WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/685
KARAR NO : 2024/141

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/09/2020
KARAR TARİHİ : 20/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili asıl dava dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından idarelerinin müteahhidi olarak çalışma yaptığı işte kendi işçisi olarak çalışan -----işçi alacağı sebebiyle idareleri ve diğer davalılara karşı açtığı işçi alacaklarından doğan tazminat davasının müşterek ve müteselsilen idareleri aleyhine sonuçlandığını, idareleri tarafından idarelerinin----- hesabı üzerine konan haciz sebebiyle icraya ödenmek zorunda kalınan 44.528,92-TL'nin ------İcra Müdürlüğü'nün ---- Sayılı icra dosyasına haczen ödendiğini, ödenen işbu bedelin sorumlu olan adı geçen şirketlerden tahsili için işbu davayı açtıklarını, idarelerince yapılan ödemenin dayanağının ----.İş Mahkemesi'nin -----.sayılı dava dosyasına ait mahkeme kararı olduğunu, işbu dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, müvekkili idare birimlerinden abone işleri ---- Bölgesi Dairesi Başkanlığı dava konusu ile ilgili olarak 03.07.2008 tarihinde idareleri ile ----- arasında -----Bölgesi Dairesi Başkanlığı görev alanına bulunan abonelerin el bilgisayarı ile sayaç endeks tespiti ve fatura dağıtımı kaçak ve usulsüz su kullanım tespiti, binalara ve sayaçlara barkod etiketi takılması, sıt kapama açma sayaç değiştirme ve sayaç sökme takma'' işlerine ait sözleşme imzalandığını, işin süresinin sözleşemeye göre 01.10.2008 tarihinde bitecekken 18.09.2008 tarih ve ----- sayılı yönetim kurulu kararıyla %20 süre uzatımı ve keşif artışı verilerek işin bitiş tarihinin 20.10.2008 tarihine kadar uzatıldığını, 04.11.2008 tarihinde ise yine idareleri ile söz konusu firma arasında ''-----Bölgesi Dairesi Başkanlığı görev alanına bulunan abonelerin el bilgisayarı ile sayaç endeks tespiti ve fatura dağıtımı kaçak ve usulsüz su kullanım tespiti, binalara ve sayaçlara barkod etiketi takılması, sıt kapama açma sayaç değiştirme ve sayaç sökme takma'' işlerine ait sözleşme imzalanmış olup işin süresi sözleşmeye göre 04.07.2009 tarihinde bitecekken 1H06.2009 tarih ve ---- sayılı yönetim kurulu kararı ile işe %20 süre uzatımı ve keşif artışı verilerek işin bitiş tarihinin 20.08.2009'a kadar uzatıldığını, ardından yine aynı firmayla 14.09.2009'da ''İdarelerine bağlı----Bölgesi'nde Bulunan yaklaşık ---- abonenin el bilgisayarı sayaç endeks tespiti ve fatura dağıtımı, su kapama açma, sayaç değiştirme, binalar barkod etiketi takma'' işlerine ait sözleşme imzalandığını, işin süresinin sözleşmeye göre 11.02.2010 tarihinde bitecekken 19.01.2010 tarih -----sayılı yönetim kurulu kararı ile işe %20 süre uzatımı ve keşif artışı verilerek işin bitiş tarihinin 13.03.2010'a kadar uzatıldığını, bahsi geçen davacı ---- yüklenicisinin idareleri ile yaptığı tüm sözleşmeler kapsamında yürüttüğü işlerde ----koduyla çalıştığını ayrıca ---Firma nezdinde ise----- okuyucu koduyla çalışma yaptığını, sözleşme hükümlerine göre asıl sorumluluğun işçinin alacaklarını ödemeyen diğer firmalara ait olduğunu, ihale sözleşmesi ve ihale belgelerine göre hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin idarenin değil kanunen yüklenicinin işçisi olduğunu, işçi alacaklarına ilişkin borcun aslında yüklenicilere ait bir borç olup müvekkili idarenin söz konusu borçtan 4857 S.İş Kanunu'nun 2. ve 3. maddeleri uyarınca müştereken ve müteselsilen asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu, idarenin sorumluluğunun kanundan kaynaklanan bir sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun da sadece işçiye karşı olduğunu, yüklenicilere karşı iç ilişkide böyle bir borç ödeme sorumluluğunun olmadığını, Hizmet Alımları Tip Sözleşmesi'nin 23.maddesinde'' Yüklenicisinin sözleşme konusu işle ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6.bölümünde belirlenmiş olup yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.'' hükmünün yer aldığını, kendi işçilerinin haklarını ödemeyen adı geçen müteahhitlerin sorumluluğu, ilgili sözleşme hükümleri ile mezkur mahkeme kararı ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak, davalılardan taraflarınca ödenmek zorunda kalınan 44.528,92-TL'nin cebri icraya ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

SAVUNMA
Davalı------ vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı idarenin talebinin toplam rakam yönünden hukuksuz olduğunu, davacı-----asıl işveren konumunda olduğunu, davalı ---- alt işveren konumunda olduğunu,----- sorumluluğunun olmadığı şeklinde iddiasının hukuki temele dayanmadığını, asıl işverenle alt işverenlerin işçiye ödenecek kıdem tazminatı vs. Konusunda %50 oranında sorumlu olduğunu, davacının ödediği meblağın tamamını alt işverenden talep etmesinin hukuki olmadığını, İş Kanunu 2.madde kapsamında dava dışı işçi tarafından hak kazanılan alacak ve tazminatların asıl işverenden tahsili durumunda asıl işveren 6098 sayılı Borçlar Kanunu 62.maddesinin müteselsil sorumluların iç ilişkilerinde rücu hakkını düzenleyen hükmü uyarınca İş Kanunu'na göre değil 6098 sayılı Borçlar Kanunu'ndaki borçlular arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen madde gereğince de paylaşılması gerektiğini, ihale konusu işin maliyetinin yükleniciler tarafından hesaplanıp ihaleye teklif verilirken kıdem tazminatının hesaba dahil edilmemekte olduğunu, Hizmet Alım İhalelerinde maliyet hesaplaması Kamu İhale Kurumu'nun internet sayfasında hesaplama ekranında yapılan hesaplamada kıdem ve ihbar tazminatının bulunmamakta olduğunu, sözleşmelerde de işçilik ücreti dışındaki hak ve alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağına ilişkin herhangi bir düzenleme de bulunmadığını, dolayısıyla KİK'in hesaplamasına göre kıdem tazminatı zımmen ihale yapan makamın uhdesinde kalmakta olup yüklenicilerin buna göre teklif vermekte olduğunu, bu konuda çıkarılan en son yasa ile ücretlerin dışındaki işçi alacaklarının tamamen asıl işverene yüklendiğini, bunun da itirazlarının doğruluğunu gösterdiğini, 10.09.2014 tarih ve 6552 sayılı kanunda (madde 8) ''Alt işverenlerin değişip değişmediğine bakılmaksızın aynı kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenler ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475.İş Kanunu 14.maddesine göre kıdem tazminat ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.'' denildiğini, bu son yasal düzenleme ile alt işverenlerin çalıştırdıkları işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının tamamının artık asıl işveren kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödenmekte olduğunu, bu düzenleme ile de yarıya yarıya sorumluluk durumunun ortadan kaldırıldığını, sorumluluğun tamamının asıl işverene yüklendiğini, ücret dışındaki işçi alacaklarından asıl işverenle alt işverenin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı temel ilkesine bağlı olarak; işçinin çalıştığı dönemin 6552 sayılı yasada belirlenen tarihte devam ediyor olup olmadığının davacı idaren sorulmasına, devam ediyor olması halinde davacının ödediği meblağın tamamının asıl işveren yani davacı asıl işverenin yüklenmesi gerektiğinden davanın tamamen reddine, işçinin durumunun 6552 sayılı yasada belirlenen tarihte değilse yani bu tarihte çalışmıyor ise yükümlülüğün asıl işveren ---- ile davalı şirketleri ve diğer şirket arasında yarı yarıya olmasına, dolayısıyla ----ödediği bu meblağın ancak yarısını alt işverenlerden işçiyi çalıştırdıkları süreye göre talep edebileceğine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı -----Şirketi kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
Birleşen davada davacı vekili dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, idarelerince----. İcra Müdürlüğünün -----esas sayılı dosyasına ödenen miktarların (23.11,90) TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen rücuen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını, aralarında fiili ve hukuki irtibat olması sebebiyle işbu davanın ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin----- esas sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar hukuki niteliği itibari ile; yanlar arasındaki hizmet sözleşmesi sebebi ile davacı kurum tarafından dava dışı işçi ----- ödenen işçilik alacağının alt işveren konumundaki davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
09.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "TBK 167.maddesı uyarınca davacının işçiye yaptığı ödeme tutarının yarısı oranında alt işverenlere rücu edebileceği rücuen tazminat meblağı:(44.528,92-TL/2)=22.264,46-TL olduğu, dava dışı işçi ----alt işveren ---- 504 gün, ----- 330 gün ve dava dışı ----- 898 gün istihdam edildiği, hizmet süreleri doğrultusunda -----6.471,33-TL,------4.237,18-TL, dava dışı ----- 11.555,95-TL olmak üzere toplam 22.264,46-TL, Hizmet sözleşmesinde işçilik alacağı olarak ödenen tutarın tamamının rücu edilebileceğinin taraflarca kararlaştırılmış olması halinde hizmet süreleri doğrultusunda -----12.942,66-TL,----- 8.474,36-TL, dava dışı ----- 23.111,90-TL olmak üzere toplam 44.528,92-TL, rucuen tazminat tutarı olarak tespit edildiği " şeklinde rapor sunulmuştur.05.09.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " TBK 167.maddesı uyarınca davacının işçiye yaptığı ödeme tutarının yarısı oranında alt işverenlere rücu edebileceği rücuen tazminat meblağı:(44.528,92-TL/2)=22.264,46-TL olduğu, Dava dışı işçi ---- alt işveren ----504 gün, ---- 330 gün ve dava dışı -----898 gün istihdam edildiği, hizmet süreleri doğrultusunda -----6.471,33-TL, -----4.237,18-TL, dava dışı ------11.555,95-TL olmak üzere toplam 22.264,46-TL, Hizmet sözleşmesinde işçilik alacağı olarak ödenen tutarın tamamının rücu edilebileceğinin taraflarca kararlaştırılmış olması halinde hizmet süreleri doğrultusunda-----12.942,66-TL,----- 8.474,36-TL, dava dışı------- 23.111,90-TL olmak üzere toplam 44.528,92-TL, rucuen tazminat tutarı olarak tespit edildiği " şeklinde rapor sunulmuştur.30.11.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " 1.seçenek: Hizmet sözleşmesinde işçilik alacağı olarak ödenen tutarın tamamının rücu edilebileceğinin taraflarca kararlaştırılmış olması halinde hizmet süreleri doğrultusunda toplam alacağın 44.528,92-TL olduğu, 2. Seçenek: TBK 167.maddesı uyarınca davacının işçiye yaptığı ödeme tutarının yarısı oranında alt işverenlere rücu edebileceği rücuen tazminat meblağı:(44.528,92TL/2)=22.264,46-TL olduğu kabul edilmesi halinde yapılan hesaplamada, 22.264,46-TL toplam alacağın bulunduğu " şeklinde rapor sunulmuştur.Birleşen dava davalısı ----dava öncesi ticaret sicilden terkin edildiği anlaşıldığından birleşen dava davalısı yönünden ihya kararı alınması için davacı tarafa süre verilmiş, -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı dosyasında birleşen dava davalısı yönünden mahkememiz dosyası için ihya kararı verilmiş ve ilgili karar kesinleşmiştir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.----- kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. ( Yargıtay ----Hukuk Dairesi 23.12.2021 tarih-----)Yargıtay -----Hukuk Dairesinin -----Sayılı kararında belirtildiği üzere; "Mahkemece, davacının ödediği kıdem tazminatı, izin ücreti ve diğer bedellerden davalı yüklenicilerin dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olduğu ihbar tazminatından ise son işveren sıfatıyla tamamından sorumlu olduğu gözetilerek yapılacak inceleme sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, ihbar tazminatından davalı yüklenicilerin kendi dönemi ile sorumluluğunun kabul edilerek hesaplama yapılması ve buna dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir". Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun -----. sayılı ilamı da aynı yöndedir. Dolayısıyla davalılar, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından işçiyi çalıştırdıkları süre oranında sorumlu olacaktır.Somut olay bu ilkeler kapsamında ele alındığında davacı ile davalılar arasında düzenlenen sözleşme ve şartnamelerin dosyada bulunmadığı, işçilerin iş sözleşmelerinden doğacak alacaklarından tarafların sorumlu olduğu oranı gösterir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından sorumluluk oranlaro hakkında sözleşemesel bir değerlendirme yapılması mümkün değildir. Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 38. maddesinde “Yüklenici, çalıştırdığı işçilerin işi yapmakta olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatta kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme ile veya mevzuatla tespit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve en uygun bir bölgedeki iş kolu veya meslekteki aynı tip bir iş için mevzuatla tespit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır." düzenlemesi mevcut olup, istikrar kazanmış Yargıtay uygulaması da gözetildiğinde işçilik alacaklarının rücuen tazmini istekli davalarda işçinin yüklenici yanında çalıştığı dönemler gözetilerek ihbar tazminatından son işveren -----kıdem tazminatından ise dava dışı işçinin davalılar yanında çalıştıkları sürelere göre değerlendirme yapan 03/12/2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabullerine karar verilmiştir. Asıl ve birleşen davada davalıların kendi uhdelerinde çalışmadıkları süreler yönünden davacının talepleri reddedilmiştir. Asıl ve birleşen davada kabulüne karar verilen rücu edilecek miktarlara ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının asıl davasının KISMEN KABULÜ ile, toplam 12.176,42 TL'nin 3.707,18 TL'sinin davalı-----8.469,24 TL'sinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine, kabulüne karar verilen miktara 18/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
A-Karar harcı 578,53 -TL den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 760,45 TL harcın mahsubu ile artan 181,92‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
B-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 578,53- TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 632,93- TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
C-Davacı tarafından yapılan 904,75- TL tebligat ve müzekkere gideri, 700,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.604,75-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 438,82-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
D-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
E-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 3.707,18 TL nispi vekalet ücretinin davalı----- alınarak davacıya verilmesine, 8.469,24 TL nispi vekalet ücretinin davalı ------ alınarak davacı tarafa verilmesine,
F-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 360,95-TL.sinin davalılar -----alınarak Hazineye Gelir Kaydına, 959,05- TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilen ----Asliye Ticaret Mahkemesinin-----. Sayılı dosyasının KISMEN KABULÜ ile, 10.088,03 TL'nin davalı ----- Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, kabulüne karar verilen miktara 18/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
A-Karar harcı 689,11-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 392,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 296,32‬-TL harcın davalı ----- Şirketinden tahsili ile hazine adına irad kaydına,
B-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 392,79-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 452,2‬0-TL harcın davalı-----Şirketinden alınarak davacıya verilmesine
C-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.088,03 TL nispi vekalet ücretinin davalı ---- Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
D-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
E-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 578,97-TL.sinin davalı----- Şirketinden tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 741,03-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair;Asıl dava ve birleşen davanın taraflarının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.