T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/256 Esas
KARAR NO : 2024/122
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/04/2021
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin desteği ...’nin, 15.04.2019 tarihindeki kazada, yaya olarak karşıya geçeceği sırada, ...'un sürücüsü olduğu, ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu vahim bir şekilde vefat ettiği, işbu kazada kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan kusur raporunda, davalı çarpan araç sürücüsü ...’un asli, müteveffanın ise tali kusurlu bulunduğunu, ancak bu kusur durumunun hatalı tespit edildiğini, çünkü müteveffanın kazada kusursuz olduğunu, kazada asli kusur davalılardan çarpan sürücüde ve tali kusurun ise tramvay sürücüsünde olduğunu, davalı sürücü, yol üzerinde bulunan trafik işaretlerine de uymamış, yaya geçidine gelmeden önceki durması gereken çizgili yerde de durmadığı dikkatsiz ve özensiz araç kullandığını, ...A.Ş ve ... Belediyesinin işleteni olduğu tramvayın tali kusuru ise, Tramvay durakta durması gereken yerde durmayıp yaya yoluna kadar 25mt daha hareket ettiği ve ancak orda yayalara çarpmamak için durduğunu, müteveffa yayanın yolunda yürürken tramvayın durmadığını görünce duramayacağını ve çarpacağını düşünerek tramvaydan kendisini korumak için koşmak mecburiyetinde kaldığını, yola bu sebeple kontrol etmeden çıktığını, yüksek Mahkeme içtihatlarına göre kazadan dolayı müvekkillerin manevi tazminat hakkı da doğduğunu, izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava sonunda hükmedilecek manevi tazminat sadece araç sürücüsü ve sahibinden alınabilecek olduğunu, dava sonunda hükmedilecek manevi tazminat aşacaklarının semeresiz kalmaması için dava konusu kazaya sebebiyet veren, ..., ..., adına kayıtlı araç ve gayrimenkullerden birisi üzerine, başkasına satış ve devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, tahkikat sonucunda müvekkillerden davacı anne ve babanın maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda, mahkeme tarafından verilecek sürede açtıkları belirsiz alacak davanın eksik harcı tamamlanmak kaydıyla, şimdilik 1000-TL ve sonrasında belirlenecek maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, araç sürücüsü, maliki ve aracın sigorta şirketi olan davalı sigorta şirketinden (sigorta şirketi açısından sigorta poliçelerinde yazılı limit ile sınırlı olmak üzere), müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacılardan baba için 60.000,00-TL, davacı anne için 60.000,00-TL ve davacı kardeşler için ayrı ayrı 25.000,00-TL, toplam 245.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihi olan 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Hesabı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olayın, 15.04.2019 tarihinde gerçekleştiği, davacıların desteği konumunda olan ...' nin yaya konumunda bulunduğu sırada ...’un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile karıştığı trafik kazası sonucu ...’nin vefat ettiğini, iş bu dava ile müvekkil ... Hesabından destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze-defin masrafı talep edildiğini, söz konusu tazminat talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğundan davanın reddi gerektiğini, dava konusu talebin, zamanaşımına uğradığını, başvuru şartı yerine getirilmediğini, derdestlik dava şartı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, cenaze defin giderine ilişkin talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile tazminat hesaplaması yapılması ihtimalinde, kabul anlamına gelmemek ile birlikte; 14.05.2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan KZMMS Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklik ile 01.06.2015 tarihinden itibaren gerçekleşen trafik kazalarına ilişkin olarak yapılacak hesaplamalarda TRH 2010 tablosunun dikkate alınması tazminat hesaplamasında, müteveffanın gelirinin destekçiler arasında paylaştırılması yapılırken, müteveffanın destek olduğu ve ileride destek olacağı tüm şahısların paylarının da dikkate alınması gerektiğini, taraflar tacir olmadığından taraflar arasında ticari bir iş de bulunmadığından ve kazaya neden olan aracın kullanım şekli ticari olmayıp "hususi" olduğundan davacı tarafın avans/ticari faiz oranı ile birlikte hesaplama yapılması talebi ve ... Hesabı bir sigorta şirketi ve tacir olmadığından, talep konusu tazminat haksız fiilden kaynaklandığından ve taraflar arasında ticari bir iş de bulunmadığından avans faizi ödenmesine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceği, açıklanan nedenlerle, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının, işbu davaya konu ettiği kazanın ... İlinde gerçekleştiğini, Ceza yargılaması dahi Kayseri ilinde devam ettiğini, hala kesinleşmediğini, konu edilen kazada ölen kişinin annesi ve babası kısaca yakınlarının ikametgahı dahi ... ili olduğu, davalıların ikametgahı ve özellikle müvekkilin ikametgahı dahi ... ili olduğunu, özetle, davaya ilişkin ne varsa ... ili sınırları içerisindeyken, davacının ikametgahı ... ilindeyken, davayı İstanbul mahkemelerinde hangi niyetle açtıklarını anlayamadıklarını, bu nedenlerle yetki konusunda itirazlarının bulunduğunu, yetkili Mahkemenin dosya kül halinde incelendiğinde tüm delillerle ölen kişinin kendisini trafiğin yoğun olduğu bir caddeye atmasından ibaret olduğunu, yine kazanın öncesinde de ölen şahsın kusuru tam olduğunu, şöyle ki; kamera kayıtlarında da inceleneceği üzere, ölen şahıs kendi kusuru ile kurallara uymayarak tramvay yolundan geçmeye çalıştığı ve yine kurallara uymaması sebebiyle kendini üzerine doğru gelen bir tramvayın önünde bulduğu ve bu durumdan kaçmak için ve yine kendi kusuru ve dikkatsizliği ile yoğun bir trafik olan caddenin ortasına koşmaya çalıştığını, davacının dava dilekçesindeki müvekkilin kaza anından önce veya sonra sürdüğü aracın hızını kabul etmediklerini, izah edilen sebeplerle öncelikle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacılar vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesi ve talep sonucunun açıklanmasına yönelik 13.12.2021 tarihli dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın maliki olduğu, zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan, diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacıların murisi ...'ye (öğrenci) yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği esnada 15.04.2019 tarihinde çarpması sonucu ...'nin vefatı sebebiyle HMK m.107 hükmü uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmak kaydıyla davacı anne ... için 450,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, baba ... için 450,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100,00 TL cenaze ve defin gideri olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, araç sürücüsü, maliki ve aracın sigorta şirketi olan davalı sigorta şirketinden ( sigorta şirketi açısından sigorta poliçelerinde yazılı limit ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsilini; Davacılardan baba için 60.000,00-TL, davacı anne için 60.000,00-TL ve davacı kardeşler için ayrı ayrı 25.000,00-TL olmak üzere toplam 245.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihi olan 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür.
Davalı ... Hesabı tarafından derdestlik itirazında bulunulması üzerine ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür. HMK'nın 114/1-I. maddesine göre, davanın görülebilmesi için aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması gerektiği, dava şartı olan bu hususun mevcut olup olmadığının HMK'nın 115/1. maddesine göre mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecekleri açıktır. Bir davanın diğer bir dava için derdest sayılabilmesi için tarafları, konusu ve dava sebebinin aynı olması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/5240 Esas, 2017/11253 Karar Sayılı, 06/07/2017 Tarihli "... Bir davada derdestliğin kabul edilebilmesi için varlığı gerekli üç koşul birlikte aranır.
Bunlar: 1- Bu davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması; 2-Davanın görülmekte ( derdest ) olması; 3- Daha önce açılmış ve görülmekte olan o dava ile ikinci davanın yani bu davanın aynı olması koşullarıdır.
Somut olayda, mahkemenin gerekçesine konu olan… 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil niteliktedir. Ancak, derdestlik yönünden kararın temyiz edilmeyerek veya temyiz aşamasından geçerek kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Burada davaların takipsiz bırakılmasını önlemek amacı güdülmüştür. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararların kesin hüküm oluşturmayacağı da yasa gereğidir.
Bu itibarla, yukarıda anılan maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında, mahkemece; yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya uygun görülmemiş, hükmün bozulmasını gerektirmiştir." şeklindeki ilamı ve güncel İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2022/555 Esas, 2023/348 Karar Sayılı, 21/02/2023 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulduğunda açılmamış sayılmasına dair verilen kararın mahkememizin işbu dosyası ile derdestlik teşkil etmeyeceği kanaatine varılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Davalılardan ... ve ... vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine itiraz edilerek yetkili mahkemenin davalıların yerleşim yeri, kazanın meydana geldiği yerin Kayseri olması sebebiyle Kayseri Mahkemelerinin yetkili olduğu beyan edilmiş olup bu kapsamda öncelikle yetki ilk itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. Maddesine göre "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemesi, aynı kanunun Haksız fiilden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen 16. Maddesinin "(1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." şeklindeki düzenlemesi ve sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen 15. maddesinin "(1) Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir." şeklindeki düzenlemesi ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110. Maddesinin "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." şeklindeki düzenlemelerinde trafik kazasından kaynaklı haksız fil mahiyetindeki sigortaya yöneltilmiş olan tazminat davalarında birden fazla yetkili mahkeme seçimlik olarak düzenlenmiş olup söz konusu düzenleme kamu düzenine ilişkin olmayıp, kesin yetki kuralı niteliğinde değildir. Bu sebeple kanunda yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin kabul edilmiş olması halinde, yetkili mahkemenin belirlenmesinde seçim hakkı davacıya ait olup, davacı kanunda öngörülen yetkili mahkemelerin birisinde davasını açabilir. Bu kapsamda davalılardan ... Hesabının adresinin yargı çevremiz içerisinde olduğu görülmekle davalıların yetki itirazının reddine karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Davalının zamanaşımına yönelik olarak itirazda bulunmuş olması sebebi ile inceleme yapıldığında TBK'nın 72. Maddesinin "(1) Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." şeklindeki düzenlemesi uyarınca meydana gelen kazada davacıların desteğinin ölmüş olması nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85. ve 66. madde hükümlerine göre ceza zamanaşımı süresi 15 yıl olup 15.04.2019 kaza tarihi ve eldeki dava tarihi göz önüne alındığında, KTK'nın 109 ve 5237 sayılı TCK'nın 85. ve 66. madde hükümlerine göre ceza zamanaşımı süresinin dolmamış olması sebebiyle davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu ... Hesabı karşılayacaktır.
Yargılama esnasında celp edilen evraklar, hasar dosyası bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle 18.01.2022 tarihinde bilirkişi ...'tan kusur raporu ve akabinde aktüerya raporu alınmış ise de yapılan kontrolde mahkememizin dosyasına rapor hazırlayan kusur bilirkişisinin raporunda ... plakalı araç sürücüsüne %100 kusur, müteveffa yayaya % 0 ( kusursuz) kusur atfında bulunmuş olduğu, kazaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan kusur raporunda ise sürücü ...'un asli, müteveffa yayanın tali kusurlu kabul edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında alınan kusur raporunda da sürücü ...'un asli, müteveffa yayanın tali kusurlu kabul edildiği, işbu hali ile raporlar arasında çelişkiler bulunduğu; davalıların mahkememizin raporuna itirazlarının bulunduğu, olayın meydana geliş şekli itibari ile ... Ulaşım A.Ş ve ... Büyükşehir Belediyesinin işleteni olduğu tramvayın durakta durması gereken yerde durmayıp yaya yoluna kadar 25 mt daha hareket etmesi sebebiyle yaya yolunda yürüyen müteveffanın tramvayın durmadığını görünce duramayacağını ve çarpacağını düşünerek tramvaydan kendisini korumak için koşmak mecburiyetinde kalarak yola kontrolsüz olarak çıkması sebebiyle yoldan geçen ... plakalı aracın çarpması neticesinde kazanın meydana geldiğinin beyan edilmesi sebebiyle çelişkilerin giderilmesi amacıyla yargılama esnasında ... Üniversitesinde uzman 3 kişilik heyetten rapor aldırılmış olup söz konusu 05.07.2023 tarihli raporda; ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'un olayda %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, Yaya ...'nin olayda %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, Kanaatine varıldığı bildirilmiş olup söz konusu rapor ceza dosyası kapsamı ile uyumlu olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Yargılama esnasında aktüerya uzmanı bilirkişisi... tarafından kök ve ek raporlar alınmış olup İTÜ heyetinden alınan son kusur raporu, güncel asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurulmak kaydıyla hesaplama yapılması için ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan 2. ek raporda özetle; Müteveffanın 18 yaşından itibaren gelir elde edeceği ve gelirinin ücret düzeyinde olacağının Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda; Progresif Rant Yöntemi- TRH 2010 yaşam tabloları - Bilinen Gelir ve Belenen Ömür yaklaşımı ile hesaplandığında; 10.11.2001/01/202422 Hesap/ Ek Rapor tarihi itibarı ile; (müteveffanın 6 ay askerlik süresi tenzili yapılarak) 15.04.2019 tarihinde destekçi davacıların müşterek oğullarının vefatı sonrasında;
Davacı müteveffanın babası ...' nin; toplam DYK zararının (4.116,09 TL) 18 yaşına kadar yetiştirme gideri tenzili ile 457.168,21 TL olduğu, davalı ... Hesabının kaza tarihi dikkate alındığında teminat limiti 360.000,00 TL sınırlı sorumluluğunun bulunduğu göz önüne alındığında davacı baba ...'nin davalılardan ... Hesabından talep edebileceği maddi zararının 153.602.51 TL olabileceği, kalan tutar 303.565.70 TL nin ise araç işleteni ve sürücüsünün müşterek ve müteselsil sorumluluğunda olduğu,
Davacı müteveffanın annesi ...' nin; toplam DYK zararının (ev hanımı olduğunun kabulü ile yetiştirme gideri tenzili yapılmadan) 614.302,30 TL olduğu, davalı ... Hesabının kaza tarihi dikkate alındığında teminat limiti 360.000,00 TL sınırlı sorumluluğunun bulunduğu göz önüne alındığında ...' nin davalılardan ... Hesabından talep edebileceği maddi zararının 206.397,49 TL olabileceği, kalan tutar 407.904,.81 TL'nin ise araç işleteni ve sürücüsünün Müşterek ve müteselsil sorumluluğunda olduğu,
Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. İşbu rapor üzerinden yapılan kontrolde bilirkişi tarafından raporun sonuç bölümünde her ne kadar müteveffanın kusursuz olduğu kabulü ile neticeten hesaplama yapıldığı yazılmış ise de hesaplama içeriğine esas tablolar incelendiğinde davalıların /75 kusurlu olduğu kabul edilen seçenek esas alınarak neticeten hesaplama yapıldığı görüldüğünden söz konusu yazımın maddi hatadan kaynaklanmakta olduğu anlaşılmış ve ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Yargılama esnasında davacılar vekili tarafından tedbiren geçici ödemeye yönelik ara karar verilmesi talebinde bulunulmuş ise de mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/312 Esas, 2022/1359 Karar Sayılı, 16/12/2022 Tarihli "... Geçici ödemeye yönelik davacının istinaf talebine gelince;
Geçici ödeme 6098 sayılı TBK'nun 76. maddesinde, 'Zarar gören iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği taktirde hakim,istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminattan mahsup edilir. Tazminata hükmedilmezse hakim davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir' şeklinde düzenlenmiştir. Geçici ödeme, haksız fiil sebebiyle meydana gelen zararın karşılanması için açılan tazminat davalarında hükmedilen ve yargılama sonucunda hükmedilecek zarara mahsuben yapılan bir ön ödemedir.
TBK'da bu maddenin gerekçesi de şu şekilde açıklanmıştır: “Bu yeni düzenlemeyle, meselâ, hiçbir sosyal güvenceden yararlanamayacak durumda bulunmakla birlikte, somut olayda uğradığı zararın giderilmesi için âcilen parasal bir desteğe ihtiyaç duyan ve tazminat yükümlüsünün, uğradığı zarardan sorumluluğunu hâkime sunduğu inandırıcı kanıtlarla ortaya koyan zarar görenlerin korunması amaçlanmıştır. ...."
Bu hükümden, geçici ödemenin 3 ön koşulunun bulunduğu ve her harükarda Mahkemenin takdirinde olduğu anlaşılmaktadır.Birincisi, zarar gören olması; ikincisi zarar görenin, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması;üçüncüsü ise ekonomik durumunun da gerektirmesidir. Bu üç koşul gerçekleşse dahi geçici ödemeye hükmedip-hükmetmemek Mahkemenin takdirindedir.
Dosyanın incelenmesinden, işbu dosyada ölen desteğin yolcu olması ve olayın mahiyetine göre kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Ancak; geçici ödeme, manevi üzüntü sebebiyle verilemez. Geçici ödeme, zarar gördüğünü iddia edenin maddi zararı halinde ve ekonomik durumunun da gerektirmesi halinde ve de Mahkemenin kanaat getirmesi halinde hükmedilebilecek bir ödeme türüdür.
Oysa ki, davacının maddi zararının olup-olmadığının ve eğer varsa acil para ihtiyacının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacıların sadece ekonomik zorluk yaşadığını ifade etmesi karşısında acil para ihtiyacına dair yeterli delil sunulmadığı gibi, geçici ödemenin bir avans oluşu, ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz olarak kabul edilmeyişi gözetildiğinde Mahkemece geçici ödeme talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Bu nedenlerle de davacılar vekilinin Dairemizden geçici ödeme talebinin bu aşamada reddine dair karar vermek gerekmiştir." şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacıların acil para ihtiyacında olduklarında dair yeterli bir delil sunulmaması sebebiyle talepleri reddedilmiştir.
Davacılar vekili tarafından 08.01.2024 tarihli dilekçe ile birlikte 2. Ek rapor doğrultusunda davacı anne ve babanın maddi tazminat taleplerine yönelik bedellerin arttırıldığı ve eksik harcın ikmal edilmiş olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde 15.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'nin vefat ettiği, vefat tarihi itibari ile öğrenci olduğu, kaza sebebiyle yapılan ceza yargılaması neticesinde taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan sürücü ... hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek neticeten 15.200,00 TL adli para cezasına hükmedilmiş olduğu, işbu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu ve kararın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2020/621 Esas, 2020/1041 Karar Sayılı 05.10.2020 tarihli ilamı ile onanmış olduğu görülmekle müteveffanın çalışmaya başlaması akabinde asgari ücret düzeyinde gelir elde ederek davacılara destek olacağı kabul edilerek işbu seçenekli hesaplama uyarınca talepte bulunabilecekleri kabul edilmiş olup ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının müzekkere cevabı uyarınca mezar yeri ücretinin 2019 yılında 150 TL olduğunun bildirilmesi ve başkaca bir bedel talep edilmediğinin bildirilmiş olması karşısında davacı baba ... tarafından başkaca masraf yapıldığına ilişkin somut delil ibraz edilmemiş olması sebebiyle dava dilekçesinde talep edilen 100,00 TL üzerinden taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacılar tarafından takdir edilecek tazminat miktarının faizinin başlangıcının kaza tarihi olması ve avans faizi uygulanması talebinde bulunulmuş ise de meydana gelen kazaya karışan aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faiz uygulanması gerektiği; ayrıca somut olayda davacı tarafça dava açılmadan önce 10.05.2019 tarihinde başvuru yapılmış olduğu, davalı tarafça davacıya herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğu, işbu hali ile KTK m.99 hükmü uyarında davalı ... Hesabı'na başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası tarihi olan 23.05.2019 tarihinde davalı ... Hesabının temerrüte düştüğü kabul edilerek işbu tarihten itibaren faiz işletilmek kaydıyla davacıların maddi tazminat talepli davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacıların manevi tazminat talepleri bakımından yapılan incelemede;
Anayasanın 5 12, 17, 20 ve 26 maddelerinde kişilik değerlerinin önemini esas alarak bunları ihlal edenlere karşı kişinin korunmasını garanti altına almıştır. Kanun koyucu manevi tazminat davası açılacak halleri MK 240/11, 25, 85 ve devamı maddeleri ile TBK 56 ve 58 maddelerinde düzenlenmiştir. TBK 56 md.si maddesi ise özel nitelikte bir hüküm olup Fiziki (maddi) kişilik değerlerinin yani yaşama hakkı ile vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan hallerde manevi zararların tazminini düzenlemiş, anılan maddenin 2.fıkrasında ,ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
TBK'nın " Manevi Tazminat" başlığını taşıyan 56. Maddesine göre " (1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
(2) Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
Haksız bir eylem yüzünden çekilen ruhsal eylem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulacağının varlığı kabul edilen olgulardır. TBK'nın 56. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasına da amaç edinmemiştir. Tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olacakacakacak kadar olmalıdır. 22/6/1966 günlü 7/7 sayılı İBK'nın gerekçesinde takdir olunacak tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça
Dosya kapsamında tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin yapılan araştırma, celp edilen ceza dosyası ve ilgili evraklar uyarınca dosyamız kapsamında aldırılan kusur raporu birlikte değerlendirildiğinde kaza ile birlikte davacıların bir kısmının çocuğu bir kısmının kardeşi ...'nin vefat etmiş olduğu, vefat tarihi itibari ile lise öğrencisi olduğu, davacıların manevi tazminat talebinin davalıyı ekonomik olarak zarar uğratmayacak, davacının da zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek şekilde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda ekonomik koşullar da göz önünde bulundurularak manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacıların fazlaya dair reddedilen faiz talepleri asıl alacağın ferisi niteliğinde olması ve dava değerini oluşturmaması sebebiyle reddedilen işbu faiz talepleri bakımından davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmeksizin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacı ...'nin davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 15.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak
457.168,21 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Hesabının 153.602,51 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalı ... Hesabı yönünden temerrüt tarihi olan 23.05.2019 tarihinden itibaren; davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ... yönünden ise kaza tarihi olan 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine,
100,00 TL cenaze ve defin gideri masrafının 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine,
60.000,00 TL manevi tazminatın 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine,
davacının fazlaya dair faiz isteminin reddine
2-Davacı ...'nin davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 15.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak
614.302,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Hesabının 206.397,49 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalı ... Hesabı yönünden temerrüt tarihi olan 23.05.2019 tarihinden itibaren; davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ... yönünden ise kaza tarihi olan 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine,
60.000,00 TL manevi tazminatın 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine,
davacının fazlaya dair faiz isteminin reddine
3-Davacı ...'nun davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 15.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'na verilmesine, davacının fazlaya dair faiz isteminin reddine
4-Davacı ...'nin davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 15.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, davacının fazlaya dair faiz isteminin reddine
5-Davacı ...'nin davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 15.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, davacının fazlaya dair faiz isteminin reddine
6-Davacı ...'in davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 15.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davacının fazlaya dair faiz isteminin reddine
7-Davacı ...'nin davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 15.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, davacının fazlaya dair faiz isteminin reddine
8-Alınması gerekli olan 89.934,93-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 840,22-TL ve ıslah harcı olarak alınan 3.657,00-TL toplamı olan 4.497,22-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 85.437,71-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... Hesabının 23.068,20 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) hazineye gelir kaydına,
9-Davacılar tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 4.565,02-TL ( başvurma, vekalet harcı, peşin harç ve ıslah harcı) davetiye, posta gideri: 334,70-TL, bilirkişi ücreti: 3.900,00-TL olmak üzere toplam: 8.799,72-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... Hesabının 2.375,93 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davacılara verilmesine,
10-Davalı ... Hesabı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına,
11-Maddi tazminat talepleri bakımından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 70.017,55-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... Hesabının 23.455,90TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davacı ...'ye verilmesine,
12-Manevi tazminat talepleri bakımından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
13-Maddi tazminat talepleri bakımından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 92.002,32-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... Hesabının 30.820,80TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davacı ...'ye verilmesine,
14-Manevi tazminat talepleri bakımından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
15-Manevi tazminat talepleri bakımından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'na verilmesine,
16-Manevi tazminat talepleri bakımından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
17-Manevi tazminat talepleri bakımından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
18-Manevi tazminat talepleri bakımından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
19-Manevi tazminat talepleri bakımından davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalı araç sürücüsü ... ve davalı araç maliki ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,
20-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.360,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... Hesabının 364,50TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) alınarak hazineye gelir kaydına,
21-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!