WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/76 Esas
KARAR NO : 2024/132

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/01/2023
KARAR TARİHİ : 20/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'in müvekkili şirket bünyesinde 13/12/2017 tarihinden beri araçlı kıdemli güvenlik danışmanı olarak çalışmakta iken 17/01/2020 tarihi itibariyle iş akdini sona erdirerek ...'den ayrıldığını, davalının müvekkili şirkette çalıştığı sürede görevi itibariyle müşterilerin abonelik sözleşmelerine aracılık ettiğini, bu müşterilerin cep telefon numaraları T.C. Kimlik numaraları, ev ve iş adresleri, elektronik güvenlik sistemleriyle ilgili istek ve ihtiyaçları da dahil olmak üzere, ticari sır niteliğinde olan, müşterilere ait her türlü kişisel ve gizi bilgiye sahip olduğunu, bu itibarla davalının müvekkili şirketin ticari sırlarına nüfuz etmiş olduğunun izahtan vareste olduğunu, davalının rekabet yasağı sözleşmesi hükümlerine aykırı davranmasının doğan fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 39.600,00-TL cezai şart alacağın dava tarihinden itibaren işlenmiş avans faizi ile birlikte tahsiline ve yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı şirkette 13/12/2017 tarihinde satış departmanında araçlı portföy yöneticisi olarak işe başladığını, iş akdinin ise 15/01/2020 tarihinde davacı tarafından sonlandırıldığını, müvekkilinin satış ve pazarlama alanında yaklaşık 10 yıl, kamera ve alarm sistemleri ile ilgili olarak da 7 yıldır bu sektörde çalıştığını, farklı şirketlerde çalışan müvekkilinin çalışma hayatı boyunca şirket politikalarına ve iç işleyişlerine uygun olarak çalıştığını, müvekkilinin uzun zamandır güvenlik ve kamera sistemleri alanında çalışması nedeniyle kendini geliştirdiğini ve mesleki tüm yatırımını bu sektöre yaptığını, davacının pandemi sürecinde birçok çalışanı istifa etmeye zorladığını, iş sözleşmesi davacı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğinden haksız rekabet hükümlerinin uygulanmayacağını, ... 35.İş Mahkemesinin ... Esas ...Karar sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde davacı tarafın haklı feshe dayanmadığı sabit görülerek davalı lehine tazminata ve diğer talebe konu işçilik alacaklarına hükmedildiğini, dava konusu rekabet yasağı sözleşmesinin, işe başlarken değil müvekkili çalışmaya başladıktan 1 yıl sonra fesih baskısı ile imzalatıldığını, hem baskı altında imzalatılan hem de mahkemece iş akdinin haklı neden olmaksızın feshedilmesi nedeniyle haksız rekabet hükümlerine dayanılmayacağını, işçi ile işveren arasındaki menfaat dengesinin kurulması gerektiğini, rekabet yasağından söz edebilmek için işverenin korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması gerektiğini, müvekkilinin iş akdi haksız olarak feshedildiğinden müvekkilinin rekabet yasağına uyma ve sır saklama yükümlülüğünün ortadan kalktığını, rekabet yasağına aykırılıktan söz edebilmek için davacı işverenin önemli ölçüde zarara uğraması ve zararını ispat etmesi gerektiğini, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından müşteri bilgilerinin kullanılması nedeniyle zarara uğradığını gösterebilecek herhangi bir delil veyahut belge de sunulmadığını, şirkette çalışan herkesin işe satış elemanı olarak başladığı ve herkesin önceki işyerlerinde oluşturduğu müşteri portföyünü getirmekte olduğunu, prensip olarak her işçinin kendi portföyünü kendi oluşturduğunu beyanla haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmeleri ile kararlaştırılan iş akdinin feshinden sonra işçinin rekabet etmeme yasağına aykırı davranışları iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili talebine ilişkin alacak davasıdır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 446.maddesi uyarınca ceza koşulu alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 25/10/2019 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi imzalanmıştır.
Davacı taraf, işçinin iş sözleşmesiyle kararlaştırılan rekabet yasağına aykırı davrandığından bahisle kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 444/1.maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği düzenlenmiştir.
25/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğü giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesindeki düzenleme ile, (...) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere iş mahkemelerinin bakacağı hüküm altına alınmıştır. Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümü hizmet sözleşmelerine ilişkin olarak 393 ve 469.maddeler arasındaki düzenlemelerden oluşmaktadır. İşçinin rekabet yasağına ilişkin 444.madde de bu bölümde düzenlenmiştir.
İşçinin hizmet akdinin sonlanmasından sonra oluşan rekabet yasağının, haksız rekabet ve gizlilik yükümlülüklerine aykırılık nedeni ile açılan tazminat davalarına Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre ticaret mahkemelerinin bakmakla görevli olduğu kabul edilmekteydi. Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 4/1-c maddesinde Türk Borçlar Kanununun rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447 maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olarak kabul edilmiş ve TTK'nın 5/1.maddesinde de aksine hüküm bulunmadıkça, tüm ticari davaların asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiş vaziyettedir. Ancak Mahkemelerin görevi davanın açıldığı durum ve koşullara göre belirlenir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesine göre işçinin rekabet yasağının da yer aldığı TBK'nın Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine ilişkin işçi ve işveren arasındaki ilişkiden kaynaklanan davalarda iş mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. 7036 sayılı yasanın 5.maddesinin gerekçesinde yapılan değişiklikle, iş mahkemelerinin görev alanının genişletildiği ve böylece iş mahkemelerinin işçi ve işveren arasındaki tüm ihtilafları çözmekle görevlendirilerek tam bir ihtisas mahkemesi olarak kabul edildiği, bu yaklaşımla işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda istikrarlı kararların verilmesinin sağlanacağı ve uzmanlık sebebiyle kısa sürede daha güvenilir sonuçlar elde edileceği ve yargı yoluna başvuranların haklarının daha iyi korunacağı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi her ne kadar iş sözleşmesinden sonraki döneme ilişkin ise de TBK'nın 444/2.maddesinde açıkça rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğu düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağının konusunu işçinin iş ilişkisi içinde öğrendiği işverene ilişkin bilgiler oluşturmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 446.maddesinde de, rekabet yasağına aykırı davranan işçinin, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlü olduğu ve işçinin kararlaştırılmışsa cezai şarttan da sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
İşçi ile işveren arasında sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağına ilişkin bir anlaşma olmadıkça, Borçlar Kanunu'ndaki hükümler tek başına işverene talep hakkı vermez. Başka bir anlatımla, taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işveren, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabilecektir. Bu nedenle, burada borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.09.2008 tarih ve 2008/9-517 Esas 2008/566 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere Borçlar Kanununun 348.maddesinde düzenlenen rekabet yasağı asli yükümlülük doğuran bir sözleşme değildir, iş akdine bağlı olarak fer’i nitelikte bir yükümlülük doğurmaktadır. İş ilişkilerinden doğan rekabet yasağının düzenlenmesinin dayanağı iş ilişkisidir. Bu açıklamalar ve yukarıda anılan düzenlemeler karşısında rekabet yasağının işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden kaynaklandığı açıktır.
Yürürlük tarihi Türk Ticaret Kanunundan daha sonra olan ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan özel nitelikteki 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 5.maddesi uyarınca iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret mahkemesi görevli olmayıp, iş mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi 2022/1575 Esas 2023/11 Karar), açılan davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,
2-Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi karşısında kararın taraflarca süresi içinde kanun yoluna başvurmaması nedeniyle karar kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak, dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesine,
Bu suretle dosyanın akabinde ... Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine,
3-Belirtilen sürede talep olmadığı takdirde mahkememizce HMK.m.20 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair karar verileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine,
4-Yargılama, harç ve giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,
Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024

Katip

Hakim