T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/226 Esas
KARAR NO : 2024/133
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/12/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İstanbul 40.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/691 Esas 2022/209 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmekle yargılamaya devam olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine konu senet üzerindeki yazılar ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, senet üzerine çıplak gözle bakıldığında tek bir kalem ile senedin tamamının doldurulduğu ve yazıların tamamının da aynı kişi eli ürünü olduğunu hususlarının anlaşıldığını, yine imzanın da aynı renkteki kalemle atıldığını, takibe konu senette düzenleme tarihinin altında yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, beyanla davanın kabulüyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ... 28. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin iptaline, kötü niyetli olunması sebebiyle davalı taraf aleyhine takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu bonodan kaynaklı müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını, davacının itiraz süresinde borca ve imzaya itiraz etmediğini, mahkememiz nezdindeki işbu dava ile icra takibine dayanak bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile alacağı sürüncemede bırakmak istediğini, ödemeden kaçınmak isteyen davacının kötü niyetli olduğunu, bononun bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, alacağın senede dayanması halinde senede karşı senetle ispat kuralı geçerli olduğunu, bu yönde bir delil sunulmadığını beyanla zorunlu dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz davasının esastan reddi ile kötü niyetli davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan Deliller:
... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... (eski ...) Esas sayılı takip dosyası,
... 1. İl Seçim Kurulu Başkanlığı'nın belge asılları,
... tarafından hazırlanan 20/11/2023 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... (eski ...) Esas sayılı dosyasına konu, bono nedeni kambiyo senedinden kaynaklı olarak imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti ve söz konusu bono nedeniyle yapılan takibin iptali istemine ilişkindir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nın 72.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır.
Somut uyuşmazlıkta, ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... (eski ...) Esas sayılı takip dosyası ile, davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine, 28/03/2019 tarihinde, 13.500,00-TL asıl alacak, 1.074,64-TL işlemiş faiz ve 40,50-TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 14.615,14-TL'nin tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 23/10/2018 tanzim 30/10/2018 vade tarihli 13.500,00-TL'lik bono olarak gösterildiği, davacı tarafından anılan icra takibine dayanak bonoda yer alan imzanın kendisine ait olmadığından bahisle iş bu menfi tespit istemli davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Uyuşmazlık konusu olaya gelindiğinde, takip dayanağı olan23/10/2018 tanzim 30/10/2018 vade tarihli 13.500,00-TL'lik bonoda yer alan imzanın davacı tarafça inkar edildiği, mahkememizce davacının imza asılları toplandıktan sonra yapılan inceleme ile, 20/11/2023 tarihli grafoloji uzmanı raporunda, bonoda yer alan imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ispat yükü üzerinde olan davalı yan tarafından icra takibine dayanak borcun varlığının ispat edildiği, öyleyse kambiyo senedi vasfı bulunan dava konusu takibe dayanak bononun sahte olmadığı ve davacının menfi tespit talebinde haksız olduğu anlaşılmakla davanın ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4.maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde "yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez." düzenlemesi mevcut olup, Mahkememizce 30/03/2023 tarihli ara karar ile takibe dayanak bono yönünden teminat karşılığında icra veznesine girecek olan paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği ve teminatın yatırılması sebebiyle bu kararın uygulandığı görülmekle alacaklı lehine sonuçlanan eldeki davada takibe dayanak bono bedelinin %20'si tutarındaki tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Dava kambiyo senedindeki taahhüdün imza inkarı nedeniyle hükümsüzlüğüne dayalı olup, senetteki taahhüdün hükümsüzlüğü herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerdendir. Her ne kadar dosya kapsamında davacının işbu bono içeriğini zımnen ve eylemli olarak benimsediğine dair hiçbir beyanına ya da işlemine rastlanılmasa da, icra takibine konu bonoda yer alan imzanın davacının eli ürünü olduğu alınan raporla sabit olmuştur. Kambiyo senetlerinde imza mutlak ve zorunlu unsur olup, imzanın borçluya ait çıkmaması halinde kambiyo senedinden doğan sorumluluğu söz konusu olamaz. Bu nedenle, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak bonoda yer alan imzanın davacıya ait olması sebebiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle,
1-Davacının, davalı aleyhine karşı ... 28.İcra Müdürlüğü'nün ...(eski ...) Esas sayılı dosyasında takibe konulan çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için açtığı menfi tespit davasının REDDİNE,
2-Yasal koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Tedbir kararı verildiğinden, ... 28.İcra Müdürlüğü'nün... (eski...) Esas sayılı dosyasındaki takip çıkış miktarı üzerinden (14.651,14-TL) hesaplanacak %20 oranındaki 2.923,03-TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-... 28.İcra Müdürlüğü'nün ... (eski ...) Esas sayılı dosyasındaki icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir kararının 2004 sayılı İİK'nın 72/4.maddesi uyarınca kaldırılmasına,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 249,60-TL'nin mahsubu ile, bakiye 178,00-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 14.651,14-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
9-6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen ilgili tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.20/02/2024
Katip ...
Hakim ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!