T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/2 Esas
KARAR NO : 2024/140
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/06/2022
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı şirket, bir yatırımcı kuruluş olup kaldıraçlı alım-satım işlemleri, türev piyasaları ve tezgahüstü türev piyasalarında ... tarafından lisanslandırılarak aracılık faaliyetleri yürüttüğünü, müvekkili ile yatırımcı kuruluş olan davalı şirket arasında kaldıraçlı varlık ve türev araç alım-satım işlemleri için anlaşma sağlandığını, bu anlaşmanın ardından direkt olarak gerçek kişi müvekkilinin, en yüksek risk ihtiva eden piyasaya sokularak işlemlere başlanmasının sağlandığını, müvekkilinin,...'nın standardize ettiği ve yasal mevzuat ile zorunlu kıldığı deneme hesabı ve risk uygunluk testlerini tam manasıyla yerine getir(e)mediğini, ancak buna karşın kendi ad ve namına gerçek bir hesap açılarak sermaye piyasalarında işlem yapılmasının sağlandığını, bu sürecin de kaçınılmaz olarak müvekkilinin tüm malvarlığını kaybedip mağdur olmasıyla neticelendiğini, müvekkilinin zorunlu deneme hesabı şartları sağlanmaksızın işlem yapılmasının sağlandığını, 14/04/2016 tarihinden itibaren açılacak gerçek forex hesaplarının 50 işlem ve 6 iş günü çalıştırılması mecburiyetine uygun işlem yapılmayarak, mağdur müvekkilinin kendisi için büyük miktarlara denk gelen kayıpların yaşanmasına sebep olunduğunu, müvekkilinin ilgili piyasa riskleri hakkında pratik anlamda bilgi edinemediğini, davalının yasal mevzuat ile zorunlu kılınan uygunluk testi uygulamasını mevzuat uyarınca usulüne uygun bir şekilde müvekkiline tatbik etmediğini, davalının müvekkilini yönlendirerek ilgili testle tamamlattığını, davalının, müvekkilinin test sonuçlarına göre yatırımcı profiline uygun olmayan piyasalarda işlem yapmasına müsaade ettiğini, bunun sonucunda müvekkilinin zarara uğradığını, davalının, henüz deneme hesabı kullanım süreci bitmeden müvekkilini gerçek hesap açmaya yönlendirdiğini ve bu amaçla müvekkilinden hesabına para göndermesi için müvekkilini ikna ettiğini, davalı ile müvekkili arasındaki ilişkinin niteliği gereği müvekkilinin yaptığı işlemlerin tüketici işlemi olduğunu ve ticari işlem olarak vasıflandırılmaması gerektiğini, davalının yatırım kuruluşlarına ilişkin ilgili reklam, ilan ve duyuru mevzuatını ihlal ederek müvekkilinin büyük bir maddi zarar yaşamasına neden olduğunu, davalının müvekkiline hiçbir durumda zarar etmeyeceğini, yaptığı işlemlerin ... denetiminde gerçekleştiği için hesabının banka mevduatı gibi sağlam temele dayandığını beyan ettiğini, müvekkilinin bu açıklamalar çerçevesinde ihtilafın çözümü için 13/09/2018 tarihinde Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'ne başvuru gerçekleştirildiğini ancak karar verilmemiş olması nedeniyle işbu davayı açmak mecburiyetinin hasıl olduğunu, bu noktada asıl alacağa işleyecek temerrüt faizinin başlangıç tarihinin de Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'ne başvuru tarihi olan 13/09/2018 olarak hüküm tesisi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve şimdilik, müvekkilinin yaşamış olduğu maddi zararın sebebinin yatırım kuruluşu ...A.Ş. Olduğunun tespiti ile, karşı yan yatırım kuruluşunun yasal mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik ve kısmi dava hükümleri esas alınmak suretiyle) 10.000,00-TL tutarındaki maddi tazminatın, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği'ne başvuru tarihi olan 13/09/2018 tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmek suretiyle tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin olarak, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ...Mahkemeleri olduğunu, davaya karşı zaman aşımı def'inde bulunduklarını, Esasa ilişkin olarak, davacının gerçekleştirdiği işlemler sonucu uğradığını belirttiği zarar ile gerçek dışı iddiaları arasında dahi hiçbir şekilde illiyet bağı olmamasına rağmen müvekkili şirketi sorumlu tutmaya çalışmasının kötü niyetli olduğundan kabul edilemeyeceğini, davacının ileri sürdüğü iddiaların da esasen tamamıyla gerçek dışı ve Mahkemeyi yanıltmaya matuf olduğunu beyanla yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Çağlayan Mahkemelerine gönderilmesine, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi halde haksız, dayanaksız davanın esastan reddine, davacı hakkında HMK m.329 hükümlerinin tatbikine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR /
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacının nüfus kayıt örneği UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, davalı şirketin İTO kaydı dosyamız arasına alınmış, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya ASLI dosyamız arasına alınmış ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 19/10/2022 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı ile; ''1-Davanın yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili İstanbul (Çağlayan) Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine...'' karar verildiği, işbu kararın ''Tarafların Kararı İstinaf Etmemesi Üzerine'' 27/12/2022 tarihinde kesinleştiği ve dosyanın Mahkememize tevzii edilerek Mahkememizin 2023/2 Esas sayılı sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 30/03/2023 tarihli duruşmasının (3) numaralı ara kararı ile; ''...Davacının iddiası, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için dosya üzerinde günsüz olarak, mahkememizce re'sen seçilecek bir türev araçlar ve kaldıraçlı işlemler konusunda uzman SPK bilirkişisi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,'' dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda Sermaye Piyasası uzman bilirkişisi Dr. ... tarafından tanzim edilen 05/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-Rapor içeriğinde açıkladıkları tespitler ve dava dosyası bakımından müterafik kusur uygulanmasına karar verilmesi halinde davacının hesabında oluşan 1.664.433,95 Türk Lirası zararın kusur oranlarına göre takdirinin Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmişitir.
Mahkememizin 05/10/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Taraf vekillerinin beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdiine" karar verilmiş ve işbu doğrultuda tanzim edilen 14/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
-Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerini değiştirmeyi gerekli kılacak yeni bir belge veya bilginin dosyaya girmemiş olması hasebiyle kök rapordaki tespitler ve değerlendirmeler ile açıkladıkları hususlar gözetilerek dava dosyası bakımından mütefarik kusur uygulanmasına karar verilmesi halinde davacının hesabında oluşan 1.664.433,95-Türk Lirası zararın kusur oranlarına göre takdirinin Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi kök ve ek raporu Mahkememizce dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava; maddi tazminat davasıdır.
HMK'nun 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının, taraflar arasında akdedilen ...Çerçeve Sözleşmesi ve bağlı sözleşmeler çerçevesinde davalı nezdinde açılan deneme hesabının mevzuata uygun kullandırılıp kullandırılmadığı, deneme hesabı ve risk uygunluk testlerini yerine getirip getirmediğine yönelik iddiaları ile 11/07/2018 tarihinde yapılan işlemlerin geçersiz sayılmasına yönelik iddialarının yerinde olup olmadığı ile işbu iddiaların yerinde olması halinde hatta olmaması halinde dahi davacının davalının varsa hukuka aykırı fiilleri nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğramış ise uğradığı zararın varlığı ve miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacı taraf, davalı şirketin SPK tarafından lisanslandırılarak aracılık faaliyetleri yürüttüğünü, kendisi ile davalı şirket arasında kaldıraçlı varlık ve türev araç alım-satım işlemleri için anlaşma sağlandığını, bu anlaşmanın ardından direkt olarak kendisinin, en yüksek risk ihtiva eden piyasaya sokularak işlemlere başlanmasının sağlandığını, kendisinin, SPK'nın standardize ettiği ve yasal mevzuat ile zorunlu kıldığı deneme hesabı ve risk uygunluk testlerini tam manasıyla yerine getir(e)mediğini, ancak buna karşın kendi ad ve namına gerçek bir hesap açılarak sermaye piyasalarında işlem yapılmasının sağlandığını, bu sürecin de kaçınılmaz olarak kendisinin tüm mal varlığını kaybedip mağdur olmasıyla neticelendiğini, kendisinin zorunlu deneme hesabı şartları sağlanmaksızın işlem yapılmasının sağlandığını, 14/04/2016 tarihinden itibaren açılacak gerçek forex hesaplarının 50 işlem ve 6 iş günü çalıştırılması mecburiyetine uygun işlem yapılmayarak, kendisi için büyük miktarlara denk gelen kayıpların yaşanmasına sebep olunduğunu, kendisinin ilgili piyasa riskleri hakkında pratik anlamda bilgi edinemediğini, davalının kendisini yönlendirerek ilgili testle tamamlattığını, davalının, kendisinin test sonuçlarına göre yatırımcı profiline uygun olmayan piyasalarda işlem yapmasına müsaade ettiğini, bunun sonucunda kendisinin zarara uğradığını iddia etmiş, davalı taraf ise, davacının gerçekleştirdiği işlemler sonucu uğradığını belirttiği zarar ile gerçek dışı iddiaları arasında dahi hiçbir şekilde illiyet bağı olmamasına rağmen davalı şirketi sorumlu tutmaya çalışmasının kötü niyetli olduğundan kabul edilemeyeceğini, davacının ileri sürdüğü iddiaların da esasen tamamıyla gerçek dışı ve Mahkemeyi yanıltmaya matuf olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Öncelikle taraflar arasında kaldıraçlı varlık ve türev araç alım-satım işlemleri için anlaşma sağlandığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf ise, az yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. Bununla birlikte davalı taraf, zaman aşımı def'ini de ileri sürmüş ise de; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tarihi, davacının yaptığı ilk işlemin 11/06/2018 tarihi olması, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ve eldeki dava tarihi nazara alınarak Mahkememizce davalının zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacının yaptığı işlemlerin yasal mevzuatta düzenlenen zorunlu hususları sağladığı, davacının yatırım yapabileceği finansal ürürilerin riskleri hakkında yasal mevzuata uygun olarak riskler hakkında yeterince bilgilendirildiği, davacıya tatbik ettirilen uygunluk testinin mevzuata uygun bir şekilde düzenlenip uygulandığı, davacının, kendisine açık ve anlaşılır bir şekilde belirtilmesine rağmen kendi rızasıyla yatırımcı profilinin uygun olmayan finansal ürünlerle ilgili alım-satım işlemleri gerçekleştirmek istediğine dair elektronik ortamdaki beyanı (seçeneği tıklama), davacının zaman içinde tecrübe kazandığı (251 adet alım yönlü, 760 adet satım yönlü pozisyon açtığı, 24 adet para yatırma işlemiş gerçekleştirdiği), önce bir miktar kâr sonra zarar ettiği, Davacının zararının azaltılması için Davalı temsilcisinin olumlu yönde açıklamalarının (işlemlerinde dikkatli olması, ani karar değişiklikleri yapmaması, piyasadaki ve dünyadaki gelişmeleri takip etmesi) bulunduğu, Davacının zararını bir miktar azaltmak ve kâra geçmek için kendi iradesi ile işlem yapmaya devam ettiği, davacının işlemlerine devam ettiği dönemde kendisinin zararına işlem yapmaması ve zarar doğuracak işlemleri sonrasında bu işlemleri açmada ve kapamada dikkatli olması konularında Davalı temsilcileri tarafından uyarıldığı, Davacıya uzun açıklamalar yapıldığı, Davacının bu uyarıları ve açıklamaları dinlediği, öğrenme eğilimini ve isteğini beyan ettiği hususları nazara alındığında Mahkememizce davacının öncelikle yaptığı işlemlerin yasal mevzuatta düzenlenen zorunlu hususları sağlaması, davacının yatırım yapabileceği finansal ürürilerin riskleri hakkında yasal mevzuata uygun olarak riskler hakkında yeterince bilgilendirilmesi, davacıya tatbik ettirilen uygunluk testinin mevzuata uygun bir şekilde düzenlenip uygulanması, yine davacının alım ve satım yönlü olmak üzere toplamda 1.011 adet işlem yapması, davalı şirket temsilcileri tarafından uyarılmasına rağmen öğrenme eğilimini ve isteğini devam etmeye çalışması hususları nazara alınarak davacının beyanlarına itibar edilmemiş ve davacının üzerinde bulunan ispat külfetini yerine getiremediğinden ispat olunamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL nispi karar ve ilam harcından 170,78-TL peşin alınan harçtan mahsubuna, bakiye 256,82-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin huzurunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/02/2024
Katip
¸
Hakim
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!