edildiği
halde davalı tarafın, aradan geçen zamanda ve yapılan arabuluculuk görüşmelerinde söz konusu zararın ödenmesi bakımından herhangi bir adım atmadığını, davaya konu taşıma işleminin yerine getirilmesi sırasında
oluşan zarardan davalı tarafın kusurlu olduğunun aşikar olduğunu, davalı tarafın, müvekkile ait hassas emtianın gereği gibi taşınması için gerekli önlemlerin alınmasında yeterli özeni göstermediğini, kendi kötü hareketiyle edimini ayıplı şekilde ifa ederek, söz konusu zararın meydana gelmesine sebep olduğınu, bu kapsamda davalı tarafın kendi kötü hareketi veya kötü harekete eşdeğer kusuru sebebiyle taşıma esnasında müvekkilin ürünlerinde meydana gelen hasardan dolayı ortaya çıkan zararın hali hazırda tespit edilmesi mümkün
olmadığından HMK 107 gereği belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğimiz iş bu davada (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 600 Euro (6.158,86 TL) bedelin işleyecek değişen oranlardaki faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tanıklarının kendi çalışanları olduğunu, tarafsız davranabilmesinin mümkün olmadığını,
CMR belgesinde hasar kaydının bulunmadığını, uyuşmazlığa ilişkin olarak CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olduğunu, yükün parsiyel olduğunu, süresi içerisinde ihbarda bulunulmadığını, zaman aşımı süresi geçtikten sonra davanın açıldığını, davacının yükün istiflenebilir
olduğunu açıkça beyan ettiğini, ambalajlamanın davacı tarafça yapıldığını ancak yetersiz olduğunu, hasar hesaplaması yapılacak ise CMR Konvansiyonu hükümlerinin esas alınması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili davanın ----- ihbarını talep etmiştir.
DEĞER ARTIRIM:
Davacı vekilince sunulan 30/11/2023 tarihli dilekçesi ile dava dilekçelerinde 600 Euro talep edilmiş olan zararlarına ilişkin bedelinin 935,14 Euro daha arttırılarak dava değeri olan 1.535,14 Euro üzerinden harcın yatırılmış olduğunu bu nedenle; dava dilekçesinde açıklanan nedenler ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, Kara Taşımacılığı Kaynaklı oluşan zarar nedeniyle tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce aldırılan
22/10/2022 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu olayda meydana gelen hasarın CMR Konvansiyonu 25’inci madde kapsamında 1.535,14 Euro olarak hesap edileceği,davacı akdi taşıyıcının yükün istiflenemez olduğu talimatına aykırı davranarak, söz konusu hasarın meydan gelmesinde ağır kusurlu olduğundan,
CMR Konvansiyonu 29’uncu madde kapsamında sorumluluk sınırlaması
hakkını kaybedeceği ve gerçek zarardan sorumlu olacağı,
davacının hesap edilen 1.535,14 Euro gerçek zarar tutarını, davalı akdi
taşıyıcı ----- talep edebileceği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği davalının 600,00Euro talepte bulunduğu, CMR Konvansiyonu 27’inci madde gereği davacının mahkemece hükmolunacak (Euro cinsinden) tazminat alacağına dava tarihinden itibaren %5 oranında faiz talep edebileceği, Mahkemenin heyetimizin görüşü aksine, talimata aykırı davranış nedeniyle meydana geldiği sübuta eren zarar nedeniyle davalının ağır kusurlu sayılamayacağı yönünde bir kanaate varması durumunda, CMR Konvansiyonu 23’üncü madde 3.paragraf gereği sorumluluk sınırının tespit edilebileceği brüt ağırlık bilgisinin dosyada mevcut olmadığı, dosya kapsamında sunulan verilerle hesaplanmasının mümkün olamayacağı, CMR Konvansiyonu 32’nci madde gereği bir yıllık hak düşürücü sürenin
dolmasından sonra huzurdaki davanın ikame edildiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Davacı tarafından tanık deliline dayanıldığı görülmekle bildirilen tanıklar adına davetiye çıkarılmış ve tanıklar dinlenilmiştir.
Tanık ------- "Davacı şirkete çalışmaktayım, adresten adrese taşıma olarak davalıyla anlaştık taşınacak ürünlerin cam olduğu kendilerine önceden bildirildi ve anlaşma ona göre yapıldı, yükleme merkezine ürünleri götürdüğümüzde eski bir tır geldi, bu tırın aktarma yapacağını yurt dışına giden asıl tırın başka olduğu bize söylendi, ürünleri yükledik davalı şirkete mail attım, ürünümüzün cam olduğunu tırdan tıra yükleme yapılacağı esnada gerekli özenin gösterilmesini istedik, onlarda tamam göstereceğiz dediler, müşterimiz ---- bize ulaştı ürünün üst üste istiflendiğini kullanılamaz olduğunu söyledi, bizde bu durumu tutanağa bağladık hatta ürünümüzün üzerine bırakılan başka ürünlerde bizim sanılarak müşteriye bırakılmış onların da tekrar alınması için mail attık, anlaşma aşamasında zaten davalı firma ürünlerin cam oması nedeniyle yerin daha fazla kullanılacağını bu nedenle de fazla ücret çıkacağını bize söyledi bizde buna göre anlaşma yaparak ona göre para ödedik, müşterimden alacağım 10 bin Euro yu alamadım, taşıma ücretini de ödedik, ayrıca müşterim bana memnun kalırsam ilerde iş yapacağını söylemişti ama bu olaydan sonra bir daha iş yapamayacağımızı söyledi, hasarın oluştuğu anda şoför ile birlikte tutanağı tutmuşlar bana tutanağın gelmesi bir kaç ay sürdü gelir gelmez hasar için başvuruda bulunduk, cmr hasar kaydının da yapıldığını hatırlıyorum, davlı firma ile tüm görüşmelerimiz mail üzerinden yapıldı istiflemenin yanlış olduğuna dair fotoğraf ve tutanaklar kendisine, bizzat bildirildi, tırdan tıra yükleme yapılacağı zaten bize bildirilmemişti, bu durumu maiille davalı firmaya bizzat bildirdim." şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık -----"Davalı firma ile cam taşıma konusunda anlaşma yapıldı bize gelen tıra yan yana olacak şekilde forklift ile taşıma yapıldığı, kasalanmış şekilde yüklendi, hangi tırla gideceği konusunda bir bilgim yoktu ancak tır eski bir tırdı, bununla yurt dısına gidemeyeceğini, ------Beye de söyledim toplama tır olduğu bize söylendi, bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.Taşınan malın kısmen veya tamamen nakliye sürecinde hasar gördüğünün kesinlik kazanması ve taşıyıcının da; kendisini sorumluluktan kurtarabilecek beyyinelerden istifade edemeyeceği ve nakliye sürecinde meydana gelen zarardan dolayı (veya zarara etkisi
nispetinde müterafik kusuru dolayısıyla) alıcıya ya da göndericiye yahut da akdi veya kendisine taşıma işini devreden üst taşıyıcıya veya “onlardan birinin sigortacısına” karşı sorumlu tutulabileceği durumlarda (taşıyıcı CMR Md.29 nazarından ağır kusurlu değil ise CMR Konvansiyonunda öngörülen şekilde, eğer ki yüke ve ambalajına çekince konmadan teslim alınan emtia alıcısı emrine “somut olayda olduğu gibi” teslim alındığı halde çekincesiz olarak teslim
edilememiş ya da “teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikme için taşıyıcıya CMR Md.30 uyarınca gerekli ihbar yapılmış ve 32/1-a maddesine göre teslim tarihinden, itibaren 1 yıl içinde tazminat talep edilmiş ise) CMR Konvansiyonunun 23/1. maddesi; taşıyıcıyı yükün “kısmen veya tamamen kaybından” dolayı “eşyanın taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine” göre (tazminat taleplerinde; hasar tazminatının ödendiği tarihten itibaren veya 3095 SK. Md.4/a`ya göre değil; “CMR Md.27 uyarınca, taşıyıcıya keşide edilen yazılı bildirim tarihinden itibaren, (“döviz bazındaki” taleplerde %5 oranında maktu”) faiziyle birlikte tazminat ödemekle sorumlu tutmuş ve aynı maddenin 3. fıkrasında tazminat miktarının;hasar dolayısıyla “eksilen ya da zayi olan” malın brüt ağırlığının kilogramı başına 8.33 hesap birimini (SDR’yi) aşamayacağı, 23/7. Maddesinde de üst sınırın belirlenmesinde kullanılacak olan SDR kurunun, taraflar aksini sözleşme ile kararlaştırmamış ise Mahkemenin karar verdiği tarihteki SDR kuru olması icap ettiği hükme bağlanmıştır.Ancak somut olayda davalı taşıyıcı, CMR 29’uncu madde kapsamında, talimat aykırılık nedeniyle hasara sebebiyet verdiğinden CMR Konvansiyonu 32’nci madde 1.paragraf gereği zaman aşımı 3 yıl olarak değerlendirilecektir.
Somut olayda bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu olayda meydana gelen hasarın CMR Konvansiyonu 25’inci
madde kapsamında 1.535,14 Euro olarak hesap edileceği, Davacı akdi taşıyıcının yükün istiflenemez olduğu talimatına aykırı davranarak, söz konusu hasarın meydan gelmesinde ağır kusurlu olduğundan,CMR Konvansiyonu 29’uncu madde kapsamında sorumluluk sınırlaması hakkını kaybedeceği ve gerçek zarardan sorumlu olacağı, davacının hesap edilen 1.535,14 Euro gerçek zarar tutarını, davalı akdi taşıyıcı ------ talep edebileceği, kanaatlerini bildirmekle dosya kapsamı tanık beyanları hükme esas alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE
1.535,14 Euronun dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.123,11 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 110,90 TL ve değer artırım sonrası tamamlanan 503,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 509,21 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 110,90 TL peşin harç ve 503,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 673,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.250,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan 3,95 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 16.441,35-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekillerinin, davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!