T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/799 Esas
KARAR NO:2024/99
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/12/2021
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekilinin 19.12.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket medya hizmetleri, reklamcılık, reklamların hazırlanması ve yapımı, reklamların yayınlanacağı tüm mecraların müşteriler için rezerve edilmesi, menajerlik, prodüksiyon ve figürasyon organizasyonu yapmakta ve şirket ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işleri yürütmekte olan iki ortaklı bir limited şirkettir.Davalı taraf davacı şirketle rekabet etmeme yasağını ihlal ederek müvekkil şirketin elde edeceği kazançların haksız olarak davalı ortak adına veya üçüncü kişiler adına tahsil edilmesini sağlanmıştır. Şirket muhtemel kazançlarından yoksun kalmıştır. Tüm bu sebeplerle zarara uğrayan müvekkil şirketin maddi zararının tazmini gerekir. Davalı tarafın şirket ile rekabet etmese idi şirket namına yapacak olduğu işlerin bedeli şirketin uğradığı zararın yalnızca bir kısmıdır, ayrıca şirket müdürü olarak şirket nam ve hesabına tanıtımda bulunması beklenen davalının bunun tam aksine kendi adına yeni bir marka yaratma çabası, kendi adına menajerlik faaliyetlerinde bulunması ve şirket ile aynı alanlarda faaliyet gösteren -------yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlenmesi davacı şirketin aleyhine ve zarara sebep olan davranışlardır.Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı ------ rekabet yasağını ihlal ile şirketi uğrattığı zararların tazmini amacıyla işbu davayı açmak zarureti hasıl olmuştur. -------- rekabet yasağını ihlal ederek ortağı ve müdürü olduğu müvekkil şirket ile aynı konularda faaliyet gösteren başka şirketler ile kendi adına elde edilmesine aracılık ettiği kazançlar müvekkil şirketin kar kaybına sebep olmuştur. Davalının kusurlu ve kanuna aykırı bu davranışları sebebiyle şirketin uğradığı zararın tazmini gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, HMK 107. Maddesi uyarınca işbu davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmaması sebebiyle alacak miktarı daha sonra tam ve kesin olarak belirlenmek üzere fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalının müvekkil şirket ile rekabet etme yasağını ihlali sebebiyle 15.000- TL maddi tazminatın (belirsiz alacak davasıdır) işleyecek avans faizi ile beraber tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz." demektedir.
CEVAP:Davalı vekilinin 20.01.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle: "Davacı ---------- senedir fiilen tüm işlevini kaybetmiş, pasif durumda, resmi olarak da "şirketin feshi" için -------- no ile açtığımız davada fesih olmak üzere olan bir şirkettir. TTK md.626 ve md.613 uyarınca açılan bu dava haksız ve mesnetsiz nitelikte olup, müvekkilimiz rekabet yasağını ihlal etmemiş, kanunun ilgili maddelerine aykırı hiçbir faaliyette bulunmamıştır. ---------- no.lu, 03/10/2019 tarihli kararı "Her ne kadar davalının ortak ve müdürü olduğu şirketlerde görev yaparken şirket ortaklarından izin almaksızın, aynı faaliyet konularında kurulan şirketlere ortak ve müdür olması 6762 sayılı TTK'nın 547. maddesine aykırı ise de, tarafların birlikte ortak oldukları şirketlerin faaliyet dönemlerinde gerçekte önemli bir miktarda kar elde edememesi, yapılan ticari faaliyet karlarının önceki yıllar zararını karşılamaktan uzak olması, şirketin önceki yıllar zararlarının karşılanması için şirket makine ve demirbaşlarının satılmasının gerekmesi, bu nedenle şirketin 2006 yılından itibaren gayrı faal duruma gelmesi, davalının eylemleri nedeniyle davacının ortak olduğu şirketin zarara uğradığının ispatlanamaması nedeniyle, davanın reddine dair verilen mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır." Davacı şirketin iddialarında adı geçen oyuncularla sözleşmeleri bulunmamaktadır. Bu oyuncular davacı şirketin oyuncuları olmayıp, şirketin onlar üzerinde iddia edebilecek yasal dayanağı bulunan bir hakkı bulunmamaktadır.Davacı şirket, müvekkil şirketi ortak bir kazançtan, şirket ile rekabet ederek mahrum bıraktığını iddia etse de ortada ne fiili işlevi olan bir şirket, ne o şirketle yapılan bir rekabet, ne de elde edilen bir kazanç vardır. Davacı üzerine düşen ispat külfetini yerine getirememiş, iddialarının hiçbirini kanıtlayamamış, hayali iddialarla işbu davayı açmıştır. Müvekkilimizin eşinin şirketine dair karşı tarafın bulunduğu iddialar mesnetsiz nitelikte olup, müvekkilimizin eşinin ve eşinin şirketinin davacı şirketin süreçleriyle yakından uzaktan hiçbir ilgisi yoktur. Davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz." demektedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 6102 Sayılı TTK'nın 613 ve 626/2 maddesi uyarınca gereğince özen ve bağlılık yükümlülüğü, rekabet yasağına aykırı davranışı sebebi davalı şirket ortağı ve yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili, limited şirketin ortaklarından olan davalı gerçek kişinin, TTK'nın 613 ve 626. maddesi gereğince rekabet yasağını ihlal etmek suretiyle şirketi zarara uğrattığı iddiasında bulunarak maddi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.----- sayılı dosya ile TTK 636/3.maddesi uyarınca davacı şirketin faal olmadığı, kazanç elde edemediği, iki ortaklı şirkette ortaklar arasında güven ilişkisi kalmadığı, 2018 yılından bu yana genel kurulun toplanamadığı ve fesih için koşulların oluştuğu sabit olduğundan şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği ve dosyanın derdest olduğu görülmüştür.Limited şirketlerde ortağın rekabet yasağı 6102 Sayılı TTK 613.madde düzenlenmiş olup ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir. 6102 Sayılı TTK'nın limited şirketlere uygulanacak hükümlere dair 644 maddesi, anonim şirketlerde şirket yöneticisinin rekabet yasağına ilişkin 396. maddeye atıf yapmamış olup, davalının şirket yöneticisi olduğu dönemde ve sonrasında gerçekleştirdiği iddia olunan, yukarıda özetlenen ve esasen bir bütün teşkil eden rekabet yasağına aykırılık eylemi TTK'nun 626 maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 626. maddesinde; müdürlerin ve yönetimle görevli kişilerin, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlü oldukları, 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklı olduğu, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacakları, şirket sözleşmesinin ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebileceği, müdürlerin de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabi olacakları düzenlenmiştir. Bu yasağa aykırılık nedeniyle tazminat talebinin yasal dayanağı ise TTK'nun 644/1-a bendi atfı ile TTK'nun 553 ve devamı maddelerinde düzenlenen yönetici sorumluluğuna ilişkin hükümlerdir.06/04/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir ve bir haksız rekabet konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 16/06/2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi heyeti kök raporunda özetle;
"1.Davacı -------- ticari defterler ve kayıtlarının HMK'nın 222. maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği,
2.Davacının ----kayıtlarına göre ----- olduğu,
3.Davvalı ---- herhangi bir ticari mükellefiyet kaydı olmadığı, potansiyel mükellef olduğu, davacı --------ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu,
4. Davalının rekabet yasağını ihlal ederek davacıyı zarara uğrattığının ispatlanamadığı sonucuna kanaat getirilmiştir." şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
Davacı vekili itirazları üzerine dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; "Kök raporda belirtildiği üzere dosyada bulunan belge ve bilgiler kapsamında rekabet yasağının ihlal edildiğine rastlanmadığı tüm bu kapsamda davacının uğradığı zarara da rastlanmadığı, kök rapordaki görüşlerimizi değiştirir mahiyette dosyada herhangi bir belge ve belgenin olmadığı, davacı tarafın itirazlarında belirttiği hususlara da kök raporda cevap verildiği, bu nedenle de kök rapordaki görüşümüzde ısrar ettiğimizi bildiririz." şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
Somut olayda, davalı, şirket müdürü ve aynı zamanda davacı şirketin kurucu ortaklarındandır. Davacı şirket limited şirkettir. Dava dışı ------ tescil edilmiş olup davalının ---- tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği ve bu kararın ------- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili TTK 613 ve 626 maddeleri uyarına rekabet yasağına aykırılık iddiasında bulunmuş ise de kök ve ek raporda görüleceği üzere rekabet yasağının ihlal edildiği tespitine varılamadığı bu haliyle davalı yanın davacı şirketin müdürü olmasına rağmen dava dışı şirket yönetim kurulu başkanı olmasından ötürü özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davrandığı, rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasının ve davacı şirketin maddi zarara uğradığı hususunun davacı yanca somut bilgi belgelerle ispatlanamadığı fesih ve tasfiye kararı kesinleşmemiş ise de------sayılı dosya ile TTK 636/3.maddesi uyarınca davacı şirketin faal olmadığı ve kazanç elde edemediğine yönelik tespitler de dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 256,17 TL harcın düşümü ile geri kalan 171,43 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair taraflar vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!