T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/495 Esas
KARAR NO : 2024/121
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/07/2023
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalıların, müvekkili idare tarafından yapılan ihalelerin yüklenicileri olduğunu, ihale ile iş alan şirketlerin, işyeri devri hükümlerine göre önceki şirket işçilerini devralarak çalıştırmaya devam ettiğini, davalı şirketlerin çalıştırmış olduğu işçinin açmış olduğu dava neticesinde davacı tarafından ödenen tüm hak ve alacaklar rücuen davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini gerektiğini, yüklenici firmalar tarafından çalıştırılmış olan işçiler nedeniyle doğan ve müvekkili kurumca ödenmek zorunda kalınan toplam 47.299,66TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte sorumlulukları oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket açısından davacı tarafın taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığını ve gerçeğe aykırı olmakla birlikte davalının zamanaşımı itirazında bulunduklarını, rücu davasına konu ilamın müvekkili şirket aleyhine maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğini, rücu davasına konu ilamın verildiği dava dosyasında idarenin, rücu olanağına sahip olmadığı bir davayı tarafımıza ihbar ettiğini, söz konusu dosyada delilleri yasal usul ve esaslara uygun toplatmadığı için de davanın aleyhe sonuçlanmasına sebebiyet verildiğini, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde davacının işçilik haklarını bertaraf edip sorumluluktan kurtulmak maksadıyla muvazaalı işlemler yaptığını ve yasa gereği ödeme yapmış olduğu işçi başlangıçtan itibaren idarenin işçisi sayılarak taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama konusu olayda davacının ödeme yaptığı işçinin iş sözleşmesi ihalenin bitmesiyle sonlandığını, işçi davacıdan ihale alan diğer şirketlerde çalışmaya devam ettiğini, davacı ihbar ettiği işçi alacakları davasında kusurlu olarak bu hususta bir savunma yapmamış, yasal unsurları oluşmadığı halde ağır kusuruyla tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarını ödemeye mahkum edildiğini, bu durumda davacının ödediği tazminat ve işçi alacaklarını tarafımızdan rücu etmesine yasal olanak bulunmadığını, rücu davasında ticari avans faizi istenmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkili hakkında açılan haksız davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ödenen bedelin tamamından sorumlu olduğunun iddiası hukuka aykırı olduğunu, davacı idarenin, ilgili işçinin işçilik alacakları gerekçe göstererek müvekkili şirketten tahsilat yapmış olup tekrar dava ikame edilmesi haksız ve hatalı olduğunu, müvekkili şirketin, davacıya karşı ikame edeceği alacak davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, haksız ikame edilen işbu davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, dava dışı işçilere ödenen işçilik ücreti alacaklarının davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Yargılama esnasında taraf teşkili sağlanarak 03/10/2023 tarihli celsede ön inceleme yapılmış, ön inceleme celsesinin ... Nolu "... dosyanın 1 iş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisine tevdine, ... -Bilirkişiye dosya kapsamı da göz önünde bulundurulduğunda 2.250,00 TL ücret takdirine, eksik delil avansı olan 2.250,00 TL'yi mahkememe veznesine yatırmak üzere DAVACI vekiline işbu duruşma tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, süresi içerisinde eksik delil avansının yatırılmaması halinde işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına (ihtar edildi)" şeklindeki ara kararı ile davacı vekiline bilirkişi delili bakımından eksik delil avansının ikmali için kesin süre verilmiş olduğu, verilen kesin süreye rağmen süresi içerisinde bilirkişi delil avansının yatırılmadığı gibi bir sonraki celse olan 20/02/2024 tarihine kadar da eksik avansın yatırılmamış olduğu görülmekle davacının işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
"Delil ikamesi için avans" başlıklı 6100 Sayılı HMK'nın 324. maddesinin birinci fıkrasında; "Taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler" hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında, tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesi halinde delil ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür.
Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan "Süresinden sonra yatırılan avansın bu aşamada sonuca etkisi yoktur. Ayrıca mahkemenin alacaklıya bilirkişi incelemesi için kesin süre verdiği aşamada imza örnekleri toplanmış olup, ara kararın ikmali halinde dosyanın bilirkişiye tevdi edileceği, ara kararın ikmal edilmemesi nedeni ile bir sonraki celse olan 05.03.2020 tarihine kadar imza incelemesinin yaptırılamadığı ve yargılamanın uzamasına neden olunduğu tabidir." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda somut olayda davacı vekili tarafından süresi içerisinde delil avansının yatırılmamış olması ve duruşma sabahında eksik delil avansının yatırılmış olması sebebiyle yargılamanın uzamasına sebebiyet vermiş olduğu görülmekle işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. Maddesinin 2. Fıkrasının "(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davalılar lehine tek vekalet ücreti takdir edilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1- Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 807,76-TL harcın mahsubu ile artan 380,16-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı ...Şirketi ve davalı ...Anonim Şirketi yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Şirketi ve Davalı ...Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.200,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!